19 °C
Osman AROLAT
Osman AROLAT AROLAT'tan osman.arolat@dunya.com

AB: Daha fazla mı?/daha az mı?

AB, Korona krizini üye devletlerini güçlendirerek aşmaya çalışıyor. Ekonomik maliyetini azaltmaya yönelik kararlarını, art arda devreye alıyorlar.

“Daha Fazla Avrupa” 60 yılı aşkın AB geçmişinin sihirli sözcüğüydü. Bu sihirli sözcük Avrupa Komisyonu’nun Devlet Başkanı eşdeğeri olan Alman Başkanı U. Von der Leyen‘in de ağzından düşmeyen bir deyimdi.

Oysa Korona Krizi’nde çok farklı bir yol izlendiği görülüyor. AB 27 olan üye devletinin maliye politikalarını “serbest” yürütmesini kararlaştırıldı. Elindeki 37 milyar euroluk yapısal fonlar ulusal hükümetlerin emrine verildi. Büyük bir olasılıkla yakın zamanda bütçe açıklarını ülkenin milli geliriyle ilişkilendiren Maastricht Kararları “askıya” alınacak. Bir merkezi koronabond ihracıyla ilgili öneri, AB Komisyonu’nda –en azından şimdilik- kabul görmedi. Görünen o ki, AB Komisyonu üyesi ulusal hükümetlerine “tam serbesti” vererek korona tahribatını aşmaya çalışacak. Hatta Avrupa Merkez Bankası’nın 18 Mart‘ta 750 milyar euroluk tahvil satın alma kararı, euroyu kurtarmak gibi gözükse bile sonuçta ulus devletlerin nefes almasına yarayacak. Önceki borç krizi nedeniyle kapsam dışı tutulan Yunanistan’ın bile tahvil alım kapsamına alınması ilginç gözüküyor. Avrupa'nın ve 27 üyeli, 446 milyon nüfusu olan AB 'nın kanımca 2 noktada ders çıkarması gerekmektedir:

1- Daha büyük Avrupa daha büyük bir entegrasyonu ile eş anlamlıdır. Bunun hayata geçmesi ortak mekanizmaların kurulması ile mümkün olabilir. Korona Krizi bu mekanizmaların olmadığını belgelemiştir.

2- Ortak mekanizmaların başında “kamu sağlığı organizasyonu” gelmektedir. Tanı, aşı, maske, alkollü bez stokunu bile düşünmemiş bir Avrupa’nın yurttaşına hesap vermesi mümkün değildir.

AB Komisyonu’nun Arnavutluk ve K. Makedonya ile “tam üyelik” görüşmesi için “onay” vermesi AB geleceğinin, “Daha Fazla Avrupa” içinde aranacağını gösteriyor. Bu noktada AB’nin dokusunu yenilemesi gerekiyor. İtalya örneğinde olduğu gibi ülkelerin “yarı yolda bırakıldım” çıkışları yapmaları kaçınılmaz olacaktır.

Bugünün notu:
Korona krizini kabul etmeyen ABD ve Brezilya, nüfus sayımı yapılmasını “organizasyonu zor” gerekçesiyle erteleme kararı aldılar.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap