2.5 milyar dolarlık altın rezervi için kazma vuruluyor
Dünya varlık fonları listesinde ilk 10’da yer alan Türkiye Varlık Fonu (TVF), Türkiye ekonomisinin büyüme motoru haline gelecek stratejik alanlardaki yatırımlara odaklanıyor. TVF Genel Müdürü Arda Ermut, “Hedef ülke ve bölgelerle ilişkiler kurup, bilinirliğimizi artırarak ilerleyeceğiz” dedi.
Global Sovereign Wealth Funds’ın (Global SWF) hazırladığı listeye göre, 2024 yıl sonu rakamlarına göre 360 milyar dolarlık varlık büyüklüğü ile dünyanın en büyük 10’uncu varlık fonu haline gelen Türkiye Varlık Fonu (TVF), kasasındaki nakitle hem Türkiye’de yeni yatırımlara hem de küresel arenada işbirliklerine göz dikti.
TVF Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Arda Ermut, fon bünyesinde bulunan Türkiye Maden A.Ş.’nin elindeki altın madeni ruhsatlarını Türk Altın AŞ’nin tecrübesiyle değerlendireceklerini belirterek, Balıkesir İvrindi Güneş Madeni’nde 2 bin 600 ons rezerv keşfi yapıldığını, fizibilite çalışmalarının tamamlandığını, Niğde’de sondaj çalışmaları yapıldığını belirtti.
Ermut, “Türkiye’nin en büyük altın üreticisi olan Türk Altın AŞ'yi nasıl değerlendireceğimizin yeni planlamasını yapıyoruz. Uhdemizde olan bazı madenlerimizi Türk Altın'ın tecrübesiyle değerlendireceğiz. Yeniden sıfırdan kendi şirketin üzerinden yatırım yapmak yerine Türk Altın'ın üzerinden yapacağımız bir resim düşünüyoruz” diye konuştu.
Sondaj ve jeolojik çalışmalar tamamlandı
TVF Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Arda Ermut ile CFO Mahmut Kayacık, gazetecilerle bir araya gelerek, fonun 10 yılda geldiği noktayı değerlendirdi. 2016’da kurulan Türkiye Maden’in elinde 25 ruhsatın olduğunu kaydeden Ermut, “Dört öncelikli proje sahasında toplam 300 bin metre sondaj ve jeolojik çalışmalar tamamlandı.
Onlarla ilgili yatırımımızı yapmak üzereyiz. Dört tane ön plana çıkan lisansımızdan aşağı yukarı 2.5-3 milyar dolar üzerinde bir rezerv projemiz var. Niğde ve Balıkesir’de altın, Kastamonu’da Bakır, Sivas Divriği’nde de demir keşfedildi. Balıkesir İvrindi Güneş Madeni’nde yapılan kaynak tahmini çalışmasında altın keşfedildi, buradaki çalışmaların 2026’da başlaması hedefleniyor” dedi.
Yatırımcı, ‘birlikte yapalım’ diye kapıyı çalıyor
TVF'nin son dönemdeki finansal başarısı ve borçlanma operasyonları sayesinde elinde ciddi bir nakit rezervi bulunduğunu belirten Arda Ermut, “Kasamızda ciddi nakdimiz var. Hedef ülke ve bölgelerle ilişkiler kurup, bilinirliğimizi artırarak ilerleyeceğiz” dedi. Ermut, güçlü nakit pozisyonunun, TVF'nin uluslararası arenada gelen teklifleri ve ortaklık fırsatlarını daha seçici bir şekilde değerlendirmesine olanak tanıdığını, böylece stratejik hedeflere daha uyumlu adımlar atılabileceğini de sözlerine ekledi.
Ermut, TVF’nin kuruluşundan sonra Endonezya, Birleşik Krallık, Azerbaycan, Etiyopya ve yeni karar alan ABD olmak üzere 5 ülkenin de varlık fonu kurduğunu ifade etti. Ermut, TVF'nin bilinirliğinin artmasıyla uluslararası fonlarla olan işbirliklerinin hızlandığını belirtti. Ermut, Irak Kalkınma Yolu Otoritesi, Abu Dabi Teknoloji Fonu, Singapur GIC, Kore ve İspanya Varlık Fonları ile anlaşmalar imzaladıklarını, Umman ile yeni bir anlaşmanın yolda olduğunu söyledi. Ermut, “Yatırımcılar artık TVF’nin güvenilir olduğuna kanaat getirdi. TVF’nin neresinde olabiliriz diye soruyor?” şeklinde konuştu.
