Amerika Ortadoğu’da ne yapmak istiyor? Siyasetin arkasındaki ekonomik gerçeklik

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Piyasalar bugün Ortadoğu’yu haritalar üzerinden değil, fiyat ekranlarından izli­yor. Petrolün varili bir günde yukarı gidiyor, navlun maliyetleri ve sigorta primleri artı­yor.

Ardından zincirleme bir etki başlıyor: enflasyon beklentileri bozuluyor, faiz indi­rim umutları öteleniyor, risk iştahı zayıf­lıyor. Bu tablo ister istemez şu soruyu gün­deme getiriyor: Amerika Ortadoğu’da ger­çekten ne yapmak istiyor? Cevap, sanıldığı kadar askeri ya da ideolojik değil diye düşü­nüyorum. Daha çok ekonomik düzeni ayakta tutma çabası.

ABD artık Ortadoğu’dan eskisi kadar pet­rol almıyor. Ancak bu durum, bölgenin stra­tejik önemini azaltmadı. Çünkü küresel eko­nomi için belirleyici olan şey arz mikta­rından çok fiyat oynaklığı. Petrol fiyatları, küresel enflasyonu tetikliyor, Merkez ban­kalarının manevra alanını daraltıyor, geli­şen ülkelerin finansman maliyetini artırı­yor. ABD’nin Ortadoğu hassasiyeti bu yüz­den “enerji güvenliği”nden çok, enflasyon yönetimi ile ilgili. Washington’un istemedi­ği şey, kontrolsüz bir fiyatlama rejimi.

Petrodolar: Sessiz ama belirleyici faktör

Ortadoğu–ABD ilişkilerinde en az konuşu­lan ama en kritik başlıklardan biri hâlâ pet­rodolar sistemi. Petrol ticaretinin dolar üze­rinden dönmesi, ABD’ye benzersiz bir avan­taj sağlıyor: sürekli dolar talebi ve görece düşük borçlanma maliyeti.

Bu sistemin aşınması, Washington açısın­dan yalnızca ekonomik değil, jeopolitik bir kayıp anlamına gelir. Bu nedenle Körfez ile ilişkiler yalnızca güvenlik şemsiyesi değil; aynı zamanda para düzeni meselesidir.

Körfez sermayesi: Paranın adresi neden önemli?

Ortadoğu sadece enerji değil, aynı zaman­da devasa bir sermaye havuzu. Körfez varlık fonlarının yönü, ABD açısından stratejik bir gösterge.

Asıl soru şu: Bu para hangi finans siste­minde kalacak?

ABD tahvilleri, Wall Street ve dolar mer­kezli varlıklar; Washington’un görmek iste­diği adresler. Bu nedenle ABD’nin bölgeyle ilişkisi, görünenden çok daha fazla sermaye akımları üzerinden şekilleniyor.

Çin ve Rusya: Rekabet artık anlaşmalar üzerinden

Ortadoğu’da rekabet artık tanklar ve uçak gemileriyle değil; uzun vadeli enerji kont­ratları, altyapı finansmanı ve ticaret hatları üzerinden yürüyor. Çin ve Rusya’nın bölge­deki varlığı, ABD açısından askeri değil, fi­nansal ve parasal bir meydan okuma.

Washington’un asıl korkusu, Ortado­ğu’nun Batı merkezli finansal sistemden kopması.

ABD ne istiyor?

ABD Ortadoğu’yu yeniden dizayn etmek istemiyor. Bunun maliyeti yüksek, getirisi belirsiz. Ama tamamen geri çekilmeyi de gö­ze alamıyor. Çünkü bedelini hem ABD hem de küresel ekonomi ödüyor.

Asıl mesele şu: Enerji fiyatları yeniden enflasyonu tetikler mi? Ticaret rotalarında­ki kırılganlık kalıcı olur mu? Körfez serma­yesi yön değiştirir mi? Doların petrolle kur­duğu bağ zayıflar mı? Bugün Ortadoğu, Was­hington için bir dış politika dosyasından çok, küresel ekonomik düzenin stres testi. Ve bu test bozulduğunda, sonuçları yalnız­ca bölgede değil, tüm dünyada hissedilecek.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 14.110,14 0,00 %
Dolar 47,7744 0,02 %
Euro 55,1671 0,22 %
Euro/Dolar 1,1521 -0,04 %
Altın (GR) 6.791,46 1,24 %
Altın (ONS) 4.402,04 -0,15 %
Brent 86,5960 -0,76 %