AB, başkanına açıklık getirdi
Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in bir açıklamasında Türkiye’yi Rusya ve Çin ile bir tutması, AB’nin Türkiye konusundaki “kafa karışıklığını” bir kez daha net bir şekilde ortaya koydu…
Almanya Hıristiyan demokrat partili AB Komisyon Başkanı von der Leyen, resmi olarak “tam üyelik müzakereleri” 21 yıl önce başlayan Türkiye’yi AB’nin rakip olarak gördüğü Rusya ve Çin ile aynı kategoride görmesi sadece Türkiye’yi değil Brüksel’i de rahatsız etti.
Alman Die Zeit gazetesinin 80’ninci kuruluş yılı kutlamasında konuşan AB Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen, AB’nin genişleme politikasını desteklediğini açıkladı. AB’nin Balkan ülkeleriyle bütünleşmesini tamamlamasını gerektiğini belirten von der Leyen, “Avrupa kıtasını tamamlamayı başarmalıyız ki Rus, Türk veya Çin etkisine girmesin. Daha büyük ve jeopolitik düşünmeliyiz” dedi.
Avrupa’nın bugüne kadar Rusya’dan ucuz enerji, Çin’den ucuz iş gücü ve ABD’den güvenlik desteğine dayalı bir model izlediğini, ancak bu dönemin sona erdiğini vurgulayan von der Leyen, AB’nin kendi güvenliğini ve ekonomik gücünü yeniden inşa etmesi gerektiğini söyledi. AB’nin daha hızlı ve etkili karar alabilmesi gerektiğini belirten von der Leyen, “Kendimizi tamamen yeniden konumlandırmalıyız. Daha bağımsız olmalıyız” diye konuştu.
AB Komisyonu, AB Komisyon Başkanı von der Leyen’in bu sözlerine açıklık getirmek zorunda kaldı.
AB Komisyon Sözcüsü Paula Pinho, “Burada söylenen şudur, Türkiye, aday ülke olarak bulunduğu bölgede ek bir sorumluluğa sahiptir ve bu bölgedeki etkisini göz ardı etmiyoruz. Bu örnekte atıf Batı Balkanlar konusundaydı. Türkiye’nin AB değerleri doğrultusunda hareket etmesi beklenmektedir. Başkan’ın Türkiye’ye yaptığı atfın bağlamı buydu” açıklaması yaptı.
AB’den yapılan başka bir açıklamada da “Türkiye’nin anılması, özellikle Batı Balkanlar’daki jeopolitik ağırlığı, büyüklüğü ve hedeflerinin bir yansımasıdır. Herhangi bir ülkeyle kıyaslama amacı taşımamaktadır. Türkiye, bölgede ekonomik ve siyasi açıdan tartışmasız önemli bir ortaktır.
Bu durum bağlantısallık gündemi gibi stratejik alanlarda, Türkiye’nin bölgedeki kilit dayanak noktalarından biri olduğu Trans-Hazar Orta Koridor kapsamında ve göç yönetimi alanında uzun süredir devam eden ortaklığıyla da kendini göstermektedir. Türkiye, ayrıca önemli bir NATO müttefiki ve AB aday ülkesidir. Bu yönüyle de kilit bir muhatap konumundadır” denildi.
“Türkiye’ye ihtiyacımız var”
AB Komisyonu Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos ise, AP’de yaptığı konuşmada, AB’nin değişen bölgesel ve küresel dengeler nedeniyle Türkiye’ye ihtiyaç duyduğunu ifade etti. Türkiye’nin AB açısından yalnızca aday ülke değil, aynı zamanda stratejik bir ortak olarak görüldüğünü vurgulayan Kos, “Avrupa ve Orta Doğu’daki değişen jeopolitik gerçekler ışığında Türkiye’ye ihtiyacımız var. Daha güçlü ortaklıklar kurmak için daha cesur adımlar atmamız gerekiyor. Özellikle yakın çevremizde. Aday ülke Türkiye başta olmak üzere, Ermenistan ve Azerbaycan ile son dönemde yürüttüğüm temaslar bu şekilde anlaşılmalıdır” dedi.
Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, AB Komisyon Başkanı von der Leyen’in açıklamasına tepki gösteri. Raportör Amor, “Bu yaklaşım, güvenlik ve savunma alanlarında daha güçlü iş birliğine yönelik tekrarlanan mesajlarla tamamen tutarsızdır ve jeopolitik açıdan hatalı bir analizdir” paylaşımı yaptı.
CHP’den sert tepki
AB Komisyon Başkanı von der Leyen’in tartışmalı açıklamasına hükümet sessiz kalırken, ana muhalefet partisi CHP yüksek perdeden tepki verdi. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Üyesi Gökçe Gökçen, AKPM’de yaptığı konuşmada, “AB’nin Türkiye hakkında cahilliğine tanık olduk. Ursula von der Leyen, Türkiye’yi Rusya ve Çin ile aynı yere koyarak tehdit ilan etti. Türkiye AB’ye aday bir ülkedir. Aynı zamanda Avrupa Konseyi’nin kurucu üyesidir. Sadece bir hükümet kullanışlı diye insan hakları ihlallerine göz yuman bir AB başarısızlığa mahkumdur” diye konuştu.
Brüksel’de yeni göreve başlayan Türkiye’nin AB nezdindeki Daimi Temsilcisi Büyükelçi Yaprak Balkan’ı dün ziyarete giderken, “AB semti” Schuman Meydanı’ndan geçtim. AB Konseyi ve AB Komisyonu binalarının bulunduğu meydan yıllardır inşaat halinde, AB’nin de yıllardır “inşa” halinde olduğu gibi…