Alsancak’ta stratejik yatırım planı var
“TVF’ye geçtikten sonra zarar eden bir şirketimiz yok. Biz, ilk devredildiği günkü haliyle atıl duran bir varlık fonu değiliz” diyen Ermut, , TVF'nin şirketlere sermaye desteği sağlama ve değer katma misyonunu sürdürdüğünü vurguladı. Ermut, yeni kurulan sigorta şirketlerinin kısa sürede kaydettiği başarıyı ve İslami finansman alanındaki potansiyeli şu sözlerle ifade etti: "Görev yaptığımız dönemde kurduğumuz Türkiye Katılım Sigorta ve Katılım Hayat şirketlerimiz var.
Bunlar, tekafül (İslami sigortacılık) anlayışıyla hizmet veren sigorta şirketlerimiz. Çok yeni. Fakat yeni olmasına rağmen bu da hemen ilk senesi itibariyle kâr aşamalarına gelecek. Sadece Türkiye Sigorta’nın piyasa değeri 285 milyon dolardan 2 milyar dolara çıktı. Bizim için önemli bir katma değer sağlayan sağlam bir yatırım oldu" dedi. Çaykur’un, maliyetleri kontrol altına alması, gelirleri artırması nedeniyle kara geçtiğine dikkat çekti. Ermut, İzmir Alsancak Limanı ile ilgili stratejik bir yatırım planının olduğunu açıkladı. Ermut, TVF’deki şirketlere 13 milyar dolar yatırım yaptıklarını da söyledi.
250 milyon dolarlık Teknoloji Fonu
Arda Ermut, teknoloji yatırımlarında izledikleri temkinli ve katmanlı stratejiyi açıklayarak, Türkiye TTF'nin bir "Fonların Fonu" modeliyle kurulduğunu belirtti. Ermut, "Start-up’lara şu anda doğrudan yatırımcı değiliz. İlk başta biraz 'safe side' (güvenli taraf) tabiri caizse, daha emniyetli ve kolay hızla gidebileceğiniz bir resimde ilerlemek için ilk önce biz fonlara yatırım yapan bir fon olalım dedik.. Fonun büyüklüğü 250 milyon dolar. Şuana kadar 100 milyon dolar topladık” dedi.
TVF’nin borçlanması global bir yöntem
TVF, 2024 yılından günümüze 5.3 milyar dolar tutarında kaynak sağladı. Bu tutarın 4.5 milyar doları aşkın kısmı uluslararası piyasalardan karşılandı. 1.8 milyar dolarlık kısmı ise İslami finansman kaynaklarından temin edildi. TVF son olarak Eylül ayında 1 milyar dolar tutarında Eurobond ihraç etti. İşlem 5.5 yıl ve 10 yıl vade olmak üzere iki dilimden oluştu. TVF, iki dilimli yapıda (dual tranche) 10 yıl vadeli Eurobond ihraç eden ilk Türk kurumu oldu.
TVF’nin gerçekleştirdiği sukuk ihracının, Türkiye’deki şirketler için "rol model" olduğu ve Katılım Bankaları ile Türk Telekom gibi kurumların da uluslararası piyasalara Sukuk ihracı için cesaretlendirdiği vurgulandı. Borçlanma eleştirilerine de cevap veren Arda Ermut, “Dünyanın en zengin varlık fonları bile finansman ve borçlanma yapıyor. TVF'nin borçlanma stratejisi global bir yöntem. Borçlanmalarına çok ciddi ilgi oluyor. Yatırımcılardan 14.5 kat talep görüyoruz. Eurobond ihracımıza Asyalı yatırımcılardan ciddi talep geldi” dedi.
Borsada günlük alım-satım yapmıyoruz
TVF CFO’su Mahmut Kayacık fonun Borsa İstanbul’daki rolüne ve piyasaya müdahale iddialarına açıklık getirdi. Kayacık, TVF’nin borsanın en büyük aktörlerinden biri olduğunu, günlük alım-satım işlemlerine katılmadıklarını kesin bir dille belirtti. TVF Genel Müdürü Arda Ermut da TVF'nin portföyündeki halka açık şirketler sayesinde zaten borsanın en büyük oyuncularından biri olduğunu vurguladı. Ermut, “Borsanın zaten ana hisselerimiz. Dolayısıyla sermaye piyasalarını derinleştirmesini, geliştirmesini önemli bir hedefimiz de var. Bizim halka açık sahip olduğumuz şirketlerin toplam değeri yaklaşık 25 milyar dolar da diyebiliriz. Dolayısıyla da biz zaten borsanın en önemli aktörlerinden birisiyiz" diye konuştu.
Kamu bankalarının sermaye ihtiyacı yok
Arda Ermut, Halkbank'ta TVF’nin payının yüzde 51.1'den 91,5'e, Vakıfbank'taki payın ise 75'e yakın bir orana çıkarıldığını hatırlattı. Kamu bankalarının şu anda SYR’leri incelediğindi yeni bir sermayeye ihtiyacı olmadığını dile getiren Ermut, “Şu anda bankalarımızın likiditesi ya da sermayesi müsait olduğu için, acil bir sermaye artırımı ihtiyacı görünmüyor” dedi.
Varlıkları 360 milyar $'a çıktı
Ekim 2025 itibarıyla TVF portföyünde 7 sektörden toplam 34 şirket ve 2 lisans, 46 taşınmaz bulunuyor. 2024’te toplam varlıklar 9.4 trilyon TL’den yüzde 35 artarak 12.7 trilyon TL’ye kadar (360 milyar dolar) yükseldi. Öz kaynakları 1.4 trilyon TL’den 2 trilyon TL’ye yükselen TVF, 2024’ten bu yana 5.3 milyar dolar kaynak sağladı.
TT’de yönetim kontrolü bizde, altın hisse Hazine’de
Türk Telekom ve Turkcell'in yönetiminde izledikleri stratejik yaklaşımı aktaran Ermut, 5G ve yerlileşme hedeflerini detaylandırdı. 5G ihalesi sonrası atılacak adımlarda TVF'nin rolünün, şirketlerin günlük işlerine karışmamakla birlikte, milli imkânların israfını engellemek ve yerlileşme hedefine katkı sağlamak olduğunu söyledi. Fiber altyapı yatırımları konusunda uzun süre tartışılan ortak altyapı şirketi modelinden şu an için ilerlenmediğini, ancak TVF gibi bir yapının var olduğu sürece bu çözümlerin her zaman masada kalacağını ifade etti.
Arda Ermut, Türk Telekom'un stratejik önemine vurgu yaparak, şirketin devralınma kararının isabetli olduğunu ve yapılan yatırımlar sayesinde imtiyaz uzatımıyla birlikte değerini koruduğunu belirtti. Ermut, şirketin hisse yapısına açıklık getirerek, Türk Telekom'un %61'inin TVF'ye ait olduğunu, yönetim kontrolünün kendilerinde bulunduğunu ancak kritik kararlar için gerekli olan "altın hissenin" Hazine'de kaldığını söyledi ve temettü dağıtımı durumunda bu gelirin TVF'ye ait olacağını ekledi. Ayrıca, sektörde hem Türk Telekom hem de Turkcell'in hissedarı olmaları nedeniyle rekabetçi dengeleri koruma misyonları bulunduğunu ifade etti.
Telekom’un ikinci halka arzı piyasa şartlarına bağlı
İkinci halka arz (IPO) planları hakkında ise Ermut, Türk Telekom'un hâlen fiber altyapı yatırım dönemi sebebiyle nakit çıkışı yaşadığını ve bunun halka arz için uygun bir zaman olmadığını, şirketin yatırımlarını tamamlayıp "meyveleri toplama" aşamasına geçmesinin ardından doğru zamanlama ve fiyatlamayla halka arz fırsatlarını değerlendireceklerini dile getirdi.
