29 °C
Yasemin SALİH
Yasemin SALİH İYİLİK FABRİKASI yasemin.salih@dunya.com

‘Arıcılığın geleceği için kadınları kovan sahibi yapmalıyız’

Dünyanın ikinci büyük arıcılık ülkesi olan Türkiye’de kadınların sektördeki gizli kahramanlar olduğunu belirten Bee’o Propolis Kurucu Ortağı Aslı Elif Tanuğur Samancı, Anadolu’daki genç kadınları bu işe çekmek için proje yürütüyor. Samancı, “Koronavirüs döneminde propolis satışları arttı, bu iş katma değerli yapılınca kazanç getiriyor. Kadınları bu alanda aktif hale getirmeye çalışıyoruz” diyor.

Propolis, arı sütü, arı ekmeği gibi arıcılık sektörünün katma değerli ürünleri diye tanımlanan alanda, üç ortakla kurulan bir girişimcilik şirketi Bee’o Propolis. Şirketin Kurucu Ortağı Gıda Yüksek Mühendisi Aslı Elif Tanuğur Samancı, aslında bağışıklık sistemiyle ilgili bir hastalığı olan oğlunu iyileştirmek için propolis bulmaya çalışırken, pazardaki boşluğu fark edip, eşiyle birlikte bu maceraya atıldıklarını söylüyor. 2013’te kurulan Bee’o Propolis, o güne kadar Çin’den ithal edilen propolisi sözleşmeli arıcılık yöntemiyle Türkiye’de yerli üreten ilk şirket olarak tanınıyor. İstanbul Teknik Üniversitesi Arı Teknokent’te 10 arıcıyla başlayan girişimcilik öyküleri bugün, 4 bin sözleşmeli arıcı ve 14 ülkeye ihracat yapan bir ekosisteme dönüşmüş durumda.

İddialı oldukları ürün ise şirketin kuruluş hikayesinin arkasındaki propolis. “Propolisle birlikte oğlumun bağışıklık değerleri iki katına çıktı. Biz de Anadolu’nun propolis şifasını dünyaya anlatmak için bu yola çıktık” diyen Samancı, bu yıl 100 milyon TL’lik ciro hedeflediklerinin altını çiziyor. Türkiye’de yıllık üretilen 50 tonluk propolisin 45 tonunu tek başına üstlenen Bee’o, pazardaki 3 tonluk arı sütünün de 2 tonunu paketleyen, henüz yedi yıllık bir firma.

“Bu işin sürdürülebilir olması için arıcıların iyi kazanmaları gerekiyor. Biz de onlara fiyat garantisi veriyoruz. 4 bin sözleşmeli arıcı, 450 bin de arı kovanı var sistemimizde. Hakkari’den de var, Edirne’den de. Sözleşme imzalayan arıcılara ekipman, eğitim ve uzman danışman desteği sunuyoruz. Ayrıca fiyat garantisi de veriyoruz. Çünkü arıcının kar etmesi gerekiyor ki bu meslek devam etsin. Geçen yıl arıcılarımıza malzeme olarak 100 bin TL’lik prim dağıttık. Bu yıl daha çok dağıtacağız” diyen Samancı, kadınlarla ilgili de projeler yürüttüklerinin altını çiziyor.

‘Yıllık 40 milyon TL’lik katkımız var’

Bee’o Propolis, 2013’te kurulmuş bir şirket ancak TÜBİTAK, KOSGEB ve İTÜ Arı Teknokent destekleriyle kısa sürede önemli aşama kaydettiğini görüyoruz. Bugün yaptıkları alımlarla arıcılık sistemine yılda 40 milyon TL’lik katkı sağladıklarını anlatan Kurucu Aslı Elif Tanuğur Samancı, “150 çalışanımızla sadece propolisle yılda 18 milyon liralık katkı sağlıyoruz. 4 bin metrekarelik tesisimizde yılda 45 ton propolis üretimi yapıyoruz. Şu anda kozmetik ürünleriyle ilgili çalışmalar yürütüyoruz. Koronavirüs salgınında etkili olacak propolisli kolonya ürettik örneğin” diye konuşuyor.

