Altın fiyatlarının servet etkisi güçlenirken

Altın fiyatlarında de­vam eden sert dalga­lanmaların yatırımcı dav­ranışları ve makroekono­mik dengeler üzerindeki yansımaları, bu konunun yakından takip edilmesi­ni gerektiriyor. Biz de ye­ni açıklanan ocak ayı ve­rileriyle birlikte son ge­lişmeleri inceledik.

Altın yatırımlarına ilgi devam

Altın dış ticareti ve yurtiçi üre­tim verileriyle yaptığımız en son he­saplamalara göre, yurt içindeki top­lam altın stoku ocak ayında 4 bin 281 ton düzeyindedir. Londra borsasının ay sonu altın fiyatı olan 5 bin 63 do­lar üzerinden değerlendirildiğinde, bu tutar 700 milyar dolara yakındır.

Son dönemde fiyatlardaki sert dalgalanmalara rağmen yatırım­cı ilgisinin devam ettiği görülüyor. Ticaret Bakanlığı’nın öncü dış tica­ret raporu verilerinden yaptığımız hesaplamalara göre, Ocak ayında parasal olmayan net altın ithala­tı 9 ton olmuştur. Genellikle ihra­cat yönünde olan mücevher ticare­ti kanalından da yaklaşık 1 ton net altın ithalatı gerçekleştiğini hesap­lıyoruz.

Bu durum, çoğunlukla yurt içi fiziki altın talebinin çok güçlü olduğu ve ithalat kotalarının yeter­siz kaldığı dönemlerde gözlenmek­tedir. Buna ek olarak, ocak ayı veri­si henüz yayımlanmamış olmakla birlikte, aylık yaklaşık 2 ton civa­rında yurt içi altın üretimi gerçek­leşmektedir. Bu kalemi de eklediği­mizde, ocak ayında altın stokunun yaklaşık 12 ton arttığını hesaplıyo­ruz. Bu artış, son 3 aydaki ortalama 14 tonluk artışa kıyasla bir miktar yavaşlamaya işaret etse de hâlen yüksek bir seviyededir.

Ocak ayında TCMB bilançosun­daki altın miktarı 10,2 ton artarak 824,4 tona yükselmiştir. Ancak bu artış tamamen, bankaların zorunlu karşılık olarak tuttukları altın mik­tarının 19,9 ton artarak 252,3 tona çıkmasından kaynaklanmıştır. Bu­na karşılık Hazine’nin sahipliğinde­ki altın stoku 7,3 ton düşüşle 38 to­na, TCMB’nin kendi mülkiyetindeki altın stoku ise 2,4 ton azalışla 534,2 tona gerilemiştir.

Servet etkisi artıyor

Bir diğer önemli başlık, altın sto­kunun değer değişimi ve bunun ya­rattığı gelir etkisidir. Aylık bazda stok seviyesi ve altın fiyatlarındaki değişimi kullanarak yaptığımız he­saplamalarımıza göre, ocak ayı itiba­rıyla son 1 yıllık dönemde altın sto­kundan elde edilen toplam kâr 311 milyar dolara ulaşmıştır. Bu tutar, GSYH’ye oranla %19,3 ile tarihsel olarak rekor yüksek bir seviyeye işa­ret etmektedir.

TCMB ve Hazine’nin sahipliğin­deki altından elde edilen toplam kâr 43 milyar dolar düzeyindedir. Bunun dışındaki 268 milyar dolarlık kazanç ise yastık altı altın ve altın mevduat­ları üzerinden özel sektör tarafından elde edilmiştir. Sadece ocak ayında elde edilen toplam kârın 82 milyar dolar ile aylık bazda rekor bir seviye­ye ulaştığı görülmektedir.

Enflasyon için risk

TCMB’nin geçen yıl yayımladığı “Altın Fiyatı Kaynaklı Servet Artışı­nın Konut ve Otomobil Piyasalarına Etkisi” başlıklı blog yazısında, tasar­ruflar içinde altının payının yüksek olduğu illerde konut fiyatlarının ve otomobil satışlarının daha hızlı art­tığı tespit edilmiştir. Bu bulgular, al­tın fiyatları kaynaklı gelir etkisinin iç talep üzerinde belirgin biçimde ar­tırıcı rol oynadığını göstermektedir. Faiz indirimleriyle birlikte değer­lendirildiğinde, kısa vadede enflas­yon üzerinde talep kaynaklı yukarı yönlü baskının devam edeceği anla­şılmaktadır.

Altın fiyatlarının servet etkisi güçlenirken - Resim : 1Altın fiyatlarının servet etkisi güçlenirken - Resim : 2

Yazara Ait Diğer Yazılar