Ermut, “Geçtiğimiz günlerde VakıfBank’taki %1,53 hissemizi yabancı yatırımcılara satışını yaptık. Yurtdışından güzel bir fırsat çıktı ve değerlendirdik. Devletimizin menfaatleri doğrultusunda doğru zamanda fırsatları değerlendireceğiz” dedi. Arda Ermut, TVF çatısı altında halka açık olmayan stratejik şirketlerin bulunduğunu ve piyasa koşulları uygun olduğunda bu şirketlerin halka arzlarının da gündeme geleceğini anlatarak, bu halka arzların her birinin milyar dolarlık büyüklükte olacağını vurguladı.
İthalatı yüzde 50 azaltacak yatırım
TVF’nin toplantıda dağıtılan bilgi notunda rafineri ve petrokimya tarafında yapılacak yatırıma da dikkat çekildi. Organik kimyasallar ve plastik ham maddeleri alanında Türkiye’nin ortalama yıllık ithalatının yaklaşık 25 milyar dolar seviyesinde olduğuna vurgu yapıldı.
TVF’nin planladığı, İskenderun Körfezi’nde kurulması planlanan, Doğu Akdeniz Petrokimya Projesi yatırımının arazi etütlerinin tamamlandığına, yerli ve yabancı stratejik ortaklarla görüşmelerin devam ettiğine dikkat çekildi. Doğu Akdeniz Petrokimya Projesi kapsamında, yılda yaklaşık 4 milyon ton nafta ve 1.3 milyon ton LPG kullanılarak toplam 4.1 milyon ton satılabilir petrokimya ürünü üretilmesi planlanıyor. Projenin tamamlanması ile bu ürün gruplarındaki ithalatın yaklaşık yüzde 50 oranında azaltılması hedefleniyor. İnşaat süreci boyunca, projenin en yoğun döneminde yaklaşık 15 bin, proje faaliyete geçtiğinde ise doğrudan 2 bin, dolaylı 14 bin kişiye istihdam sağlanacak.
Borçlanmalarda Hazine garantisi kaldırıldı
Arda Ermut, TVF'nin borçlanma politikalarının şeffaflığına ve küresel standartlara uygunluğuna dikkat çekti. 2022'de gerçekleştirdikleri istisna sukuk ihracının, Türkiye’deki finansal piyasaları derinleştirmek adına "rol modellik"görevi gördüğünü, bu sayede Türk Telekom ve Vakıf Katılım gibi kurumların da uluslararası piyasalara ilk Sukuk ihraçlarını gerçekleştirdiklerini belirtti. Ermut, Körfez’deki likiditeyi ülkeye çekmek amacıyla 5 yıl vadeli, 600 milyon dolarlık murabaha işlemi gerçekleştirdiklerini, bunun da yeni kapılar açtığını ekledi. Ermut, “TVF'nin ilk sendikasyon kredisi yenilemesinde Hazine garantisi kaldırıldı. Eurobond ihraçlarında "Change of Control" gibi yükümlülükler bulunmuyor” dedi.
İFM’de “Tek Durak Ofis” modeli
Arda Ermut, İstanbul Finans Merkezi (İFM) projesinin TVF için önemini ve pazardaki dönüşümün Fon lehine nasıl çalıştığını açıkladı. TVF'nin atandığı dönemde gayrimenkul sektörünün sıkıntılı bir süreci atlatmak üzere olduğunu belirten Ermut, pandemi sonrası konuta olan talebin ofis projelerini konuta çevirmesiyle Anadolu Yakası'nda ofis arzı açığı oluştuğunu ve İFM'nin bir anda "tok satıcı" konumuna geldiğini ifade etti. Ermut, İFM'de günlük 15 binin üzerinde kişinin çalışmaya başladığını ve ulaşım trafiğinin gözlemlendiğini aktardı. Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi'nin yeniden yapılandırılmasıyla, İFM'ye gelecek yabancı yatırımcıların lisans ve teşvik işlemlerini kolaylaştırmak için "Tek Durak Ofis" anlayışıyla hareket edecek bir yasal düzenleme önerisi hazırladıklarını kaydeden Ermut, bunun yasalaşmasını beklediklerini söyledi.