Antalya, Isparta ve Burdur Türkiye’ye örnek olabilir mi?

Sadi Özdemir
Sadi Özdemir EKONOMİDE SAĞDUYU sadi.ozdemir@dunya.com

Pandemi öncesi yıl olan 2019’da 14,9 milyon turist ağırlayan Antalya, küresel marka şehirler arasına adını yazdıralı çok oldu. Antalya’mız artık her açıdan kabına sığmıyor. Şehrin turizmdeki müthiş başarısı, ticareti, ihracatı, tarımı ve sanayiyi de ateşlemiş durumda. Antalya Ticaret Odası Başkanı Davut Çetin’e “Başkan, turizm kenti Antalya’da kaç fabrika var, OSB ne durumda” diye soruyorum. Yanıtı çok kesin ve net oluyor: “Mevcut OSB’mizde 8 milyon metrekare alanda 300 fabrikamız var. 300 fabrikada 15 bin istihdamımız var. Yeni bir OSB alanı bulsak 300-400 kadar yeni fabrika yeri 1 yılda satılır, birkaç yılda da üretime başlar ve 15-20 bin arası yeni istihdam sağlanır ama yer sorunumuz var. Şimdi, Isparta ve Burdur ile birlikte ortak, büyük bir OSB kurmak için çaba harcıyoruz. Daha küçük alanlarda birkaç ihtisas OSB girişimimiz de var ama esas olan büyük bir OSB alanı oluşturmak.”

Perşembe günü Antalya’da, düzenlenen Batı Akdeniz Ticaret Buluşmasına katıldım. Başkan Çetin ile sohbetimiz bu vesileyle gerçekleşti. Kendisi, TOBB çatısı altındaki oda ve borsalar arasında genellikle ‘çok açık sözlü olmasıyla’ tanınır ve ekonomide yanlış olduğunu düşündüğü kararları da açıkça eleştirir. Aynı zamanda da ‘siyasi görüşlerimiz ne olursa olsun, memleket için bir araya gelmeliyiz ve birlikte çalışmayı başarmalıyız’ fikrindedir. Bu nedenle Antalya, Isparta ve Burdur’daki 13 oda ve borsa, OSB’ler ve iş insanı örgütlerinin başkanlarının çok sık buluşmasını sağlayan mekanizmalar oluşturuyor. “Sadece Sanayici İş Adamı (SİAD) sayımız 17. Yönetimlerimizde Ak Partililer de Sosyal Demokratlar da var. Birçok konuda farklı düşünüyorlar ama 4-5 yıldır ayda bir toplanabiliyoruz. Bu kadarını beklemediklerini söylüyorlar ve çok memnunlar” diyor. Bence iş insanlarının bu yaklaşıma olumlu yanıt vermesi ve birlikte çalışarak sorunları için çözüm üretmesi her alanda örnek alınmalı.

Bölgesel ticaretler büyüse fena mı olur?

Batı Akdeniz Ticaret Buluşmalarının genel mantığının da sınır ya da yakın iller arasında ticareti ve ortaklıkları artırmak olduğunu belirtiyor ATSO Başkanı Davut Çetin ve çok çarpıcı verilerle değişmesi gereken mevcut tabloyu açıklıyor: “Girişimci Bilgi Sistemi’ne göre, Antalya alımlarının yüzde 37’sini Antalya’dan, yüzde 2’sini Burdur ve Isparta’dan yapıyor. Burdur firmaları alımlarının yüzde 29’unu Burdur firmalarından, yüzde 13’ünü Antalya ve Isparta’dan yapıyor. Isparta firmaları da alımlarının yüzde 24’ünü Isparta’dan yüzde 12’sini ise Antalya ve Burdur’dan yapıyor. Bakıyoruz bazen hemen komşumuz ilde de bulunan bir ürünü 400-500 kilometre uzaktan almışız. Mesela 8 senedir aynı yönetimde olan iki iş insanımız birbirinin ne iş yaptığını yeni öğrendi. Öncelikle birbirimizde ticaretimizi geliştireceğiz. Bizde, Isparta ve Burdur’da OSB’ler dolmuş. Ortak büyük bir OSB fikri de buradan çıktı. Biz uzun süredir bu bilinçle çalışıyoruz ve bölgesel işbirliğinin nasıl bir sinerji sağladığını gösterebilirsek bütün Türkiye’ye örnek olabiliriz. Batı Akdeniz Ticaret Buluşmalarında, bir tarafta devlet destekleri zirvesi, bir tarafta Batı Akdeniz Ticaret Ağları-networking etkinlikleri, panel ve konferanslar düzenledik. Oda ve borsa başkanlarımızla, Sİ- AD başkanlarımızla istişare ederek karar verdik ve kısa zamanda büyük gayretle bu büyük buluşmayı başardık.”

