7326 sayılı Yasa’da matrah artırımı ve kaçakçılık suçları

Serbest Kürsü
Serbest Kürsü

Av. Dr. Ebubekir BAŞEL

SENATO HUKUK 

7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 5. maddesinde “Matrah ve Vergi Artırımı” başlığında mükelleflerin 2017, 2018, 2019 ve 2020 yıllarında (yıllarına ilişkin) beyan ettikleri; gelir vergisi, kurumlar vergisi, gelir ve kurumlar stopaj vergisi ve katma değer vergisi matrahlarını artırarak, belirtilen süre ve şekilde ödemeleri koşuluna bağlı olarak bu vergi türlerinden vergi incelemesine ve cezalı vergi tarhiyatına muhatap olmamaları yönünde düzenleme yapılmıştır.

Bu Kanundaki matrah artırımı hükümlerinin, 7143 sayılı Kanun’la benzer ve fakat daha eski af kanunlarında yer alan matrah artırımları düzenlemelerinden biraz farklılık taşıdığını belirtmekte fayda vardır. 7326 sayılı Kanun’da, matrah artırımı talebi vergi incelemeleri ve tarhiyat açısından mutlak bir koruma sağlamamakta, mutlak koruma için matrah artırımına göre ödenmesi gereken vergilerin kanuna uygun şekil, süre ve şartlarda ödenmesi gerekmektedir. Aksi halde matrah artırımı geçersiz olur ve ilgili yıllar vergi idaresince incelenebilir.

Matrah artırımına ilişkin düzenlemelerin kaçakçılık fillerini kapsayıp kapsamadığı ve ne gibi bir incelememe koruması sağladığı tartışma konusudur. Bu konuya açıklık getirmeden önce kaçakçılık fiillerinin neler olduğuna göz atalım.

VUK’un 359. maddesinin A fıkrasında, vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan; defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapmak, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açmak veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydetmek, defter, kayıt ve belgeleri tahrif etmek, gizlemek veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlemek, bu tür belgeleri kullanmak suç olarak kabul edilmiştir.

Benzer şekilde 359. maddenin (b) fıkrasında ise; defter, kayıt ve belgeleri yok etmek veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koymak veya hiç yaprak koymamak veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenlemek veya bu belgeleri kullanmak filleri suç oluşturmaktadır.

7143 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 9. fıkrasında, 213 sayılı Kanun’un 359’uncu maddesinin (b) fıkrasındaki “defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler” veya bu fiiller nedeniyle incelemesi devam edenler ile terör suçundan hüküm giyenler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla haklarında terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulu’nca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisaki yahut bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle adli makamlar, genel kolluk kuvvetleri veya Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı tarafından yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar kapsamında vergi incelemesi yapılması, terörün finansmanı suçu veya aklama suçu kapsamında inceleme ve araştırma yapılması talep edilenlerin matrah artırımından yararlanamayacağı ifade edilmiştir.

Buradan hareketle VUK’un 359. maddesinin A fıkrası kapsamında olanlar matrah artırımı yapabilecek B fıkrası kapsamında olanlar ile terör iltisakî nedeni ile inceleme kapsamında olanlar matrah artırımından yararlanamayacaktır. Uygulamada bu kapsamda olanlara GİB sistemi matrah artırımı izni vermemekte ve karşılarına hata ekranı çıkmaktadır.

Diğer önemli bir konu ise matrah artırımından yararlananların kaçakçılık suçu işlediklerinin tespiti halinde inceleme yapılıp yapılmayacağı, yapılacaksa haklarında vergi cezası tarhiyatı yapılıp yapılmayacağı, bu kişiler hakkında suç duyurusunda bulunup dosyalarının cumhuriyet başsavcılıklarına sevk edilip edilmeyecekleridir. Bu sorulara Kanunun 5. maddesinin son fıkrasında yanıt verilmiştir. Maddeye göre matrah artırımı hükümlerinden yararlananlar hakkında 213 sayılı Kanun’un 367’nci maddesi kapsamında yapılacak incelemeler saklıdır.  Ancak, bu incelemeler sonucunda matrah veya vergi artırımında bulunulan dönemler ve vergiler için tarhiyat yapılmaz.

Fıkranın atıf yaptığı 213 sayılı Kanun’un 367. maddesinin 1. Fıkrasın göre “Yaptıkları inceleme sırasında 359’uncu maddede yazılı suçların işlendiğini tespit eden vergi müfettişleri ve vergi müfettiş yardımcıları tarafından ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla doğrudan doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla vergi dairesi başkanlığı veya defterdarlık tarafından keyfiyetin cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesi mecburidir” 2. fıkrasında da, cumhuriyet savcısının bu suçların işlendiğini sair suretlerle öğrenmesi halinde derhal ilgili vergi dairesini haberdar ederek inceleme yapılmasını talep edeceği ifade edilmiştir.

Bu düzenlemelerden çıkan sonuç; matrah artırımından yararlananların kanundaki sürede çıkan borcu ödemeleri halinde hiçbir şekilde vergi ceza tarhiyatına muhatap olmayacakları, ancak inceleme sonucunda 359’uncu maddede yazılı kaçakçılık suçlarının (sahte fatura düzenleme, kullanma vb) varlığının tespiti halinde haklarında suç duyurusunda bulunup dosyaları cumhuriyet başsavcılıklarına sevk edilecek ve asliye ceza mahkemelerinde yargılanacaklardır. Özetle denebilir ki, matrah artırımı, mükellefleri vergi usul kanuna muhalefet suçlarından soruşturmaya engel değildir.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
CDS risk primi 23 Ekim 2021