Alternatif ticaret ve finans yolları geliştiren Rusya, yaptırımlara rağmen ekonomik olarak ayakta kaldı

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Rusya, 2022 yılının Şubat’ında, Ukrayna’ya saldırdığında Kırım’ı ilhakı nedeniyle 2014 yılından beri Batı tarafından uygulanan ekonomik yaptırımlar daha da arttı ve Rusya, neredeyse dünya ekonomik sistemi içerisinden aforoz edildi.

G7 ülkeleri ve AB, Rusya’yı geri çekilmeye zorlamak amacıyla dünyadaki 300 milyar dolarlık Rus varlığını dondurmakla kalmadı, Rusya’yı Dünya Bankalararası Finansal Telekomünikasyon Birliği (SWIFT) sisteminden çıkararak ve döviz rezervlerine erişimini engelleyerek Batı finans piyasalarına erişimini durdurdu, Batılı dev şirketleri ülkeyi terk etmeye zorladı, ileri teknoloji ürünlerinin ihracatını yasakladı ve petrol ihracatını engellemeye yönelik politikalar uyguladı.

Bu yaptırımların amacı Rus ekonomisini izole edip, savaşma gücünü kırarak diplomasi masasına oturtmaktı. Nitekim savaşın ilk döneminde yapılan yorumlar Rusya’nın bu büyüklükteki ekonomik yaptırımlara nasıl dayanacağına odaklanmıştı. Yorumlar çoğunlukla Rusya’nın birkaç ay içerisinde ciddi finansal krizlere sürükleneceği üzerineydi. Açıkçası ben de Rusya için bunun sürdürülemeyeceğini sıklıkla ifade etmiştim.

Batıyla özellikle ABD’yle karşı karşıya gelen her ülke ekonomisi tepe taklak olurken askeri harcamaları aşırı artan Rusya, bu yaptırımlara karşı nasıl ayakta duruyor? Bu ayakta duruşu sadece doğalgaz ya da petrolün varlığıyla açıklayabilir miyiz? Bu hafta bu konu takıldı aklımıza.

Rusya ekonomisi beklenmedik bir dayanıklılık gösterdi

Önce rakamlara bakmakta yarar var. Dünya Bankası›nın resmi verilerine göre, Rusya'nın Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) 2024 yılında 2.173,84 milyar dolar olarak gerçekleşti. Rusya'nın GSYİH değeri, dünya ekonomisinin yüzde 2,05’ini temsil ediyor. GSYİH’de 2022 ile kıyaslandığında 2024’de rakamın yüzde 6 artığı görülmekte. (Tablo 1) (Tablo 2)

Dünya Bankası, Rusya’da satın alma gücü paritesine göre kişi başına düşen GSYİH’yı 2024 yılında 41.704 dolar olarak açıkladı. Türkiye için bu rakam 40.253 dolar olurken AB ortalaması 62.660 dolar. Savaşta olan ve büyük yaptırımlara maruz kalan bir ülkede halkın alım gücünde büyük değişiklik olmamış gibi.

Rusya Federal Devlet İstatistik Servisi’ne göre Rusya’da çekirdek tüketici fiyatları, Nisan 2022’de yüzde 20,37 artışla tüm zamanların en yüksek seviyesine çıkmıştı. Bu rakam Haziran 2025’de yüzde 9,55 seviyesinde. Küresel enflasyon oranının 2024 yılı için 5,9 olduğu düşünüldüğünde, savaştaki Rusya’nın enflasyon rakamlarının çok yüksek olmadığı sonucuna varılabilir. (Tablo 3)

Rusya Federal Devlet İstatistik Servisi Rusya’daki işsizlik oranını Temmuz 2025’te yüzde 2,2 olarak açıkladı. Bu rakam Şubat 2022’de 4.1 seviyesindeydi. Bu oranın düşmesinde Rusya’daki askeri seferberlik ve Rus ekonomisinin kapasitesinin azalması büyük etken. (Tablo 4)

Rusya Merkez Bankası, Rusya’nın Dış Borcunu 2025’in ikinci çeyreğinde 323 milyar dolar olarak açıkladı. 2022 yılıyla kıyasladığımızda yüzde 30’luk bir azalma görülmekte. Savaşın ilk yılında Rusya’nın dış borç faizlerini ödeyemediğine yönelik birçok Batı merkezli haber çıkmıştı. Rusya bunun temel sebebinin uygulanan sistemsel yaptırımlar olduğunu açıklasa da söz konusu haberlere yapılan yorumlar Rusya’nın iflası üzerineydi. Rusya kısa sürede tüm ödemelerini gerçekleştirdi. (Tablo 5)

Rusya, 2024 yılında küresel ihracatçılar arasında 7. sırada yer almakta. Bu durum uluslararası enerji ve hammadde pazarlarındaki baskın rolünü göstermekte. Rusya’nın ihracatının en büyük kısmını ham petrol, doğal gaz ve rafine petrol ürünleri oluşturuyor ve bu ürünlerin değeri 200 milyar doları aşıyor.