Arka bahçe değil aynı bahçede olalım

Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, uzun yıllar ticaret ve sanayi odası başkanlığı da yapmış bir isim. Bu nedenle önerileri ayrıca önem taşıyor. Antalya’nın turizmdeki gücünü hatırlatıyor ve Isparta’nın elma, şeftali, kiraz, kayısı gibi meyvelerde dev bir üretici olduğunu vurguluyor. Depoculuk altyapısının da güçlendiğini, meyve suyu üretiminde çok iyi noktaya geldiğini söylüyor. Antalya’nın, Isparta’dan alımlarını kısa sürede ikiye katlamasının çok büyük ticaret anlamına geldiğine dikkati çekiyor ve şöyle konuşuyor: “Domates ve kesme çiçekte de Antalya’yı tamamlıyoruz. Antalya’nın turizmine bölgesel ayak da ekleyebilirsek çok iyi sonuçlar alırız. Mesela biz de gül ve lavanta çok üretiliyor ve bu konuda da 1,2 milyonluk bir turizm hareketi başlattık. Ancak Antalya’ya gelen yılda 15 milyona yakın turistle bölgemizi entegre edersek birlikte daha çok kazanırız. Arka bahçe değil, aynı bahçe olalım. Süt ve et üretiminde de iyiyiz, her konuda daha yakın çalışalım. ”

Komşu komşunun külüne muhtaçtır

Batı Akdeniz Ticaret Buluşmasına katılan Burdur Valisi Ali Arslantaş da “3 il bir aradayız ve güzel bir yolculuk için birlikte hareket ediyoruz. Atalarımızın sözü komşu komşunun külüne muhtaçtır düsturu ile birbirimizin külüne muhtaç olduğumuzu biliyoruz” diyor.                

Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz ise Burdur’un hayvancılık, maden ve inşaat sektörlerindeki gücüne dikkat çekiyor. Günlük 1000 ton süt üretimine ulaştıklarını anlatıyor. Bu nedenle de Antalya ile lojistik bağların güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Salda Gölü’nü de hatırlatarak, turizmde Antalya ile birlikte hareket edebileceklerini belirtiyor.

Dijital devrim dönemindeyiz, en değerli arazi cep ekranı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, bu güzel etkinliğin kapanışında, yeni girişimler için ilham veren bir konuşma yaptı. Hisarcıklıoğlu, “Dijital devrim dönemindeyiz. Karşımızda farklı bir dünya var. 7 milyar insan, 20 trilyon dolarlık pazar, bir tek tuşun ardında. Müşteri, pazar, tedarikçi, hepsine bilgisayarla ulaşmak mümkün” derken, Türkiye’nin e-ticaret hacminin de, 2021 yılında bir önceki yıla göre yüzde 70 artarak 382 milyar liraya ulaştığını hatırlattı. Hisarcıklıoğlu şöyle devam etti: “Şimdi bir soru, dünyanın en değerli arazisi nerededir? En değerli arazi, cep telefonlarımızın ekranlarıdır. Önemli olan bu değerli arazide yer kapabilmek. Eskiden, en işlek caddede mağaza, market sahibi olmak önemliydi. Şimdi, cep telefonu ekranında yer alabilmek çok önemli.”

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar