Acil tıbbi tedavi
Sağlık Bakanlığı tarafından İstanbul, Ankara, İzmir, Adana ve Erzurum'da "kampüs" statüsünde oluşturulacak sağlık merkezlerinde, on dört ambulans helikopter ile iki ambulans uçak konuşlandırılacağı açıklandı. Uçan ambulanslar ihtiyaç halinde, hemen devreye girebilecekler. Böylece acil tıbbi müdahale gereken hastalar, uygun merkezlere vaktinde ulaştırılacaklar. İstanbul'un yoğun trafiğinde srenlerini acı acı öttürerek yol bulmaya çalışan ambulansları her gördüğümüzde, neden olmasın? dediğimiz şey artık gerçek oluyor.
Acil tıbbi müdahalede zaman çok önemlidir...
Bazı hastalık ve yaralanmalarda, dakikalar değil, saniyeler bile önemli olabiliyor. Bu tür durumlarda kişinin uygun sağlık merkezine veya sağlık personelinin hastaya vaktinde ulaşması, hayati önem taşıyor... İnsanlar acil tıbbi müdahale sistemlerinin önemini ne yazık ki böyle bir hizmete ihtiyaç duydukları zaman anlayabiliyor. Ama kimin böyle bir hizmete nerede ve ne zaman ihtiyacı olacağını önceden tespit etmek imkansız. Bazen şanslı olmakla beraber, geri dönüşü olmayan, üzücü sonuçlarla da karşılaşılabiliyor. Ülkemizde acil tıbbi müdahale hazırlıkları, genellikle il valilikleri ile Sağlık Bakanlığı'nın görevi gibi algılanır. Oysa apartman yönetimi, okul müdürleri, fabrika ve işletme yöneticilerinin de, ihtiyaç halinde kullanacakları bir acil durum planları olmalıdır. İlk bakışta bazılarına, uçuk bir fikir gibi gelebilir, ancak bu doğru değildir.
Herkesin bir sorumluluğu var...
Örnek olarak yüz kişinin çalıştığı bir fabrikayı ele alalım. Yönetmeliklere göre, bu fabrikaya haftanın belli günlerinde koruyucu sağlık hizmetlerini vermek üzere bir iş yeri hekiminin gelmesi zorunludur. Yine yönetmeliklere göre bu iş yeri hekiminin asli görevi, poliklinik yapmak değil, meslek hastalıklarını engelleyecek önlemler ile acil tıbbi tedavi hizmetlerini düzenlemekdir. Ayrıca fabrikanın bulunduğu risk grubuna göre, on ile yirmi çalışan sertifikalı ilk yardım eğitimi almış olmalıdır.
Görüldüğü gibi yürürlükte olan kanun ve yönetmelikler, iş yerlerinde acil tıbbi tedavi hizmetleri için ihtiyaç duyulan temel yapıların kurulmasını istemiştir. Artık yapılması gereken, işletmelerde bu yapıların varlığı ve işleyişinin etkin olarak denetlenmesidir. Aynı zamanda, hem işçi hem de işverenin, konuya olan duyarlılığını artıracak kampanyalar veya kurulan acil tıbbi yardım sistemini test edecek tatbikatlar yapılabilir.
Belli aralıklar ile yapılan acil durum tatbikatları, sistemin işlemesine büyük katkı sağlar. İlk başlandığı zaman haber verilerek, daha sonraları ise haber verilmeden yapılacak acil durum tatbikatları, kişileri gerçek olaylara hazırlar. Yapılan her tatbikat, kurulan sistemin aksayan bölümlerini görmemizi sağlar. En yakın hastanenin telefon numaralarının değişmiş olduğunu veya gece vardiyasında yaralanan bir işçiyi çıkartacağımız merdiven ve koridorların yeterince aydınlanmadığını fark etmemizi sağlar. Gerçek bir acil durumda panik olmamızı engeller.
Anlaşılan şu ki; acil tıbbi yardım için hepimizin yapabileceği bir şeyler var. Bir gün bu yardıma kendimizin veya sevdiğimiz insanların da ihtiyacı olabileceğini düşünerek, üstümüze düşen sorumlulukları yerine getirelim, sonradan pişmanlık yaşamayalım.