AB’de genişleme reformu
Avrupa Yayın Birliği (EBU) tarafından küresel haber kanalı CNN’e rakip olarak kurulan Euronews, Avrupa Birliği Komisyonu’nun “genişlemede rolünü yeniden güçlendirmek için süreci reforme etmeye hazırlandığı”nı duyurdu.
Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Antanio Costa’nın AB’nin 27 başkentinde yaptığı görüşmelerin ardından önümüzdeki ekim ayında yapılacak AB liderler zirvesinde genişleme sürecinin reformu üzerine stratejik bir tartışmaya hazırlık yapıyor. Liderler zirvesi öncesi AB Komisyonu, inisiyatifi yeniden ele almasına veya en azından tartışmanın kontrolünü bütünüyle yitirmemesine yardımcı olacak öneriler üzerinde çalışıyor.
AB Komisyon sözcüsü “Konuyla ilgili olarak çeşitli üye devletlerden katkılar gördük. Komisyon da bu alanda çalışıyor. Bu yıl ekim ayında yapılacak Avrupa Konseyi toplantısında genişleme ve reformlar üzerine yapılacak stratejik tartışmayı sabırsızlıkla bekliyoruz” diye konuştu Euronews kanalına.
Batı Balkan ülkesi Karadağ’ın AB’ye katılma sürecinde sona gelinirken, AB’de “genişleme” yeniden gündemin en üst sıralarına yükseldi. AB üyesi ülkeler, katılım sürecinin nasıl reforme edileceğine dair çeşitli fikirler içeren bir dizi pozisyon belgesi ortaya koydu.
AB’nin altı kurucu üyesinden beşi, Macaristan eski Başbakanı Viktor Orban yönetiminden çıkarılan derslere dayanarak, demokratik gerilemenin ve hukukun üstünlüğü ihlallerinin önüne geçmek için mevcut güvencelerin güçlendirilmesini önerdi. Almanya ve Fransa, aday ülkelerin tam üyeliğe ulaşmadan önce AB katılımının faydalarını daha erken hissedebilmelerini sağlayacak kademeli entegrasyon için çeşitli önerilerde bulundu. Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Ukrayna’ya güvenlik garantileri genişletmek için bir “ortak üyelik” statüsü oluşturulmasını önermişti daha önce. Almanya’nın bu önerisi, AB yürütme organının en üst siyasi düzeyinde ele alınıyor.
AB Komisyonu’nun, geçen yıl önerdiği 30 veya daha fazla üyeli bir birliğin bütçe, karar alma ve iç işleyiş açısından nasıl çalışacağını ortaya koyan genişleme öncesi politika değerlendirmelerini açıklaması bekleniyordu. Ancak Ukrayna’nın üyelik başvurusunun tabloyu önemli ölçüde karmaşıklaştırmasının ardından bu değerlendirmeler sessizce rafa kaldırıldı. Süreç, AB içindeki güç ve kaynak dağılımını doğrudan etkilediği için Avrupa başkentlerinde özellikle hassas bir konu olmaya devam ediyor.
Üyelik süreci tamamlandıktan sonra yeni üye devletlerde demokratik gerilemeyi önlemeye yönelik güvence mekanizmalarına ilişkin tartışmaların devam ettiğini belirten AB Komisyon sözcüsü, “Gelecekteki katılım antlaşmalarına hangi güvencelerin nasıl yerleştirilebileceği üzerine düşünüyoruz. Amaç, özellikle temel konularla bağlantılı olarak müzakereler sırasında verilen taahhütlerin, katılımdan sonra da korunmasını sağlamak” olduğunu ifade ediyor.
Güçlü güvenceler isteniyor
AB Komisyonu, genişleme sürecine ilişkin 2025 yıllık değerlendirme raporunda, “Gelecekteki katılım antlaşmalarının, katılım müzakerelerinde üstlenilen taahhütlerde gerilemenin önlenmesi için daha güçlü güvenceler içermesi, ayrıca yeni üye devletlerin hukukun üstünlüğü alanındaki sicillerini korumaya ve bunu geri döndürülemez hâle getirmeye devam etmeleri gerekiyor” görüşünün altını çizdi.
Güvence mekanizmalarının, adalet ve temel haklara odaklanıyor. Özellikle yargının bağımsızlığı ve etkinliği, savaş suçu davalarının ele alınma biçimi, azınlıkların korunması ve mültecilere ilişkin meseleler en sıcak gündem maddesi. AB’nin altı kurucu ülkesinden beşi, çok daha ileri gidilmesini talep ederek, olası hukuki ihlaller için AB fonlarının ve hatta kurumsal karar alma süreçlerindeki oy haklarının askıya alınması gibi hızlı yaptırımlar önerdi. Bazı AB üye ülkeleri, bu önerinin, üye devletler arasında eşitlik ilkesini zedeleme riski taşıdığını ve bu tür bir koşulluluğun katılım antlaşmasını fiilen yeniden açmak anlamına gelebileceğini savunuyor.
AB’de çeyrek asırdır süren “yeniden yapılanma” tartışmaları “genişleme süreci reformu” ile bir kez daha yeniden alevlendi…