5 nesillik Alman aile şirketinin sırrı: Seçilmiş hissedar

Yasemin SALİH
Yasemin SALİH İYİLİK FABRİKASI yasemin.salih@dunya.com

Dünyadaki her üç ameliyattan birinde cihazları kullanılan Alman Drager’in beşinci kuşak patronu Stefan Drager, geçtiğimiz günlerde İstanbul’daydı. Türkiye’ye 2007’de yerli ortakla gelen şirket, 2019’da tüm hisseleri satın alarak yüzde 100 yabancı sermaye yapısıyla yoluna devam etme kararı almış. 2021’de global cirosu 3,3 milyar Euro olan şirketin Türkiye’deki satışları 40 milyon Euro’yu aşıyor.

Stefan Drager, pandemi sürecinden sonra ilk kez Türkiye’ye geliyordu. Aslında maceracı gençlik günlerinde Türkiye’ye tatil için çok sık geldiğinin altını çizerek anlattı. Doğasına hayran olduğu bu ülkenin ticari potansiyeline de çok inanıyor. Bu nedenle yeni projeler peşinde.

Stefan Drager, 133 yıllık aile şirketinin beşinci kuşak patronu. Büyükleri ona 27 yaşındayken bu görevi kabul edip etmeyeceğini sorduğunda, “Biraz daha hayatımı yaşamak istiyorum” demiş. İki yıl sonra da patron koltuğuna oturmuş. Drager şirketinde, bu soyadı taşıyan tek hissedar olduğunu söylerken, “20 yıldır bu görevi yürütüyorum. Sorumluluklarım büyük” dedi.

Dedenin 11 çocuğu olunca karar verilmiş

Stefan Drager’e 27 yaşındayken aile büyüklerinin sorduğu sorunun arkasında, şirketin yıllar önce aldığı bir karar var. Bu karar, Drager’in 133 yıldır miras kavgası ya da bölünme yaşamadan ayakta kalmasının nedeni. Dr. Heinrich Drager’le başlayan bu süreci Stefan Drager şöyle anlatıyor: “Dedem üç evliliğinden 11 çocuk babası olunca aile büyükleri, şirketin hissedar sorunları yaşayabileceğini öngörmüş. Bu nedenle her dönemde sadece bir aile ferdinin seçilerek şirkette hissedar ve yönetici olmasına karar verilmiş. Gençler dikkatle takip ediliyor. 27-33 yaşları arasında da belirlenen gence teklif yapılıyor. Kabul ederse şirketin yöneticisi o oluyor. Bu sayede hisseler korunuyor.”

133 yıldır dünyayı uyutuyor!

1889’da Stefan Drager’in büyük büyük dedesinin Almanya’nın Lübeck kentinde başlattığı yolculuk, bugün yüzde 25’i halka açık bir şirket olarak devam ettiriliyor. O yıllarda saat ve dikiş makinesi satışı yapan dede, İngiltere’den gelen basınç düşürücü valflerdeki tasarım hatasını fark ettiğinden bu yana şirket sürekli inovasyon peşinde koşuyor. Dünyanın ilk donmayan basınç düzenleyicisi, ilk dozaj kontrollü anestezi cihazı, özellikle madencilikte devrim diye nitelendirilen taşınabilir solunum cihazı gibi birçok ilke imza atan bir şirket Drager.

Stafan Drager, “Yılda ortalama 150 patent alıyoruz” derken bu konuda hala iddialı olduklarını ortaya koyuyor. Drager’in anlattıklarına göre 1902’den bu yana bir yandan ameliyathanelerde hayati önemi olan anestezi sistemleriyle dünyayı uyutuyor, bir yandan da taşınabilir oksijen cihazlarıyla da ayıltıyorlar. Bugün 16 binden fazla çalışanı olan şirket, pandemide en yoğun dönemini yaşamış. “Son iki yıldır gece günüz çalışıyoruz. Altı yıl önce medikal fabrikamıza yatırım yaparak kapasiteyi dört katına çıkarmıştık. Anestezi cihazlarında dünya lideriyiz. Maden kurtarma üniteleri, solunum setlerinde dünya lideriyiz. Alkolmetreler satıyoruz. Ar-Ge’ye cironun yüzde 10-12’sini ayırıyoruz. 2021’de 328,6 milyon euroluk Ar-Ge yatırımı yaptık. Pandemide bu çalışmalar daha da yoğunlaştı. Entübe süreçlerinde birçok ülkenin sağlık sistemin destek verdik. Ürünlerimizi kullanıma sunduk. Türkiye’de de Avrupa Kalkınma Bankası desteğiyle 133 anestezi cihazı, 120 taşınabilir ventilatör dağıttık. 90 devlet hastanesinin kullanımına sunduk” dedi Stefan Drager.

İtfaiye ile ortak projeler için görüştü

Türkiye’de odaklanacakları iki konuya dikkat çekti Drager. Birincisi güvenlik ürünleri, diğeri de yaşlı bakım ürünleri. “Türkiye, çok başarılı olduğumuz pazarlarımızdan biri. Pandemide müthiş bir performans gösterildi. Ziyaretimin bir nedeni de teşekkür etmekti” diyen Stefan Drager’in İstanbul’daki özel görüşmelerinden biri de İtfaiye Daire Başkanlığı’na olmuş. Amacını şöyle anlattı Drager: “İstanbul’da 5 bin 500 itfaiyeci çalışıyor. Avrupa kentlerinde bu rakam ortalama 16 bin civarında. Burada potansiyel var. İstanbul’da bir test ve bakım merkezi kuruluyor. Biz de buraya destek vermek için şef ile görüştük.”

Stefan Drager’in planı, Türkiye’de bu yıl yüzde 10-15 arasında büyümek. Bir yandan da sosyal sorumluluk projeleriyle topluma katkı sağlamak istediklerini belirten Drager, bunun için şirkette bir kulüp kurulduğunun ve gönüllülerle projeler yürütüldüğünün altını çizdi.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar