Arap Baharı’ndan 10 yıl sonra Arap Kışı’na…

Osman AROLAT
Osman AROLAT AROLAT'tan osman.arolat@dunya.com

Arap Baharı’nın 10. yılında geride ne kaldı? 167 ülkeli “Demokrasi İndeksi”nde 2010’da başlayan özgürlük hareketleri bu coğrafyanın notunu 10 üzerinden 7’ye kadar çıkarmıştı. Ancak bugün gelinen noktada 16 ülkenin notu, 1-4 arasına kadar geriledi.

“Arap Baharı”nın 10 yıl sonrasında, bu baharın yaşandığı 16 devletin tamamı “demokrasi özürlüsü” otoriter rejimlerce yönetiliyor. Oysa bu bahar uğruna 500 bin insan öldü ve 16 milyon insan yerinden oldu.

Buraya nereden gelindi?

17 Aralık günü bir Tunuslu esnaf zulmü protesto etmek adına kendini yaktı. Tunus’tan Mısır’a, oradan Yemen/Libya ve Suriye derken, başkaldırı dalgası tüm Orta Doğu coğrafyasını kapladı.

EIU’nun 167 ülkeli “Demokrasi İndeksi”nde Arap Baharı bu coğrafyanın notunu 7’ye taşıdı. Oysa 10 yıl sonra bu 16 ülkenin 10 üstünden notu, 1-4 arasına kadar düştü.

Konuyu “Arap ülkeleri demokrasiye yatkın değildir” teziyle geçiştirmek mümkün değil. Keza “baharı ateşleyen CIA oldu ama barutu yetersiz geldi” ucuzculuğu da konuya bakış getirmiyor. Evet, 20. Yüzyıl bu 16 Arap ülkesinin tamamına bağımsızlık getirdi ama demokrasiyi değil... Aşiret ağırlıklı yapı, sistemi “el wasıtah” (vasıta/aracı ) üstünden işletti. “İlişkin kadar yol alırsın” kuralı, herkesi devletle iyi geçinmeye götürdü. Bu ise toplumun kurallarını kendi ve tek başına olarak koyan zalim despotların doğmasına yol açtı. Despotlar arada devrilse de yeni ortaya çıkan lider de yeni despot oluyordu. Kısacası, İbn Haldun’un “muktesep asabiyyet” dediği din ve hanedana bağlılık kuralı, dar anlamda “aracı’’ ile bir yaşama biçimine indirgendi.

Bununla kalmadı, dinin yaşamın ekseninde olması, laik bir rejimi olanaksızlaştırdı. Demokrasiye has kurumlar ortaya çıkamadı. Basın papağanlaştı, eğitim ise sorgulayan değil ezbercilik oldu.

Demokrasinin can simitleri olmayınca yurttaş sivil olamadı, özgürleşemedi. Meraklısı, Ece Temelkuran’ın “Düğümlere Üfleyen Kadınlar” romanındaki 4 kadın üstünden bu olayı inceleyebilir.

Mısır ve Suriye’de yaşandığı gibi her başkaldırı, karşı şiddetini yarattı. Ama tarih bir düzlem üstünde yaşanmıyor, iniş ve çıkışları var. Orta Doğu coğrafyasını yöneten zalimlerin “petrol altın çağı” bitti, şimdi onları zor günler bekliyor. Ama “asabbiyet’’ in bir devlet ilkesi ve “vasıta”nın ise yaşama ilkesi olduğu Arap ülkelerinde yakın zamanda “çoğulculuk iklimi”nin serpilmesini beklemek biraz zor.

GÜNÜN NOTU:
Otokratik bir rejim olan Küba “çifte kur” rejimini kaldırdı, fiyatlarda büyük bir artış bekleniyor, yaşam giderek daha da zorlaşacak.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Göbeklitepe dersleri 13 Eylül 2021