Rusya Federal Gümrük Servisi’nin yayınladığı ihracat-ithalat verilerine göre, Rusya’nın ticaret fazlası 2024’te yüzde 7,8 artarak 150,9 milyar dolara çıktı. Rusya’nın mal ihracatı yüzde 2 artarak 433,9 milyar dolara yükselirken, ithalatı yüzde 0,8 azalarak 283 milyar dolara geriledi.

Rusya’nın toplam dış ticareti 2024 yılında yüzde 0,9 artarak 716,9 milyar dolara ulaştı. Asya ülkeleri 2024 yılında Rusya ile ticaretini yüzde 5,4 artırarak toplamın yüzde 72,6’sını oluşturdu. Afrika ülkelerinin payı yüzde 3,9’a yükselirken, ticaret nominal olarak yüzde 13,2 arttı. Amerika kıtasının payı ise yüzde 3,7’ye geriledi ve ticaret hacmi yüzde 1,7 azaldı.

Avrupa ise Rusya’nın toplam dış ticaretinde yüzde 19,7’lik bir paya sahip. Keza Rusya’nın ihracatında Avrupa’nın yeri önemsenmeyecek bir orana düşürülememiş durumda. Rusya’nın 2024 yılında Avrupa’ya ihracatı yüzde 20,4 düşüşle 68,4 milyar dolar oldu. Hollanda, Almanya, İngiltere, İtalya gibi ülkeler hale Rus ihracatında ilk 10 içerisindeler.(Tablo 6)

Rusya’nın ihracatı Asya’ya yüzde 7,6 artışla 329,2 milyar dolara ulaştı. Buradaki aslan payı 142 milyar dolar ile Rus ihracatında yüzde 33 gibi önemli bir yer tutan Çin’e ait. Ülkenin ihracatı Afrika’ya yüzde 14,7 artışla 24,3 milyar dolar ve Amerika’ya yüzde 1,7 düşüşle 11,9 milyar dolar oldu.

Rusya’nın 2024 yılında Avrupa’dan yaptığı ithalat yüzde 6,9 düşüşle 73,1 milyar dolar, Asya’dan yaptığı ithalat yüzde 1,9 artışla 191,2 milyar dolar, Afrika’dan yaptığı ithalat yüzde 3,5 artışla 3,5 milyar dolar ve Amerika’dan yaptığı ithalat yüzde 1,8 düşüşle 14,8 milyar dolar oldu.

Alternatif ticaret ve finans yolları geliştiren Rusya, yaptırımlara rağmen ekonomik olarak ayakta kaldı - Resim : 1

Rusya ne yaptı?

Rusya bu kadar sert yaptırımlara rağmen ekonomisini ayakta tutmayı başardı. Ruble toparlandı, enerji gelirlerinde düşüş görülmedi ve en önemlisi alternatif ticaret ve finans yolları geliştirdi. Bu nasıl oldu?

Kırım’ı ilhakı sonrası ilk yaptırımlara maruz kalan Rusya, zorlu bir dönemden geçerken önemli finansal konularda önemli kararlar almak zorunda kaldı. Ekonomisini yeniden yapılandırmak ve dışa bağımlılığını azaltmak için yerli üretime yöneldi. Bu yönelişte ilk sırayı tarım aldı ve Rusya kısa sürede en büyük buğday ihracatçısı haline geldi.

Bu süreçte enerjide arz güvenliğini dikkate aldı ve Batıya olan ihracat bağımlılığını Asya ile dengeledi. Çin ve Hindistan gibi enerjiye her daim aç olan büyük Asyalı ithalatçılar ile yeni anlaşmalar imzaladı. Bu anlaşmalar, bu ülkelerin Rus enerjisini daha ucuza almasını sağlarken Rusya’nın da enerji gelirlerini korumasını olanak verdi. Rusya’nın enerji ihracatını sürdürmeyi başarması ekonomisinin ayakta durmasını sağlayan en büyük etken oldu.

Bu süreçte Rusya, Avrupa’nın enerjiye bağımlılığını doğru kullandı ki yukarıda verdiğim ihracat rakamlarında Avrupa’nın önemli ülkeleri hala Rusya’nın önemli ihracat ortakları. Bu durum Asya ile de dengelenince Batı yatırımlarının etkisi azaltılmış oldu.

