2026’ya yüksek ticari kredi faizi ile giriliyor
Merkez Bankası para politikasında kontrollü gevşeme adımı olarak yaklaşık bir yıllık sürdürdüğü indirimlerle politika faizini önemli oranda düşürürken, bu dönemde bankalar tüketicilere kullandırılan ihtiyaç kredisi faizlerinde bunun üzerinde; üretim kesimine açtığı ticari kredilerde ise bunun çok altında indirime gitti.
Arızi kesintilere rağmen Aralık 2024’ten bu yana süren indirimlerle politika faizinde toplam düşüş 12 puana ulaştı. Ancak bu düşüş, bankacılık sektörünün kredi fiyatlamalarına aynı ölçüde yansımadı. Mevduata verdikleri faizi, özellikle belli vadelerde politika faizindekinden de fazla düşüren bankaların, kredi faizlerindeki inişler ise segmentlere göre farklılık arz etti. İhtiyaç kredisi faizi önemli oranda düşerken, kamu bankalarının etkisiyle ortalamada zaten düşük olan taşıt ve konut kredisinin yanı sıra ticari kredi faizlerindeki düşüş de sınırlı kaldı. Bir yıllık sürecin ardından 2026’ya girerken kredi faizleri hala yüksek düzeylerde bulunuyor.
Faizde bir yıllık seyir
Ekonomiyi rasyonel zemine oturtmak hedefiyle Haziran 2023’te iş başına gelen yeni ekonomi yönetimi ilk adım olarak 23 Haziran’da politika faizini yüzde 8,5’ten yüzde 15’e çıkarmış, böylece fiilen başlayan parasal sıkılaştırma dönemi başlamıştı. Söz konusu faiz kademeli artışlarla Mart 2024’te yüzde 50’ye kadar çıkarıldı ve Aralık 2024’e kadar bu düzeyde tutuldu.
Ekonomide yavaşlama işaretleri ve sanayi ve diğer sektörlerden gelen yakınmalar üzerine Merkez Bankası aylar sonra yeniden faiz indirimi süreci başlattı. 27 Aralık 2024 itibarıyla 250 baz puanla başlanan indirim süreci, 23 Ocak ve 6 Mart’taki toplantılarda 250’şer baz puanlık indirimlerle devam etti ve politika faizi yüzde 42,50’ye kadar indirildi. Ancak 19 Mart’ta başlayan siyasilere yönelik yargı operasyonları ve nisan başında ABD’nin açıkladığı rakip ülkelere fahiş oranlar içeren sürpriz yeni gümrük tarifesinin yol açtığı belirsizlik ve türbülans üzerine indirim süreci kesintiye uğradı.
Yeniden artırıma gitmek zorunda kalan Merkez Bankası, nisanda faizi yüzde 46’ya çıkardı. İzleyen dönemde koşulların türbülansın görece yatışması üzerine Banka, 24 Temmuz, 11 Eylül, 23 Ekim ve en son 11 Aralık’taki toplantılarda yaptığı indirimlerle yüzde 38’e kadar çekti. Böylece, tepe nokta olan 26 Aralık 2025’e göre toplam indirim 1.200 baz puanı (12 puan) buldu.
Enflasyon beklentilerinin yeterince kırılamaması ve fonlama maliyetlerinin halen çift hanelerde olması, uzun vadeli kredilerde maliyet baskısını artırıyor. Ayrıca, kredi talebinde gözlenen toparlanmaya rağmen, bankalar bilançolarında risk ağırlığını düşük tutmayı tercih ediyor. Bu nedenlerle Merkez Bankası’nın politika faizindeki indirimleri, bankacılık sektörünün kredilere uyguladığı faizlere birebir yansımıyor.
En fazla düşüş ‘ihtiyaç’ta
Tüketici kredileri cephesinde, 27 Aralık’tan bu yana ortalama yıllık faiz oranında 13,25 puanla en fazla düşüş, en yaygın segment olan ihtiyaç kredilerinin faizinde. Ancak sektör ortalamasında ihtiyaç kredisi yıllık basit faizi 19 Aralık itibarıyla yüzde 56,83 ve bu düzeyi ile hem politika faizinin hem de bankaların diğer kredilere uyguladığı faizlerin çok üzerinde.
