Altılı Masa, İTO seçimleri için bir isme görev verdi, iki aday yarışırsa ne olur?

Sadi Özdemir
Sadi Özdemir EKONOMİDE SAĞDUYU sadi.ozdemir@dunya.com

Oda ve ticaret borsalarında, sonrasında da çatı örgüt Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nde (TOBB) ‘seçimler süreci’ hareketlendi. Türkiye ekonomisinin birçok açıdan üçte birini ya da yarısını temsil eden İstanbul’un üç önemli Oda’sında seçim mücadelesinin güncel dinamikleri nasıl şekilleniyor? İstanbul Ticaret Odası (İTO), İstanbul Sanayi Odası (İSO) ve İstanbul Ticaret Borsası’nda (İTB) mevcut başkanların koltukları sağlam mı, sallanıyor mu?

Kitabın ortasından başlayalım. Türkiye’nin en büyük ve güçlü sanayi odası olan İSO cephesinde bu seçimde de değişen bir şey olmayacak gibi görünüyor. 2005 Mart’ında meclis üyesi seçildiğinden beri İSO Başkanı olmak isteyen Adnan Dalgakıran’ın başkanlık yarışına katılacağı konuşuluyor. Ancak, İSO Başkanı Erdal Bahçıvan’ı yenmesi çok zor görünüyor. Çünkü Bahçıvan kurumun geleneklerini temsil ediyor ve İSO’da seçimi etkileyebilecek bütün dinamikleri çok iyi biliyor. İTB’de ise mevcut başkan Ali Kopuz’a karşı, CHP geleneğinde aktif siyaset de yapmış bir isim Çetin Keçeli’nin CHP ile koordinasyon içinde çalıştığı belirtiliyor. Ancak Kopuz’un da çok önceden çalışmaya başladığını ve işi çok sıkı tuttuğunu biliyoruz. Asıl çekişmeli yarışın ise yakında üye sayısı 700 bini geçmesi beklenen İTO’da yaşanması bekleniyor. Çünkü Millet İttifakının ‘yürütme organı’ konumundaki ‘Altılı Masa’nın da isteği ile masadaki bir genel başkan, partilisi bir iş insanını İTO’da ‘muhalefeti koordine etmesi’ için görevlendirdi. Millet İttifakı’nın hedefi, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerindeki gibi bir bloklaşmayı sağlamak ve ülke yönetimi için yapılacak genel seçimlere yedi ay kala İstanbul’dan bir zafer daha çıkarmak. Başarılı olabilirler mi? Tabii ki böyle bir ihtimal var ama ne kadar güçlü bir ihtimal ona bakalım.

İTO’da CHP’li başkan mümkün mü?

İTO’da başkanlık yarışı için CHP Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl’ün kardeşi Atilla Bingöl, Perpa B Blok Yönetim Kurulu Başkanı Hacı Demir ve Dursun Topçu gibi Millet İttifakı’na yakın olduğu belirtilen isimler konuşuluyor. Dursun Topçu’nun, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun dünürü olması nedeniyle seçimde ‘başkanlık yarışına katılmayı’ etik bulmadığı belirtiliyor. Altılı Masa’nın İTO seçimlerinde koordinasyon görevi verdiği duayen iş insanını aradım ve o cepheden İTO için adı geçenleri teyit ekmek için sordum. Onun yanıtı, “İsimler doğru ama hangisinde sonunda ittifak olacağı ya da en sonunda başka bir ismin mi İTO başkan adayı yapılacağı sonra belli olacak, şu anda meslek komiteleri için çok sıkı çalışmamız gerekiyor biz de onu yapıyoruz” şeklinde oldu. Sanki Millet İttifakı için İTO seçimlerinde de ‘kazanacak ortak aday’ bulma sorunu yaşanıyor gibi geldi bana. İTO tarihinde çok önemli bir başka duayen ismin de bana “Her şeye rağmen İTO, İSO ve TOBB gibi iş insanı örgütlerinde CHP’li ya da sol kanattan bir iş insanının başkan seçilmesi neredeyse imkânsız. Solun ülkede iktidar olduğu dönemlerde bile bu örgütlerdeki CHP’li meclis üyesi sayısı yüzde 10’u bulmamıştır” dediğini de belirtmeliyim.

Cumhur İttifakı için İTO başkanlığı çantada keklik mi?

İTO’da Ak Parti ya da Cumhur İttifakı cephesinin adayı halen İTO Başkanı olan Şekib Avdagiç muhafazakar iş insanlarını temsil eden MÜSİAD, TÜMSİAD, ASKON ve GİV gibi güçlü örgütlerin tamamının desteğini almış durumda, seçimin de en güçlü adayı görünüyor. İTO için resmen adaylığını ilan eden Murat Kalsın da siyasetin sağ kanadından güçlü bir isim olarak adından söz ettiriyor. Seçimlerin tam göbeğindeki bir başka duayen iş insanını aradım ve “Bu seçim mevcut yönetim için çantada keklik mi yoksa 2005’teki gibi İTO yönetiminde büyük bir devrime yol açacak mı” diye sordum. Yanıtı, “Eğer İTO’da iki adaylı değil de üç adaylı bir seçim olursa Ak Parti ekseninin muhafazakâr iş insanlarını temsil eden kurumların tamamının desteğini alsa da Şekib başkanın işi zorlaşabilir. Şekib başkanın yeni yönetim kurulunda hangi isimlerin olacağı da çok önemli çünkü bu konuda bazı hassasiyetler oluştu” yanıtını aldım. Bunu söyleyen iş insanı da Ak Partili bir isim olduğu için altını çizdiği konunun çok önemli olduğunu düşünüyorum.

Hüsamettin Kavi neyi temsil ediyordu?

Türk sanayisinin en önemli isimlerinden Hüsamettin Kavi’nin vefatı, temsil ettiği sanayicilere ve ülkesine yaptığı hizmetleri bilen, kendisini tanıyan herkesi üzdü. Allah rahmet eylesin. Hüsamettin Bey, başka önemli kurumlarda da başkanlık yaptı, oralarda da çok değerli hizmetleri oldu ama İstanbul Sanayi Odası’nda (İSO) ‘Türk sanayisi için bir ömür harcadı’ diyebiliriz. Dile kolay, 8 yıl İSO Yönetim Kurulu Başkanlığı ve 8 yıl da İSO Meclis Başkanlığı yaptı. Tabii ki hakkında söylenen bütün güzel sözlere katılıyorum. İSO’ya merhum efsane başkanlardan Memduh Hacıoğlu’nun daveti ile adım atan benim tanıdığım Hüsamettin Kavi, İSO’nun kuruluşundan itibaren özenle korunan ve halen de devam eden köklü bir doğru anlayışı da ‘nezaket ve nezahet’ ile temsil etti. Bu gelenek, bir zamanlar İSO’nun ‘Ak saçlıları’ da denilen kurucu isimlerin emanet ettiği temel anlayıştı. Özetle, “Siyaset ile sanayi arasında şeffaf ve güçlü bir iletişim olmalı ama siyaset İSO’ya nüfuz etmemeli” diyebileceğimiz bu anlayış, siyasetin de sanayimizin dile getirdiği sorunlara objektif bakmasına büyük katkı sağladı.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar