Apartman ve site yönetiminde denetim sorununa dair model önerisi
Yeminli Mali Müşavir A. Uğur Gökalp
Apartman ve site yönetimleri, bugün milyonlarca kişiyi ve milyarlarca liralık bir mali hacmi ilgilendirmesine rağmen, hukuki ve mali açıdan ciddi bir denetim boşluğu içinde faaliyet göstermektedir. Sorunun kaynağı, çoğu zaman yönetici tercihleri ya da hizmet alımlarından ziyade, etkin bir denetim mekanizmasının yokluğudur.
Hâlen yürürlükte bulunan 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu, 1965 yılında yürürlüğe girmiştir. Kanunun sistematiği incelendiğinde; küçük ölçekli apartmanları esas aldığı, günümüzde yaygınlaşan yüzlerce bağımsız bölümlü site yapılanmalarını ve bu yapıların karmaşık mali ilişkilerini öngörmediği açıkça görülmektedir. Nitekim kanunun 41. maddesinde düzenlenen denetçilik kurumu, uygulamada çoğu zaman şekli bir mekanizma olarak kalmakta; gerçek anlamda mali denetim fonksiyonu icra edilememektedir.
En sık karşılaşılan hukuki sorunlar
Uygulamada en sık karşılaşılan hukuki sorunların başında; harcamaların belgelendirilememesi, Vergi Usul Kanunu’na aykırı belgelerin kullanılması, aidat artışlarının hukuki gerekçeden yoksun şekilde yapılması ve kat maliklerine hesap verme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi gelmektedir. Bu durum yalnızca özel hukuk uyuşmazlıklarına değil, aynı zamanda vergi hukuku ve ceza hukuku bakımından da sorumluluk doğurabilecek niteliktedir.
Nitekim Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında; apartman yöneticisinin bir vekil gibi sorumlu olduğu, kat maliklerine karşı hesap verme ve özen borcu bulunduğu açıkça ifade edilmektedir. Ancak bu sorumluluğun fiilen işletilebilmesi, düzenli ve uzmanlık gerektiren bir denetimle mümkündür.
Son dönemde kamuoyunda tartışılan; site yönetim şirketlerinin sertifikalandırılması veya aidat artışlarına sınırlama getirilmesi gibi öneriler, sorunun yalnızca yönetim boyutuna odaklanmaktadır. Oysa asıl eksiklik, yapılan işlemlerin hukuka uygunluğunu denetleyecek bağımsız ve yetkin bir mekanizmanın bulunmamasıdır.
Bu noktada çözüm, mevcut hukuki altyapı içinde zaten var olan bir meslek grubunun sürece dâhil edilmesinden geçmektedir: Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler.
3568 sayılı Kanun uyarınca bu meslek mensupları; defter tutma, mali denetim ve mevzuata uygunluk konularında yetkili ve sorumludur. Dolayısıyla belirli büyüklüğün üzerindeki apartman ve site yönetimlerinde denetimin, zorunlu olarak SMMM’ler tarafından yapılması; hem hukuki hem de mali açıdan isabetli olacaktır.
Kurumsal bir yapıya kavuşur
Önerilen model kapsamında; denetim raporlarının Vergi Usul Kanunu ve Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine uygunluğu açıkça ortaya koyması, bu raporların kat maliklerinin yanı sıra ilgili kamu idaresine de sunulması ve denetçilerin düzenledikleri raporlardan hukuki sorumluluk taşımaları sağlanmalıdır. Böylelikle denetim, şekli olmaktan çıkarak yaptırıma bağlanmış kurumsal bir yapıya kavuşacaktır.
Sonuç olarak; apartman ve site yönetimlerinde yaşanan sorunların temelinde, yönetim zaafından çok hukuki denetim eksikliği bulunmaktadır. Kat Mülkiyeti Kanunu’nun güncellenmesi ve SMMM’ler aracılığıyla zorunlu, bağımsız ve sorumluluğu olan bir denetim sisteminin kurulması, bu alandaki kronik sorunların çözümü açısından kaçınılmaz hâle gelmiştir.