Ağustos sakinliği kalıcı mı?

Orkun GÖDEK
Orkun GÖDEK Bakış Açısı

Çok uzaklara dalmaya gerek yok; sadece son 3-4 aylık dönemi oturup düşündüğümüzde global piyasalardaki haber akışı açısından ciddi bir yoğun dönemden geçtiğimizi söylemek yanlış olmaz. Fed’in temmuz FOMC toplantısının ardından az çok beklenen eksende gelişmeler söz konusu. Amerikan dolarına yönelik alınan yüklü uzun yönlü pozisyonlar kısmen çözülüyor, gelişmekte olan ülkelerin tahvillerine 9 hafta sonra ilk kez para girişi oluyor ve başta enerji kalemleri olmak üzere emtia grubu üyelerindeki fiyatların gerilemesi manşet enflasyonlar üzerindeki baskılarını “şimdilik” azaltıyor. Bu da risk algılamasının düzelmesine imkan tanıyor.

Giriş kısmında bahsettiklerimizin yanına önemli bir diğer başlığı daha eklemekten zarar gelmez; Ağustos aynın sakinliği. Malumunuz içerisinde bulunduğumuz ay içerisinde Fed’in ya da ECB’nin herhangi bir para politikası toplantısını takip etmeyeceğiz. Yani, takvimler en azından dünyanın ilk 2 numaralı merkez bankaları açısından sakin. Böylece kısmen nefes almış oluyoruz. Hikayenin diğer kısmında ise klasik yaz rehaveti diye tanımlayabileceğimiz durum mevcut. Yine Fed ve ECB’den açılan sınırlı alan ile birlikte işlem hacimleri hisse senetleri tarafında (globalde) ciddi anlamda azalmış durumda. S&P 500 endeksinde son 1 ay ortalamasına kıyasla yüzde 17, Stoxx 50’de yüzde 25 ve DAX’ta yüzde 5 düşüşler takip ediliyor. Öte yandan Asya’da NKY 225 ise yüzde 29 yukarıda. Bu ayrışmayı bölge özelindeki haber akışı ve coğrafi fiyatlama ayrışmaları üzerinden değerlendirmek en doğru olanı. Keza yerel varlıklar için de aynı senaryo geçerli. BIST 100 endeksinde hacim bilanço dönemi öncesindeki seviyelerin 2x durumunda. Özellikle Kurban Bayramı öncesindeki can sıkıcı ve yönsüz seanslar dikkate alındığında haber akışının 2Ç22 finansalları ile birlikte hızlanması ve global risk alma iştahındaki toparlanma BIST’e olumlu anlamda katkı sağlıyor. Üstelik tarihi düşük seviyelerdeki yabancı yatırımcı oranları takip edilirken. Ancak, tam da bu kısımda bizim açımızdan konuşmamız gereken birtakım durumlar geçerli olabilir. Ne gibi? Mesela, yaklaşan son çeyrek sürecine gözlerin çevrildiği bu dönemde portföylerin kısa vadeli işlemlerde konsolide edilme isteği gibi. Keza BIST 100’ün zirve değerlerdeki seyri ve finansalların açıklanmasına artık bu hafta ile birlikte son verecek olmamız haber akışı ve beklenti fiyatlaması açısından kısa vadede yön arayışı isteğini beraberinde getirebilir. Doğru sektör-şirket ile uzun vadeli portföy yönetimi düşüncesinde olan kesim içinse ciddi bir problem yok. Son bir not olarak da, hali hazırda global cephede her şeyin makroda olumlu anlamda terse döndüğü bir tablodan söz etmediğimizi de eklemek gerekiyor.

Geride kalan haftada genel olarak riskli varlıklara yönelim isteği korundu. Global hisse senetleri yüzde 3’e yakın değerlenirken, Amerikan doları yüzde 1 geriledi. EUR, GBP ve JPY gibi çaprazlarda USD karşısında değer kazanma istekleri belirirken, spekülatif pozisyonlanmaların arttığı görüldü. ABD’de açıklanan TÜFE ve ÜFE verilerinin kısa vade açısından stresin gerilemesine sağladığı katkı bahsettiğimiz tablonun oluşumunda önemli bir rol üstlendi. Tek bir farkla; küresel para politikalarındaki sıkılaşma eğiliminde ise hiçbir değişiklik olmadı. Aralarında Peru, Meksika ve Arjantin gibi üyelerinde bulunduğu toplamda 8 ülke 8-12 Ağustos döneminde kümülatifte 1450bp politika faizlerinde artışa gitti. Nedir? Varlık fiyatlamaları açısından gözlenen kısa-orta vade dağılımı/eğilimi para politikaları açısından geçerli değildir. Politika belirleyicilerin uzun vadeli düşünme ve riskleri yönetme eğilimleri devam etmektedir.

Yeni haftaya yerel varlıklar cephesinde takvim dışı Moody’s kredi notu indirimi ile başlıyoruz. Şirket derecelendirmesinde son hamle ile birlikte yatırım yapılabilir düzeyin 6 basamak gerisine gelmiş olduk. Moody’s, Türkiye değerlendirmesi açısından 13 Mart 1997’de B1 seviyesine attığı adımı 14 Aralık 2005’e dek güncellememiş, söz konusu tarihte ise Ba3 olarak belirlemişti. Son hamle ile birlikte 1 basamak düşüşle uzun vadeli notumuz B3 olarak belirlendi ki bu dikkate alınması gereken bir seviye anlamına geliyor. Gelecek dönem takvimine baktığımızda ise karşımıza 30 Eylül’de S&P, 18 Kasım’da Fitch ve 25 Kasım'da Moody's çıkıyor.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Sonbahar hazırlıkları 23 Ağustos 2022
Kısa vadede pozitif ihtimal 02 Ağustos 2022
Artan risk kaynakları 19 Temmuz 2022