SWIFT sisteminden çıkarılmak Rusya için büyük bir darbe olarak gözükse de alternatif finansal sistemler geliştirmeye yönelen bir Rusya’yı karşımıza çıkardı. Yatırım uygulamayan ülkelerle ulusal para birimlerinin geçerli olduğu ticari anlaşmalar imzalandı. Bunun yanında Çin benzeri bir ulusal ödeme sistemi kullanılmaya başlandı. Bu sistem iç piyasada ödemelerin devamlılığını sağladı. Böylece savaşın iç piyasaya etkisi azaltılmış oldu.

Rusya, ihracat konusunda alınan önlemlerin yanında ithalat kısıtlarına karşı iç üretimi teşvik eden politikalara yöneldi. Savunma sanayi, tarım ve teknoloji üretiminde yerli üretim teşvik edildi ve büyük yatırımlar yapıldı. Bu yatırımlar üretimde belirgin bir artış sağladı. Amaç bu sektörlerde kendi kendine yeterlilik oldu.

Askeri harcamalar, Rusya-Ukrayna savaşı ve diğer silahlı çatışmalar ve jeopolitik gerilimlerin etkisiyle 2024’te 2,7 trilyon dolara ulaştı. 2024’te toplam askeri harcamalardaki yüzde 9,4’lük artış, dünya askeri harcamalarını en yüksek seviyeye çıkardı. Savaşın içindeki bir ülke için Savunma sanayi temel sektör olmalıydı ki Rusya için de bu geçerliliğini korudu.

Stockholm Uluslararası Barış Araştırma Enstitüsü (SIPRI), 2020-24’te 64 ülkeyi büyük silah tedarikçisi olarak belirledi, ancak bunların çoğu küçük tedarikçiler. En büyük 25 tedarikçi, toplam ihracat hacminin yüzde 98’ini oluşturuyor ve ilk beşi (ABD, Fransa, Rusya, Çin ve Almanya) yüzde 71’ini oluşturuyor.

SIPRI’ye göre Rusya’nın silah ihracatı, 2015-19 ile 2020-24 yılları arasında yarı yarıya azalarak, tarihindeki herhangi bir beş yıllık dönemin (veya selefi Sovyetler Birliği’nin 1950’den bu yana herhangi bir beş yıllık dönemin) çok altında bir seviyeye geriledi. Buna karşı Rusya bazı üretimlerinde teknoloji transferine yeşil ışık yakarak Çin, Hindistan ve bazı Arap ve Afrikalı ülkelere satışını artırdı. 2025 yılı verilerine göre küresel silah satışının yüzde 7,8’i Rusya tarafından yapılmakta.

Bunların yanında tarım, savunma sanayi ve teknoloji üretimlerine yapılan yatırımlar iş gücü ihtiyacını artırdı ve istihdamı destekledi. Ülkeden çıkan küresel markaların yerini yerli markalar aldı. Halkta oluşan ‘savaştayız ve yalnızız’ anlayışı bu firmaların piyasada tutunmasını sağladı. Diğer bir ifadeyle Rus halkı tüketim anlayışını değiştirmek zorunda kaldı. Diğer yandan Batının yerini fazlasıyla dolduran bir Çin ortaya çıktı. Özellikle Rusya’da otomobil piyasasına tamamen hâkim oldular.

Bu arada Rus Merkez Bankasının aldığı kararları unutmamak lazım. Enflasyonu baskılamak için faizleri artırdılar. Ruble önceleri değer kaybetse de sonraki süreçte izlenen politikalarla dengeye oturdu. Döviz sıkıntısına karşı dolar ve avro bağımlılığı azaltıldı. Çin yuanı, Hindistan rupi’si hatta Türk lirasının kullanımı teşvik edildi. Batıdan kaçan Rus sermayesi Katar, Çin, Hindistan ve Türkiye’de kendine yatırım şansı buldu.

Tüm bunlar Rusya’da hiçbir sıkıntı yoktur algısı yaratmasın. Keza halkın orta tabakasının refah seviyesinde bir gerileme olduğu gerçeği açık bir şekilde görülüyor. Ancak halktaki genel algı iktidarın bu yaptırımlara karşı panik yapmadan doğru hamlelerde bulunduğu yönünde.

Sonuç olarak ekonomik yaptırımlarla Rusya’yı masaya oturtulamayacağı bir gerçek. Trump’ın 24 saatte bitireceğini iddia ettiği savaşta Ukrayna’ya daha fazla silah ve teknoloji sağlama boyutuna geçmek gerekiyor ki bu da çok büyük riskler barındırıyor.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 14.172,26 0,28 %
Dolar 47,8818 0,13 %
Euro 55,4009 0,47 %
Euro/Dolar 1,1570 0,36 %
Altın (GR) 6.674,97 -0,44 %
Altın (ONS) 4.376,30 0,58 %
Brent 87,2175 1,58 %