Tüketici cephesinde konut kredisinin dönem başında yüzde 40,87 olan sektör ortalaması yıllık basit faizi ise politika faizine paralel iniş çıkışlar sonrası 19 Aralık itibarıyla yüzde 37,21 düzeyinde oluştu. Dönem boyunca konut kredisi faizinde 3,66 puanlık bir düşüş yaşandı. Konut kredisi faizinde kamu bankalarının uyguladığı düşük oranlar ortalamayı aşağı çekiyor. Aynı dönemde taşıt kredilerinin ortalama yıllık basit faizi de 5,66 puan düşerek yüzde 33,24 oldu
Ticaride yüzde 51
Yaklaşık bir yıllık faiz indirimi döneminde bankaların kredi faizleri de gevşemekle birlikte politika faizine göre çok daha sınırlı oldu. Gelinen noktada, sanayi başta olmak üzere ekonominin üretim ayağına açılan ticari kredilerin yıllık ortalama faizi Merkez Bankası’nın haftalık verilerine göre 19 Aralık itibarıyla yüzde 51,11 düzeyinde. Bu oran sektördeki bankaların uyguladığı faizlerin ortalamasını gösteriyor, bunun altında ve üstünde faizle kredi kullandıran bankalar bulunuyor. Politika faizindeki indirimin 12 puana ulaştığı dönemde bankaların ticari kredilere uyguladığı ortalama yıllık faiz oranındaki düşüş 8,52 puan.
2026’nın ilk faiz toplantısı 22 Ocak’ta
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’nun (PPK) 2026 takviminde şu an 22 Ocak ve 12 Mart toplantı tarihleri biliniyor. Ancak toplantıların yıl boyunca sürmesi bekleniyor. Çeşitli yabancı banka ve piyasa beklentilerine göre 2026 sonunda politika faizinin yaklaşık yüzde 25–30 civarına düşmesi öngörülüyor.
2026’da izlenecek faiz politikası kredi faizleri, döviz kuru, hisse ve tahvil piyasaları açısından yön belirleyici olacak. Uzmanlara göre, 2026’da alınacak faiz kararlarında enflasyonun seyri temel kriter olacak. Dezenflasyon sürecine paralel indirimleri devam edeceği beklentisi genel kabul görüyor. Ancak 2026 yılı, ulusal ve küresel ekonomide ortaya çıkabilecek olası şoklar, jeopolitik risklere bağlı olarak belirsizliğin artması, savaşların büyümesi gibi olasılıkları da barındırıyor. Bu tür durumlarda faizde indirim sürecinin sekteye uğrama olasılığı bulunuyor.
Mevduatta en fazla düşüş 3 ay vadede
Mevduat faizlerinin yıl boyunca iniş çıkışlı seyir izlediği bu dönemde bankalar mevduata verdikleri faizlerde en fazla indirime 3 aya kadar olan vadede gittiler. 27 Aralık 2024-19 Aralık 2025 tarihleri karşılaştırıldığında, sektör ortalamasında mevduatın yıllık basit faiz oranı bir aya kadar vadelerde 9,22 puan düşerek yüzde 54,50’den yüzde 45,28’e, üç aya kadar vadede 13,01 puan düşüşle yüzde 59,16’dan yüzde 46,15’e, altı aya kadar vadede 4,67 puan düşüşle yüzde 48,16’dan yüzde 43, 49’a, bir yıla kadar vadede 7,21 puan düşüşle yüzde 48,39’dan yüzde 41,18’e indi. Bir yıl ve daha uzun vadelerdeki mevduatın 27 Aralık’ta yüzde 38,22 olan faizi ağustos ve eylül aylarında yüzde 25’in altına inmişken izleyen dönemdeki artırımlarla ise 19 Aralık itibarıyla yüzde 38,92 düzeyinde oluştu.

