Altın ve borsa için yön belirleme haftası
ABD ve Çin arasında yapılan görüşmelerden İran Savaşı’nı bitirmeye yönelik somut bir karar çıkmaması tarihi zirvelerine yükselen borsalarda satış baskısı yarattı. Borsa İstanbul haftaya kritik destek bölgelerine yakın başlayacak. Endeksin 14 bin 100 puanda tutunamaması halinde satışların hızlanabileceği tahmin ediliyor.
Piyasaların haftalardır beklediği Ortadoğu’daki kalıcı barış umutları geçen hafta da gerçekleşmedi. ABD Başkanı Donald Trump’ın geçen hafta gerçekleştirdiği Çin ziyareti piyasaların ana gündemini oluşturdu. Trump ile Çin Lideri Şi Cinping arasında Pekin’de yapılan iki günlük zirvenin ardından İran Savaşı’nda mevcut durumu değiştirecek somut bir açıklama gelmedi. Hatta ABD basını zirvenin ardından ABD ve İsrail’in İran’a muhtemel saldırılar için yoğun hazırlık yaptığını iddia etti. İran ise Hürmüz Boğazı’nın yalnızca İran ile işbirliği yapan taraflara açık olacağını duyurdu. ABD Enerji Bakanı Chris Wright ise Hürmüz Boğazı’ndaki akışın en geç yazın başlayacağını söyledi. ABD-Çin görüşmelerinden çıkan en somut açıklama, ikili ticareti canlandırmak amacıyla belirli ürünlerde gümrük vergilerinin karşılıklı olarak düşürüleceğini oldu.
Merkez’den enflasyon açıklaması
İçeride piyasaların en kritik gündemi Merkez Bankası’nın savaş sonrası yaptığı ilk Enflasyon Raporu toplantısıydı. Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, 2026 ara hedefinin yüzde 16’dan yüzde 24’e çıktığını ifade ederek belirsizlikler dolayısıyla tahmin aralığı iletişimini kaldırma kararı aldıklarını söyledi. Karahan, nokta tahmin olarak yıl sonu enflasyon tahminlerinin yüzde 26 olduğunu belirtti. Bir önceki tahmin yüzde 18 seviyesindeydi. Karahan, enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması halinde para politikası duruşunun sıkılaştırılacağına dikkat çekti. Enflasyon Raporu’nun ardından kurumların faiz beklentileri yeniden şekillenmeye başladı. Citigroup, Merkez Bankası’nın yıl sonu politika faizini piyasa beklentisi olan yüzde 32 yerine yüzde 34,5 seviyesinde tutmasını bekliyor. Banka, enflasyonist baskılar ve döviz kuru politikası nedeniyle haziran ayında faizlerin sabit tutulacağını öngörüyor.
TL varlıkların cazibesi sürüyor
Nisan ayı başından itibaren savaşın açtığı yaraları sarıp TL bazlı tarihi zirvelerine çıkan Borsa İstanbul, hem İran Savaşı’na yönelik devam eden belirsizlik hem de faiz indirimlerinin bir süre daha ötelendiği beklentileri nedeniyle satış baskısı altına girdi. 11 Mayıs’ta 15 bin 200 puanın üzerini gören BIST 100 Endeksi, haftayı 14 bin 367 puandan tamamladı. Bu da zirveye göre yüzde 5,5’lik bir geri çekilmeye işaret ediyor. Uzmanlar, faizlerin yüksek seyrinin korumasının borsanın önündeki en büyük engel olduğu görüşünde. Mevduat ve para piyasası fonları gibi sabit getirili yatırım araçlarının yılsonuna kadar olan süreçte yüzde 20-21 civarında bir getiri sunuyor olması borsaya yeni para girişini engellediği söyleniyor. Öyle ki bugün parasını TL’de değerlendirenlerin yılsonunda borsanın gerisinde kalması için endeksin yılı 17 bin 500 puanın üzerinde tamamlaması gerekiyor. Borsanın böyle bir performans göstermesi durumunda tüm hisselerin buna ayak uydurup uydurmayacağı da bir başka soru işareti.
Teknik anlamda, BIST 100 Endeksi için 14 bin 350 puan seviyesi kısa vadede takip edilmesi gereken destek noktası. Bu seviyenin altına inilmesi halinde 14 bin 100 puan seviyesine kadar sarkma yaşanabilir. 14 bin 100 puanın aşağı yönlü kırılması halinde satışların hızlanabileceği ifade ediliyor. Özellikle petrol fiyatlarının seyri borsaların yön belirlemesinde kritik öneme sahip olduğu düşünülüyor. Brent türü petrolün varil fiyatının 90 doların altına kalıcı olarak inemediği bir ortamda borsada yukarı yönlü hareketlerin sınırlı kalabileceğinin altı çiziliyor. Altın fiyatları, Türkiye’de en çok takip edilen verilerden biri. Savaşa yönelik belirsizliğin sürmesi nedeniyle altının ons fiyatı geçen hafta 4 bin 539 dolara geriledi. 4 bin 500 ve 4 bin 450 dolar seviyelerinin altında satışların hızlanabileceği söylenirken ANZ Group Holdings, Orta Doğu’daki çatışmanın ekonomik büyümeyi yavaşlatması ve merkez bankalarının para politikalarını gevşetmesine yol açması nedeniyle altın fiyatlarının 2027 ortalarına kadar 6 bin dolara yükseleceğini öngördü.