AB karbon piyasası yenileniyor
Biz hep Avrupa Birliği’nin (AB) dış politika ve savunma politikalarını yazıp/çiziyoruz. Oysa AB içerisinde çok farklı tartışmalar da yaşanıyor, kıran kırana hem de milyar euroluk bütçeler üzerinden…
AB Komisyonu, geçtiğimiz ay AB’nin iklim aracı karbon piyasası olan Emisyon Ticaret Sistemi’ni (ETS) yenilemeyi önerdi. ETS’nin gözden geçirilmesi, iklim hedefleri, sanayinin rekabet gücü ve enerji maliyetleri arasındaki kesişim noktasında yer alması nedeniyle AB’nin en önemli iklim politikası tartışmalarından biri.
ETS, AB’nin toplam emisyonlarının yaklaşık yüzde 40’ından sorumlu ağır sanayi sektörlerinden kaynaklanan sera gazı emisyonlarını azaltmak amacıyla kullanılan bir emisyon ticareti sistemi. Sistem kapsamında belirli sektörlerin atmosfere saldıkları karbon için ödeme yapması gerekiyor. Buna göre şirketlerin saldıkları her bir ton karbondioksit (CO2) için ETS kapsamında emisyon tahsisatı satın alması gerekiyor.
Bazı sektörlere ise ücretsiz emisyon tahsisatı veriliyor. Bu uygulama, şirketlerin daha gevşek çevre kurallarına sahip ülkelere taşınmasının, yani karbon kaçağının, önüne geçmeyi amaçlıyor. Önceki ETS uygulamasında, ücretsiz tahsisatın 2039 yılına kadar tamamen kaldırılması öngörülüyordu.
AB Komisyonu, sanayinin rekabet gücüne ilişkin endişeleri gidermek amacıyla sistemi 2039 sonrasına da uzatmayı ve sanayi sektörlerine belirli koşullara bağlı olarak ücretsiz tahsisat vermeye devam etmeyi önerdi. AB’nin Kyoto Protokolü kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmesine yardımcı olmak amacıyla 2005 yılında hayata geçirilen ETS, kapsadığı sektörlerdeki sera gazı emisyonlarını yaklaşık yüzde 50 azalttı.
AB’nin 2030 iklim hedeflerine dayanan ETS sistemi, 2021’de kabul eden Avrupa İklim Yasası kapsamında, 1990 seviyelerine kıyasla sera gazı emisyonlarının yüzde 55 azaltılmasını öngörüyor. AB ayrıca 2050 yılına kadar yasal olarak net sıfır emisyona ulaşmakla yükümlü olacak. AB bunun yanı sıra 2040 yılına kadar net sera gazı emisyonlarını yüzde 90 azaltmayı öngören bağlayıcı bir ara iklim hedefi de kabul etmişti.
ETS’nin dördüncü yasama revizyonu kapsamında AB Komisyonu, ücretsiz emisyon tahsisatı ve piyasanın işleyişi gibi temel unsurların AB’nin iklim hedefleri ile rekabet gücü arasındaki dengeyi sağlamaya devam edip etmediğini değerlendirecek.
Demir-çelik, çimento, kimya, petrol rafinerileri, kâğıt ve kâğıt hamuru, cam, seramik ve alüminyum sektörleri ETS kapsamında bulunuyor. Havacılık ve deniz taşımacılığı ise sistemin kısmen kapsamında. Avrupa Ekonomik Alanı (AEA) içindeki uçuşlarda şirketlerin neden oldukları emisyonlar için ödeme yapması gerekiyor. AB Komisyonu’nun yeni önerisine göre, Avrupa’ya 5 bin kilometreye kadar mesafedeki noktalardan gelen uluslararası uçuşlar 2029’dan itibaren CO2 emisyonları için ödeme yapmak zorunda olacak.
AB limanlarına uğrayan büyük gemiler ise 2024’ten bu yana ETS kapsamına dahil. Denizcilik şirketlerinin bildirdikleri emisyonların tamamından sorumlu hale gelmesi de kademeli olarak gerçekleşiyor.
Yeşil dönüşüme destek
ETS’nin temel amacı, sanayiyi daha az kirletmeye teşvik ederken elde edilen gelirleri de yeşil dönüşümün finansmanında kullanmak.
ETS, hayata geçirildiğinden bu yana toplam 265,7 milyar euro gelir elde edildi. Bunun büyük bölümü doğrudan AB ülkelerine aktarıldı. Gelirin bir kısmı ise temiz teknolojilere yönelik inovasyon ve enerji dönüşümünü destekleyen AB fon programlarına aktarılıyor. AB Komisyonu, üye devletlerin ETS gelirlerinin en az yüzde 50’sini yurt içi sanayinin karbonsuzlaştırılmasına ayırmasını istiyor. Karbon maliyetlerinin elektrik faturalarına yansıtılması, Rusya, Çin ve ABD karşısında zaten zayıflayan rekabet güçlerini daha da aşındırdığı biliniyor.
İtalya’nın ETS’nin tamamen kaldırılmasını açıkça istemesiyle bazı AB ülkelerinden destek buldu. Fosil yakıtlara geleneksel olarak daha bağımlı olan Avusturya, Çekya, Slovakya, Macaristan ve Polonya da yüksek karbon maliyetlerine karşı safta yer aldı. Portekiz, İspanya, Danimarka, Finlandiya ve büyük miktarda yenilenebilir enerji üreten ülkeler ise, karbonsuzlaşmaya ihtiyaç duyan sektörler için önemli gelir sağladığını vurgulayarak, AB Komisyonu nezdinde ETS’nin korunması ve iklim hedeflerinden geri adım atılmamasını istiyor.
Emisyon Ticaret Sistemi’ni (ETS) doğrudan tüketiciler tarafından satın alınmasa da yakıt tedarikçilerinin karbon maliyetinin bir kısmını benzin, dizel, doğal gaz ve kalorifer yakıtı gibi ürünlerin fiyatlarına yansıtması bekleniyor…