Afganistan-Pakistan gerginliği

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Rusya-Ukrayna, İsrail-Filistin derken geç­mişten bugüne gelen bir gerginlik Asya’da kendisini tekrar gösterdi. Afganistan-Pakistan arasında kısa ama etkili çatışmalar oldu. Tür­kiye ve Katar’ın arabuluculuğuyla ateşkes im­zalandı.

Bu çatışmaların kökeni 1893 yılına da­yanıyor. Rusya ve İngiltere arasında 19. yüzyıl­da yaşanan rekabet Afganistan’ı her iki güç için tampon bölge haline getirdi. Bu dönemde Afgan Emirleri için denge politikası izlemekten baş­ka bir alternatif bulunmuyordu.

Durand hattı

İkinci İngiliz-Afgan Savaşı’nın (1878-1880) ardından Afganistan ile kuzeydeki Rus ilerle­yişi karşısında önlem almaya çalışan İngilizler arasında İngiliz Hindistan’ı ile Afganistan sı­nırının belirlenmesi kararlaştırıldı. İngilizle­rin ısrarı Afganistan’ın Ruslar tarafından işgal edilmesi durumunda, Ruslar ile sınır komşusu haline gelme ihtimalinden kaynaklanıyordu.

İngiliz Hindistan’ı Hükümeti Dışişleri Baka­nı Henry Mortimer Durand’ın belirlediği 2640 km’lik sınır, 1893 yılında, İngiltere ve Afganis­tan arasında anlaşmaya döküldü ve “Durand Hattı Antlaşması” olarak literatüre geçti.

Bağımsızlık sonrası sınır krizi

“İngilizlerin çizdiği her sınırın geleceği kriz­lerle dolu olmuştur” mottosunun en iyi örnek­lerinden biri Durand Hattı’dır. Keza sınır çizi­lirken bölgeyi her zaman istikrarsızlaştırma­ya imkân tanıyacak şekilde Peştun kabilelerin bir kısmı Afganistan bir kısmı da İngiliz Hin­distan’ı tarafında bırakıldı.

Hindistan, 1947 yı­lında, bağımsızlığını kazanması ve sonrasında Hindistan ile Pakistan olarak iki ayrı ülkeye bö­lünmesi sorunun temelini oluşturuyor. Bu bö­lünmenin sonrasında Afganistan tarafı Durand Hattı’nın sınır olarak geçerliliğini yitirdiğini ileri sürdü ve tanımadığını ilan etti. Buna kar­şın Pakistan, Britanya Hindistan’ı Hükûmeti tarafından imzalanmış tüm uluslararası ant­laşmalara, taraf devlet sıfatıyla bağlı kalmakla yükümlü olduğunu iddia etti.

Afganistan Durand Hattı’nın Peştun kabile­lerini ikiye bölmüş olmasını “tarihî bir hata” olarak değerlendirmekte. Öyle ki Afganistan, bazı dönemler iki ülke arasında “bağımsız bir Peştunistan” kurulması, bazı dönemler ise Pa­kistan topraklarının bir kısmının Afganistan’a bırakılması yönündeki söylemlerde bulundu.

Tehrik-i Taliban Pakistan

İki ülke arasındaki diğer sorunun nedeni Pa­kistan’da yaşanan silahlı saldırılar. Bu saldırı­lar Afganistan’a sınırı bulunan Hayber Pahtun­hva ve Belucistan eyaletlerinde yoğun olarak görülüyor. Bu eyaletlerde Peştun ve Beluci si­lahlı gruplar güvenlik güçleri ve sivillere yöne­lik saldırılarda bulunuyor. Pakistan, 2007 yılın­da kurulan Tehrik-i Taliban Pakistan (TTP)’ın Afganistan’da mevzilendiğini ve saldırılarını buradan organize ettiğini savunuyor. Bunun­la yetinmiyor, Afganistan’ın Hindistan’ın mali desteğiyle TTP’ye barınma sağladığını da iddia ediyor. Afganistan bu iddiaları reddediyor.

ABD’nin Bagram üssü talebi

İki ülke arasındaki çatışmalar artarken ABD’nin Bagram Hava Üssü’ne geri dönüş iste­ği Trump tarafından vurgulandı. ABD-Pakistan ilişkilerinin düzeldiği bir dönemde böyle bir is­tek yalnızca Afganistan’da değil Çin ve Hindis­tan’da da rahatsızlık yarattı.

Bagram Hava Üssü Çin’in nükleer tesisleri­ne çok yakın. Bununla birlikte ABD-Pakistan yakınlaşması Afganistan’da yeni bir iç savaşa yol açarsa Çin’in Afganistan’daki önemli yatı­rımları risk altına girmiş olacak. Nitekim ABD ile yakınlaşan Pakistan’a Çin’in tepkisi aske­ri satışları durdurmak ve bazı yaptırımlar uy­gulamak oldu. Hindistan Sovyetler Birliği’nin çekilmesi sonrası Afganistan’ın Pakistan etki­sine girmesini engelleyecek her türlü stratejiyi kullanmaktan çekinmedi.

Bugün de aynı stra­teji devam ediyor. Afganistan’daki yönetimi ta­nımayan Hindistan, 9 Ekim’de Taliban hükü­metinin dışişleri bakanı Amir Han Muttaki’yi Yeni Delhi’de kırmızı halılarla karşıladı. İşin il­ginç yanı gelişmeler böyle devam ederse birbi­riyle sınır sorunu olan Hindistan ile Çin bu ko­nuda müttefik olacaklar. Görüldüğü üzere ko­nu iki ülkenin kısa süre çatışma yaşamasından ibaret değil. Çatışmanın “neden” derinliği çok fazla. Bundan sonraki süreçte TTP’nin olası ey­lemleri Afgan Talibanı’nı sorumlu kılacaktır.

ABD-Pakistan ilişkileri Sovyetler Birliği’nin Afganistan işgali sırasındakine benzer bir ya­pıya bürünürse Çin’in yanı başında yeni bir ça­tışma alanı yaratılmış olacak ve bundan karlı çıkacak tek ülke ABD olacaktır. Türkiye, bu iki ülkeyle tarihten gelen güçlü ilişkilerini kulla­narak çatışmaların önüne geçebilecek bir ko­numdadır. Bu konumu olduğunca güçlü kullan­mak gerekecek. Keza sorunun büyümesi Tür­kistan’daki Türk Cumhuriyetleri için de büyük sorunlarla karşılaşma anlamına gelecektir.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 14.132,23 0,16 %
Dolar 47,8333 0,03 %
Euro 55,1855 0,08 %
Euro/Dolar 1,1530 0,00 %
Altın (GR) 6.704,78 -1,28 %
Altın (ONS) 4.351,13 -1,30 %
Brent 85,8600 -1,60 %