50 kadına kovan dağıtıldı

Kadınların arıcılık ekosisteminde çok önemli olduklarını üzerine basa basa vurguluyor Samancı. Ona göre Türkiye’deki 60 bin kayıtlı arıcı aslında 120 bin sayılmalı, bu sektördeki başarının yarısı kadınlara ait. Diyor ki, “Çünkü bu iş aile olarak yapılıyor. Kovanların yanına çadır kuruyorlar. Kayıtlı arıcıların eşleri bu işin önemli oyuncuları.”

Kadınların sektördeki katkısını görünce, genç kadınları bu alana çekebilmek için bir proje başlatmış Bee’o. İki yıl önce başlatılan proje kapsamında Anadolu’da 15-35 yaş arası kadınlara eğitimler verilerek, bu alanda iş yapmak isteyen 50 kadına kovan desteği sağlanmış. Samancı projeyi şöyle anlatıyor: “Kadın arıcıların sayısı artmalı dedik. Biz arı sütü işi yapıyoruz. Arı sütünü kovandan toplamak, tıpkı halı dokumak gibi titiz bir el işçiliği gerektiriyor. Ham arı sütünün kilogram fiyatı 3 bin 500 TL. Çok kazançlı bir alan. Ve kadınların kazançları Anadolu’da eğitim ve gençlerin gelişimine gidiyor. Köylerdeki kadın ve genç kızlara arı sütü işini öğretiyoruz. Bir yandan eğitim, bir yandan da kovan veriyoruz. Şu anda 6 eğitmenimiz bu projede çalışıyor. Pandemi nedeniyle yüz yüze eğitimlere ara verildi. Bölgelerin arıcılar birlikleriyle çalışıyoruz. Adana, Mersin, Tekirdağ, Kırklareli, Bursa ve Tunceli’de 50 kadını sisteme dahil ettik. Yerel yöneticilerden de destek alıyoruz.”

‘Üç yıldır propolis tebliğini bekliyoruz’

Aslı Elif Tanuğur Samancı’nın verdiği bilgilere göre propolisin, bağışıklığı güçlendirdiğini ortaya koyan dünya çapında 119 bin araştırma var. Bu etki, toplum tarafından da gittikçe daha bilinir olduğundan pandemi döneminde propolis satışlarının artmasından dolayı oldukça mutlular. Ancak piyasadaki sahte ürünlerle savaşmanın hiç de kolay olmadığının altını çiziyor Bee’o yöneticileri. Yüksek gıda mühendisi olan Samancı, bu durumu şöyle açıklıyor:

“Sektörün en büyük problemi propoliste bir standart belirlenmemiş olmaması. Piyasada çok sayıda firma var ve aralarında ciddi kalite, fiyat farkı bulunuyor. Kesinlikle propolis olmayan ürünler, propolis diye satılıyor. Gerçek propolisin hammaddesinin kilogram fiyatı 400 TL. Biz işlenmiş ürünü 2 bin TL’ye mal ediyoruz. Çin’den gelen işlenmiş ürünün kilogram fiyatı ise 40 dolar. Hal böyle olunca, sektörde aynı çizgide firma bulmakta zorlanıyoruz. Piyasadaki propolisin yüzde 90’ı sahte. Bunun araştırmasını yaptık. Dünyanın farklı yerlerinden 130 numune topladık. 50’si Türkiye’dendi. Bunlar İTÜ’deki laboratuvarda analiz edildi. Görüldü ki yüzde 90’ının içinde etiketteki içerik bulunmuyor. Bakanlığa sonuçları sunduk. Bal Komitesi’ne propolis için çalışma talimatı verildi ancak üç yıldır sonuçlanmıyor. Bu standartların çıkmasını en çok yerli, küçük üreticiler istiyor. Dünyanın ikinci büyük arıcılık ülkesiyiz ama arıcılarımızı bu gibi durumlara karşı korumazsak üretim giderek azalabilir.”

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap