Alçak gönüllü ol
Mevlana'nın 7 öğüdünden biri: Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol.
Charalambos A. Vlachoutsicos'un Harvard Business Review Dergisi'ndeki yöneticilere tavsiyelerini anlattığı makalesini okuyunca bizim Mevlana'nın öğüdü aklıma geldi. Vlatchoutsicos, aslında yöneticilerin başarısının, ekibinin çeşitli alanlardaki uzmanlığından ileri geldiğini yazmış. Pazarlama kabiliyeti hayli gelişmiş olan Ahmet, hesap kitaptan iyi anlayan Ayşe, sosyal medyayı hatmetmiş Ali, yerel bilgiye sahip Nesrin, yöneticilerin hayatını kurtarmaz mı? Birçok firmada ve ülkede alt üst ilişkileri terk edilmiş olmasına rağmen geleneksel yönetim modelleri halen birçok firmada geçerli. Otoriter bir yöneticinin ekibinin üyeleri hiçbir zaman birbiri ile sağlıklı bir iş paylaşımı, iletişimi ve etkileşimi içinde değillerdir ve olmayacaklardır. Herkes kendine üstünlük sağlayan niteliklerini cimri bir şekilde ve çok gerektiğinde kullanır. Aslında yöneticiler kendilerini problem çözücü değil, probemlerin çözülmesini hızlandıran katalizör olarak görmeliler, zira el elden üstündür ve sizin düşünemediğinizi ekibinizden biri çoktan düşünmüştür bile.
Charalambos'tan Altın Tavsiyeler
30 yıl kadar çeşitli şirketlerde çalışıp, danışmanlık yapmış olan Charalambos, deneyimleri sonucu yöneticilere 6 tavsiye oluşturmuş. Birincisi mütevazi olmak. İşte bana Mevlana'yı hatırlatan tavsiye. Toplantılarda ekip üyelerine durmadan kendi tecrübe, gözlem ve problem çözme şekillerini anlatan yöneticilerin ekibi tarafından pozitif karşılanmadığını belirten Charalambos, yöneticinin sadece başarılarını değil hatalarını da anlatması, ekip üyelerinin de konuşmasına ve önerilerde bulunmasını izin vermesi gerektiğini vurguluyor. İkincisi dinlemek ve dinlediğini ekibe hissettimek. Çoğumuzun toplantılarda dikkati dağılır ve dinler gibi yaparız. İşte ekibi veya iş ortaklarımızı toplantılarda harekete geçiren sihirli davranışlardan biri de ekip üyelerini çok iyi dinlemek, not almak ve dinlediğimizi de karşı tarafa ispatlamak. Sahici olduğunuz zaman ikna etmek istediğiniz insana daha çabuk ulaşıyorsunuz. Üçüncü tavsiye ise her toplantının mutabakatla sonuçlanması için üstün çaba harcamamak. Bazen oy ve fikir birliği olmaması da daha hayırlı işlere vesile olabiliyor. Sizi krizlerden, kötü sonuçlardan kurtarıyor. Ekibin tartışmasına izin vermek gerekli. Dördüncü tavsiye toplantı gündemine odaklanmak ve saatler süren toplantılar yapmamak. Gündemi önceden belirlemek ve hatta ekip üyelerine göndermek çok önemli. Saatlerce süren tartışmalardan, önerilerden kaçmak için. Beşinci tavsiye her şeyi bileni oynamamak. Yönetici ekibini tartıştırmalı, öneriler vermesine izin vermeli, soruların yanıtlarını almalı, herşeyi bileni oynamamalı. Sorunları çözülmesinde katalizör görevini ifa etmeli. Son tavsiye de yöneticilerin her toplantıdan muhakkak bir kararla çıkması konusundaki saplantısına son vermesi. En kötü karar iyi karardır sözü gerçekten geçmişte kaldı. Bazen kararsızlık çok büyük başarıları da getirir.
Ben hayatını çalışmaya adamış ve bu deneyimlerden dersler, tavsiyeler çıkarmış profesyonellere hep kulak veririm, okurum ve öğrendiklerimi uyugulamaya çalışırım. Bu makaleden de çok şey öğrendim. Ya siz?