28 °C
Yasemin SALİH
Yasemin SALİH İYİLİK FABRİKASI yasemin.salih@dunya.com

53.2 milyon dolarlık kredi, ‘fijital mağazacılık’ için kullanılacak

Geçtiğimiz ay uluslararası bankalardan 53.2 milyon dolarlık sendikasyon kredisi alan DeFacto, koronavirüsle birlikte tüm mağazalarında sürdürülebilir dijitalleşmeye odaklandı. Şirketin CFO’su Önder Şenol, “Fiziksel mağazaları dijital hale getirdik. Hem daha sağlıklı hem de verimli” diyor.

Her geçiş döneminde olduğu gibi insanlık, korona sonrası yeni normale alışırken de ara formüller geliştiriyor. Belki de bunlardan birinin adıdır “Fijital Mağazacılık.” Geçtiğimiz ay, 53.2 milyon dolarlık uluslararası sendikasyon kredisi temin eden hazır giyim markası DeFacto’nun gelecek planlarında iki odak noktasından biri fijital mağazacılık. Diğeri de globalleşme. Koronavirüs döneminde ekonomik sürdürülebilirlik adına yürüttüğü "Can Suyu” projesiyle dikkat çeken DeFacto’nun CFO’su Önder Şenol’la konuşurken bahsetti bu terimden. 53.2 milyon dolarlık finansman kaynağının ağırlıklı olarak kullanılacağı yerlerden birinin fijital mağazacılık yatırımları olduğunu söylediğinde, merak edip sorduk. Şöyle açıkladı anlamını: “Mağazalarımızı akıllı hale getiriyoruz. Fiziksel deneyimi, dijitalle birleştiriyoruz. Buna fijital mağazacılık deniliyor. Bu yıl 30-40 fijital mağaza açacağız.”

Tasarruf sağlayacak, deneyimi artıracak

DeFacto, yurtiçindeki 324 mağazasının yanı sıra 31 ülkedeki 500 mağazayla da yurtdışında hızlı büyüyen bir şirket. Cironun yüzde 40’ını yurtdışından temin ettiklerini belirten Önder Şenol, 20 ülkede ise sadece online satış yaptıklarının altını çiziyor. “Hedefimiz 2023’te cironun yüzde 75’ni yurtdışından yapmak. Orta ve uzun vadede hem Türkiye’de hem de yurtdışında organik ve inorganik yollarla büyüme gerçekleştireceğiz. Önümüzdeki dönemde Avrupa’ya yoğunlaşmak istiyoruz” derken, tüm pazarlara “fijital” olarak baktıklarının da altını çiziyor.

DeFacto’yu sadece bir moda şirketi değil teknoloji şirketi olarak da konumlandırdıklarını üzerine basarak söylüyor Şenol. Bugünler öngörülerek kurulan DeFacto Dijital’de 125 mühendisin perakendecilikte teknolojik çözümler geliştirdiğini ve bunların ilk ürünlerinden biri olarak ilk “akıllı mağaza” yı İstanbul Akasya AVM içerisinde açtıklarını vurgulayan Şenol, bu yıl elde ettikleri kaynaklarla diğer fiziksel mağazaların da dijitalleşmesi için yatırım yapacaklarını anlatıyor. Yeni konseptte offline ile online mağazacılığı tek bir platformda topladıklarını belirten Önder, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Müşteriler fiziksel mağaza deneyimi yaşarken dijital olarak alışveriş yapıyorlar. Fijital mağazalarda, müşterilerimiz sağlık açısından da güvende kalıyor. Akıllı ayna ile ekrandan istediği bedenin deneyimini yaşıyor. Bu bize hem verimlilik hem de kaynakların sürdürülebilirliği açısından kazanç sağladı. Müşteriler de çok memnun kaldı. Koronavirüs döneminde e-ticaretimizi yüzde 250 artırdık. Şu an 50 ülkede dijital satış kanallarında varız. Fijitalleşmeye globalde de büyüyerek devam edeceğiz.”

Hayat Güzeldir

DeFacto CFO’su Önder Şenol, fijital pazarlama hedeflerini uygularken aynı anda “fayda yaratan şirket olma ilkesini” de iş modelinin parçası olarak benimsediklerini belirtiyor. Diyor ki, “Bütün bu süreçleri yönetirken doğa, çevre ve insanı merkeze alan bir anlayışla ilerliyoruz.” Bu yaklaşımın örneklerinden biri de ‘Hayat Güzeldir’ adıyla hazırlanan özel koleksiyon. Proje kapsamında plastik atıklar ve geri dönüşümlü kumaşlar konfeksiyon üretimine hazır hale getiriliyor. Bunlar kız meslek liselerine gönderilip, hazır giyim ürünlerine dönüştürülüyor. Daha sonra DeFActo mağazalarında satışa sunuluyor. Elde edilen gelir ise KAÇUV’a bağışlanıyor. “Bir taşla 3-5 kuş vuruyoruz. Ciddi bir su tasarrufu elde ettiğimizi belirtmeliyim. Her yıl ciromuzun yüzde 5’ini bu özel koleksiyondan elde ediyoruz” diyor Önder Şenol.

HSBC: Sürdürülebilir ekonomiye katkı sağlıyoruz

DeFacto’nun kullandığı sendikasyon kredisi, HSBC’nin tek koordinatör ve düzenleyici banka olduğu anlaşma kapsamında gerçekleşti. HSBC, Emirates Islamic Bank PJSC, ICD (Islamic Corporation for the Development of the Private Sector), Sharjah Islamic Bank ve Ziraat International Bank AG tarafından sağlanan kredi görüşmeleri sürecinde DeFacto’nun finansal yapısı kadar, sosyal sorumluluk alanında yaptıklarının da sorgulandığını söylüyor Önder Şenol. HSBC Türkiye Genel Müdürü Selim Kervancı ise farklı finansman araçları ve alternatif kaynaklarla ekonomik açıdan sürdürülebilir değer yaratmaya odaklandıklarının altını çiziyor. Kervancı, “2020’de, DeFacto’ya murabaha yöntemiyle sağladığımız kaynak dâhil olmak üzere, kurumsal firmalarımıza büyük projelerinde ya da yatırım kararlarında finansman sağlanması konusunda destek olduk. Bu desteğimiz ileriye dönük olarak devam edecek. Önümüzdeki dönemde de Türkiye'nin dış ticarete dayalı büyümesinin finansmanı için üzerimize düşeni yapmayı sürdürecek; yabancı yatırımcılar ve müşteriler nezdinde Türkiye ekonomisine güven tesis ederek Türkiye’nin yatırım elçisi gibi çalışmaya devam edeceğiz.”

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap