6 ay vadeli bol sıfırlı kazanç

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Başlığı okuyunca iştahını kabartmış olabilir. Bu köşede kendimi sorgu­ladığım endişelerimi sizinle paylaşma­ya gayret ediyorum. Çünkü bunlar sade­ce bana özgü değil, hepimize ait. Mutla­ka size de oluyordur, bazen her şey çok çok kötü gidiyor ve o an düşünüp kendin­le ve sahip olduklarınla bir denge kurma­ya çalışıyorsun ve hep yenik düşüyorsun, gibi geliyor sana. Bu tereddütü yaşadığım anlarda kendimi anlamak için iki soruyu soruyorum ve genelinde içim rahatlıyor, “son gücüme kadar denedim mi” ve “yete­ri kadar sorguladım mı”.

Hayal et. Bugün sana biri gelse ve altı ay sonra hesabına, hayalini bile kurmak­ta zorlanacağın kadar çok sıfırlı bir para geçeceğini yüzde yüz garanti etse… Yarın sabah nasıl uyanırdın?

Daha erken mi kalkardın, yoksa alarmı kapatıp biraz daha mı uyurdun? Daha çok çalışır mıydın, yoksa “Nasıl olsa geliyor.” diyerek ayağını gazdan çeker miydin? Yeni şeyler öğrenmeye devam eder miy­din, yoksa zaten kazanacağını bildiğin bir oyunda çaba göstermenin gereksiz oldu­ğunu mu düşünürdün?

İnsan garip bir canlıdır. Sonucu garanti gördüğü anda mücadeleyi azaltmaya me­yillidir. Çünkü beynimiz ödüle değil, be­lirsizliğe karşı çalışır. Belirsizlik bizi ha­reket ettirir; garanti ise çoğu zaman bizi yavaşlatır.

Şimdi aynı soruyu başka bir açıdan dü­şün. Yapay zekâ hayatımıza girdiğinden beri kaç işi artık kendin yapmıyorsun? Kaç sorunun cevabını araştırmak yerine ilk gördüğün cevabı kabul ediyorsun? Kaç kez “Bunu yapay zekâ halleder.” diyerek düşünme yükünü ona bıraktın?

Sorun yapay zekânın işleri kolaylaştır­ması değil. Sorun, kolaylaşan her işin ar­dından bizim biraz daha az düşünmeye başlamamız. Çünkü düşünmek yorucu­dur. Araştırmak zaman alır. Yanılmak ce­saret ister. Denemek risklidir. Yapay zekâ ise bunların hepsini birkaç saniyede önü­müze koyuyor. Biz de fark etmeden yal­nızca cevabı tüketen, fakat soruyu üret­meyen insanlara dönüşmeye başlıyoruz.

İleri götüren cevaplar değildi

Bugün sahip olduğumuz hiçbir buluş, hiçbir şirket, hiçbir keşif ve hiçbir zen­ginlik ilk denemede ortaya çıkmadı. Bi­rileri defalarca denedi. Defalarca yanıldı. Defalarca sorguladı.

Her büyük değişim, “Ya farklıysa?” diye soran insanların eseriydi. Çünkü ilerleme­yi sağlayan şey doğru cevaplar değil, doğru sorulardır. Cevaplar bir noktada eskir; ama sorgulayan zihin sürekli yenisini üretir.

Eğer yapay zekâ bize sadece cevap verme­ye başlarsa ve biz soru sormayı bırakırsak, teknoloji gelişirken insan gerilemeye başlar.

Fırsat mı, tehdit mi?

Yapay zekâ ne bir kurtarıcı ne de bir düşman. Onu fırsata da tehdide de dönüş­türecek olan biziz. Eğer onu daha hızlı öğ­renmek, daha çok üretmek, daha cesur denemeler yapmak ve daha doğru karar­lar vermek için kullanırsak, insanlık ta­rihinin en büyük sıçramalarından birini yaşayabiliriz.

Ama düşünmeyi, araştırmayı, merak etmeyi ve sorgulamayı ona devredersek; elimizde dünyanın en güçlü teknolojisi olurken zihnimiz hiç olmadığı kadar tem­belleşebilir.

Asıl soru, yapay zekânın ne yapacağı de­ğildir; bizim yapmayı bırakacağımız şey­lerin ne olacağıdır.

Yarın sabah…

Yarın sabah uyandığında hesabında o bol sıfırlı para olabilir de olmayabilir de. Ama kesin olan bir şey var.

Bugün denemediğin hiçbir şey, yarın hayatını değiştirmeyecek.

Bugün sorgulamadığın hiçbir düşünce, yarın seni daha ileri taşımayacak.

Bu yüzden yarın sabah, hesabına değil; zihnine bak.

Bugün neyi deneyeceğim? Bugün hangi doğru sandığım şeyi sorgulayacağım?

Çünkü geleceği değiştiren insanlar, en çok kazananlar değil; en çok deneyenler ve en çok sorgulayanlardır.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 14.172,26 0,28 %
Dolar 47,8818 0,13 %
Euro 55,4009 0,47 %
Euro/Dolar 1,1570 0,36 %
Altın (GR) 6.674,97 -0,44 %
Altın (ONS) 4.376,30 0,58 %
Brent 87,2175 1,58 %