“Adamlar yapmış”

Dr. Hakan ÇINAR
Dr. Hakan ÇINAR SIRADIŞI hakan.cinar@mentorgumruk.com.tr

Uzun zamandır bir reklam filminden bu kadar etkilenmemiştim. Kadınlar Günü sebebiyle bir firma reklamında bu sloganın üzerine maskesini çıkartarak, klişe bir övgü sözü olan adamlar yapmış sözüne karşılık, adamlar mı diyen bir kadın işçiye vurgu yapılmış olması son derece etkileyici olmuş. Sanıldığının aksine üretimin kadınlar tarafından yapıldığına dikkat çekilen bu reklam filmine bayıldım. Normalde firma ismi kullanmamaya özen gösteririm, ama güzel işler yapanlardan da söz etmek gerekir. 2.217 çalışanının 1.485’i kadın olan Dardanel firmasını ve yönetimini kutluyorum. Yine aynı günlerde bir televizyon kanalında izlediğim belgeselde ise, Kütahya Porselen’in lojistik fabrikasının tüm çalışanlarının kadın olduğu anlatılıyordu. Paketlemeden yüklemeye, forklift sürücüsünden etiketlemeciye tüm işleri kadınlar yapıyormuş. Nafi Güral’ın hayali gerçekleşmiş. Kadınların daha üstün değil, erkekler ile eşit olduklarının altını çizmiş aslında her iki işveren de. Ve her işin üstesinden gelebildiklerinin.

Türkiye’de 62 milyon 525 bin kişi, 15 yaş ve üzerinde. Nüfusun 31 milyon 400 bini kadınlardan, 30 milyon 926 bini erkeklerden oluşuyor. TÜİK Haziran 2020 verilerine göre aynı nüfusun işgücünde bulunanların sayısı 30 milyon 632 bin kişi iken, 9 milyon 718 binini kadınlar, 20 milyon 914 binini ise erkekler oluşturuyor. Yani işgücüne katılım oranı açısından bakıldığında kadınlar yüzde 32, erkekler yüzde 68,2 seviyesindeler. 2019 yılına göre kadınların işgücüne katılım oranı yaklaşık yüzde 10 azalmış durumda. Diğer bir deyişle aradaki makas açılmakta. Yine verilerine göre, Türkiye’de erkekler arasında istihdam oranı yüzde 58,9 iken kadınlarda aynı oran yalnızca yüzde 26,3 olarak gerçekleşmiş. İşsizlikte de kadınların oranı erkeklerden yüksek. Erkekler kadınlara göre yüzde 31,4 daha fazla gelir elde ediyor. Bu dağılım mesleklere göre farklılıklar göstermekte. Örneğin kendi hesabına çalışan erkeklerin yıllık ortalama esas iş geliri 29 bin 116 TL iken, kendi hesabına çalışan kadınların yıllık ortalama esas iş geliri 16 bin 425 TL. Bu durumda kendi hesabına çalışan erkekler kadınlara göre yüzde 77,3 daha fazla gelir elde ediyor.

Milli Mücadele’deki en önemli kadın kahramanımız, İnebolu’daki cephanelerin Ankara’ya götürülmesinde, sırtında çocuğu ve kağnısıyla zorlu kış şartlarında canla başla görev alan Şerife Bacı, Kurtuluş Savaşı’nda cephede Mustafa Kemal Atatürk’ün yanında görev yapan sivil olduğu halde rütbe alan savaş kahramanı, İstanbul halkını ülke işgaline karşı harekete geçiren savaş yıllarındaki Anadolu Ajansı’nın kurulmasında rol alan kadın kahramanlarımızdan Halide Edip Adıvar, ilk kadın savaş muhabiri Semiha Es, ilk dünya güzeli Keriman Halis Ece, ilk Müslüman Türk kadın oyuncu Afife Jale, ilk kadın film yönetmeni ve yıldızı Cahide Sonku, ilk kadın avukatımız Süreyya Ağaoğlu, ilk kadın opera sanatçısı Semiha Berksoy, ilk kadın piyanist Ferunde Erkin, ilk kadın heykeltıraş Sabiha Bengütaş, ilk orkestra şefi İnci Özdil, ilk kadın savaş pilotu Sabiha Gökçen, ilk kadın pilotumuz Bedriye Tahir Gökmen, ilk kadın tıp doktorumuz Safiye Ali, ilk kadın emniyet müdürümüz Feriha Sanerk, ilk kadın bakan Prof. Dr. Türkan Akyol, dünyanın ilk kadın hakemi Drahşan Arda, ilk kadın gazeteci Selma Rıza, ilk kadın veteriner Sabire Aydemir, ilk kadın vali Lale Aytaman, ilk kadın rektör Prof.Dr.Ayşe Saffet Alpar. Bunlar başarıya imza atmış kadınlarımızdan sadece bazıları.

İnsan hakları temelinde kadınların siyasi ve sosyal bilincinin geliştirilmesine, ekonomik, siyasi ve sosyal başarılarının kutlanması anlamına gelen 8 Mart Dünya Kadınlar gününü ülkemizde bir nebze daha farklı yaşıyoruz. Kadınların nasıl katledilmeden hayatta kalabileceklerini tartıştığımız günümüzde, üzgünüm ben 8 Mart için kutluyoruz ifadesini kullanamıyorum. Ve bir yandan cinsiyet eşitliğinden söz ederken, diğer yandan halen kadınları nasıl koruyabiliriz diye tartışmayı da kendime yediremiyorum, kendime yakıştıramıyorum. Görülen o ki, toplumca Türk milletine yakıştırmadığımız gün ancak bu sorunun üstesinden gelebileceğiz.

Kim bilir belki de dünyaya yalnızca kadınların gözleri ile bakabilmeyi başarabilseydik, yeryüzü çok daha fazla yaşanası bir yer olurdu.

 

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Üretimi sevsek mi? 16 Nisan 2021
Dış ticaretin yönü 09 Nisan 2021
Globalizmden glokalizme 02 Nisan 2021
Suez 26 Mart 2021
Hangi ambargo daha iyi? 12 Şubat 2021