22 °C
Uğur CİVELEK
Uğur CİVELEK ARKA PLAN dunyaweb@dunya.com

Akıl ve mantığımız ile alay eden istatistikler!

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan veriye göre mart ayı işsizlik oranımız yüzde 13,2 seviyesine gerilemiş! Salgına ilişkin önlemler nedeniyle yükselmesi gereken bu oran, beklenenin tam aksine gerilemiş! Açıklanan veri şubat-mart ve nisan aylarında yapılan anket çalışmaları kullanılarak hesaplanıyor. 2020 yılının dördüncü ayına ilişkin anketlerin etkisi nedeniyle, beklentiler bu rakamın yükseleceği yönünde idi. Nisan ayındaki olağandışılık nedeniyle işsizlik oranının, hem bir ay öncesine ve hem de bir yıl öncesinin aynı dönemine göre gerilememesi gerekiyordu. Bir yıl öncesine göre nüfusun arttığı, istihdamın belirgin şekilde daraldığı koşullarda işsiz sayısının azalıyor olması tuhaf bir durumdu!

Umulan ile açıklanan arasındaki fark rakamın itibarını çökertirken, buna sebep olanların olumsuz yönde parlamasına sebep oluyor! Eşanlı olarak Türkiye İstatistik Kurumu’nun üst yönetimi ve bölge müdürlüklerinde kapsamlı bir değişikliğin yaşanıyor olması, olumlu düşünmeyi olanaksızlaştırıyor!

Olduğu gibi görünmek ile olduğundan çok daha farklı imiş gibi görünmek, uzlaşması olanaksız iki farklı kişiliği temsil eder; iyi niyet gerekçeleri sonucu değiştirmez. Zira olunduğu gibi görünmek hiç kimseyi aldatmamayı, sorunları küçük iken çözmeyi ve olabildiğince adil olmayı temsil eder; diğer yaklaşım ise tam aksi yöndeki eğilimlere iflah olmaz şekilde abonedir!

Dünyanın her yerinde nisan ayına ilişkin işsizlik rakamları çok sert yükselişler sergiliyor; ülkemizde açıklanan son ilişkin veriler, aynı dönemde ülkemizde benzer bir durum yaşanmadığını iddia ediyor! Sormak gerekiyor, bu salgın ülkemizi teğet geçmiş olabilir mi? Rakamlar doğru ise, ekonominin durması ve sonradan normalleşme adına yeniden açılmasına ilişkin tonlarca haberi nereye koyacağız?

Olunduğundan farklı görünmek, kısa vadeli oy hesapları yapan siyasiler açısından hayati önem taşıyor olabilir! Fakat orta vade açısından yarattığı sonuçlar çok vahimdir ve istikrarsızlıkları fazlası ile besleyecek türdendir. Olunduğundan farklı görünmek, sorunların ağırlaşmasını hızlandırır ve kırılganlıkları yeni rekorlara taşır; Siyasi İradeye ve yönettiği devlet aygıtına yönelik güvensizliği derinleştirir, iyi olan her şey hızla tükenir! Adalet mekanizması çalışamaz hale gelir! Bu olumsuzluklardan beslenenlerin itibarı da sıfırlanmaya koşar, bazı tasarımlar ile erken seçime ilişkin söylemleri ciddiye alınmaz!

Devlet ve kurumları, milletten yana olmak durumundadır. Hiç kimse millete ilişkin gerçekleri olduğundan farklı gösterememeli ve milletin geleceğini karartacak şekilde sorunların ağırlaşmasına yol verememelidir. Aşırılık sınırlarını zorlayan siyasallaşma nedeniyle, devlet milletten uzaklaşmaya ve bu durumu gizlemek üzere olduğundan farklı görünmeye yoğunlaşmışsa anormalleşmenin hızlanması kaçınılmazdır! Son on yılın deneyimleri ortadadır; sebep sonuç ilişkilerini daha farklı kurgulamak pek bir şeyi değiştirememiştir.

En azından son iki yıl içinde yaşanan gelişmelere bir bakalım ve olduğumuzdan farklı görünmeye çalışmanın bazı sonuçlarını hatırlayalım! Büyümeyi olduğundan daha yüksek ve enflasyon ile işsizliği olduğundan düşük göstermek için her yolu zorladık! Kıt kaynakları tüketerek günü kurtarma pahasına güven bunalımını derinleştirdik; çaresizlikler çeşitlenerek arttı, sorunlar ağırlaştı ve günü kurtarmak artık çok zorlaştı! Yaşanmışlıklardan ders alamayanlar, rakamlar ile daha fazla oynayarak kötüye gidişi yavaşlatabileceğini sanarak, aldanıyor veya daha büyük riskler alarak herkesi aldatmayı bir kez daha denemek zorunda kalıyor!

İçinde bulunduğumuz koşullarda devlet kurumlarının, Cumhurbaşkanlığı sistemi gerekçesi ile hızla siyasallaşması sıkıntı yaratıyor! Milletin sorunlarına yönelik hassasiyetler azalıyor ve İstatistik Kurumundaki siyasallaşma yüzünden gelir ve servet dağılımının çok tehlikeli olabilecek şekilde bozulması kimsenin umurunda olamıyor! Bu son saydığımız tehlikeye bağlı korkuların küresel düzeyde yarattığı basiretsizlikler, çok uzun süredir belirleyici oluyor ve felakete dönüşmek üzere! Uzunca bir süredir günü kurtarmak adına sorunların ağırlaşmasına yol vermek, böyle devam edebilme şansını hızla yok etmek ile eş anlamlıdır!

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap