Anne karnındaki bebeğe ulaşabilir

Yasemin SALİH
Yasemin SALİH İYİLİK FABRİKASI yasemin.salih@dunya.com

Altınbaş Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Kıvanç Şerefhanoğlu, maymun çiçeği virüsünün tanısına yönelik olarak yeni başlayan deri lezyonlarına dikkat çekti. Şerefhanoğlu gebelerin çevrelerindeki insanlara temasında dikkatli olmalarını gerektiğini ifade ederek, şu önerilerde bulundu: “Çevrenizde maymun çiçeği hastası varsa temastan kaçının. Hastalık bu yaralara dokunmak, tükürük ve kan örneklerine temas etmek, hastaya ait çarşaf, havlu gibi malzemelere temas etmek gibi yollarla bulaşabilir.”

Şerefhanoğlu’nun verdiği bilgilere göre maymun çiçeği hastalığının ilk belirtileri deride görülüyor. Derideki yaralar öncelikle ciltte düz bir lezyon olarak başlıyor. Sonrasında yara kabarıyor, içi su dolu kesecikler oluşuyor. Hastalık bu keselerin iltihaplanmasıyla pik yapıyor. Son olarak kabuk bağladığında da iyileşme gerçekleşiyor.

Dünyanın gündemine yeni gelmesine rağmen hastalığın Afrika ülkelerinde endemik olarak sürekli bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Şerefhanoğlu, yeni varyantın 50’den fazla ülkeye yayıldığının altını çizdi. Özellikle Avrupa ülkelerinde vakaların giderek arttığına dikkat çeken Şerefhanoğlu, şu bilgileri verdi: “İlk vakanın nasıl olduğu konusu bilinmemekle birlikte, ülkeler arası seyahatlerdeki artışla yayıldığı düşünülüyor. Ancak artık seyahat öyküsü bulunmayan kişilerde de hastalık görülüyor ve kişiden kişiye bulaş söz konusu.”

Ölüm oranı %3 civarında

Altınbaş Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Levent Doğancı da maymun çiçeği virüsünün kalabalık, düşük hijyen ve çok eşliliğin yaygın olduğu bölgelerde sürekli olarak hem insanlarda hem de maymunlar dahil birkaç hayvan türünde görülebildiğini belirtti. Hastalığın çoğu zaman kendiliğinden iyileştiğine ancak bakımsız veya başka bir hastalığı olan insanlarda ölüme yol açabildiğine de dikkat çeken Doğancı, “Son salgın 2017’de Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde görüldü. Tanı konulan 200 hastanın yüzde 3’ü hayatını kaybetti. Son 50 yılda Batı’da hastalık sessiz sedasız seyretti. Bu nedenle bir pandemiden endişe ediliyor” dedi.

COVID-19 gibi yaygınlaşması zor

Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, Türkiye’de ilk vakası tespit edilen maymun çiçeği virüsünün pandemiye dönüşme riskiyle ilgili, “Bu virüsün COVID-19 yaygınlığına erişmesi zor” dedi. Maymun çiçeği virüsünün, COVID-19’a neden olan SARS-CoV-2’nin aksine, bir DNA virüsü olduğunu vurgulayan Şanlıdağ, şu bilgileri verdi: “DNA virüslerinin mutasyona uğrama olasılığı RNA virüslerine kıyasla daha düşüktür. Yine de bu durum virüsün hiç mutasyon geçirmeyeceği anlamına gelmez. Son zamanlarda mevcut vakalarda görülen tipik olmayan bulaşma eğilimleri, virüsün farklı özellikler kazanmış olma ihtimalini ortaya çıkarıyor. Bu durum, virüsün genetik materyalindeki değişimlerin tespit edilmesine yönelik araştırmalarla belirlenecek.”

Virüsün, kuluçka döneminde bulaşıcı olmadığını da söyleyen Şanlıdağ, bulaş için semptomların başlamış olması gerektiğine dikkat çekti. Şanlıdağ, “Bu nedenle, gözle görülür semptomları olan virüsten kaçınmak daha kolay” dedi.

 

 

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar