Arslantepe’de laiklik izleri var, ‘saray’a geçişi anlamaya çalışıyoruz

Vahap MUNYAR
Vahap MUNYAR İŞ DÜNYASINDA DİYALOG vahap.munyar@dunya.com

MALATYA’daki Arslantepe Höyüğü Kazı Başkanlığı’nı Prof. Marcella Frangipane’den devralan Doç. Francesca Balossi Restelli, geçenlerde bir işlem için Malatya’da notere gitti.

Noterdeki işlemler sırasında sıkça mühür kullanıldığını görünce Arslantepe Höyüğü’nü düşündü:

-        Arslantepe Höyüğü’nde M.Ö 3600’lerde kullanılan çok farklı mühür izlerini bulmuştuk. Mühür alışkanlığı gelişerek günümüze kadar uzanıyor.

Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan, UNESCO Dünya Kültür Mirası Kalıcı Listesi’ne giren Arslantepe Höyüğü’nü gezmek üzere davet etti, Ertuğrul Özkök, Kübra Par, Cengiz Semercioğlu ve Şirin Sever’le birlikte kente gittik.

Selahattin Gürkan, UNESCO’nun Arslantepe Höyüğü’nü “Dünya Kültür Mirası Kalıcı Listesi”ne almasına şöyle yaklaştı:

-        UNESCO, Malatya’nın insanlık için medeniyetin başladığı yer olduğunu tescilledi.

Şu noktanın altını çizdi:

-        Arslantepe’deki yönetim biçiminde dini etkinin olmadığı anlaşılıyor.

Arslantepe Höyüğü kazı alanı girişinde Doç. Francesca Balossi Restelli ile buluştuk. Gürkan, Prof. Marcella Frangipane ve Doç. Restelli’yi Malatyalı kabul ettiklerini belirtti:

-        Battalgazi Belediye Başkanlığım döneminde, 2007 yılında kendilerine fahri hemşerilik beratı vermiştik.

Doç. Restelli, Arslantepe Höyüğü’nde tarihin izlerinin Milattan Önce 5 bin yılına kadar uzandığını vurguladı:

-        Burada kazılar katmanlar halinde devam ediyor. Dünyanın en eski saray sistemi kalıntısına Arslantepe’de rastladık.

Irak’ta da aynı döneme ait kalıntıların olduğunu bildirdi:

-        Ancak, orada Arslantepe’deki kadar binalar ayakta değil. Burası dünyada tek.

Ekonomik ve sosyal sistemin Arslantepe’de başladığını kaydetti, Gürkan araya girdi:

-        Muhasebe sisteminin ilk izleri de burada yer alıyor.

Doç. Restelli, sürdürdü:

-        Ortada yazı yok ama mühür var. Her işlemi mühür ile çözmüşler. Maaşları ürünle ödemişler.

Arslantepe Höyüğü’nde turistlere açık gezilebilen alanın üzerindeki çatıyı işaret etti:

-        Buraya daha görkemli, gösterişli bir koruyucu çatı yapılabilirdi. Ancak, Arslantepe’deki kalıntıların dokusuna uygun ahşap çatıyı daha uygun gördük.

Duvar ve sıvalara dikkat çekti:

-        Buradaki kerpiç duvarlar, üzerindeki sıvalar hepsi orijinal.

Arslantepe’de laik devlet yapısı olduğunun anlaşıldığını vurgulayınca sorduk:

-        Bunu nasıl anlayabildiniz?

Yanıtladı:

-        Arslantepe’de yönetim işlerinin yürüdüğü alanın tapınak çevresi olmadığı dikkatimizi çekti. Yani, tapınakları işlerden ayrı tutmuşlar.

Geçen hafta iki çocuğa ait kemiklerin bulunduğu bölümde şu bilgiyi verdi:

-        Bu bölümde kazıları sürdürüyoruz. Burada saray sistemine nasıl geçildiğini anlamak istiyoruz.

Arslantepe Höyüğü, Malatya’nın ve Türkiye’nin önemli arkeolojik, tarihi varlıkları arasındaydı.

UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası Kalıcı Listesi’ne alması, Arslantepe Höyüğü’nü dünyada daha da öne çıkaracak.

Burada bulduğumuz tohumlar benin için altından daha değerli 

ARSLANTEPE Höyüğü Kazı Başkanı Doç. Francesca Balossi Restelli, kazı çalışmaları sırasında önemli miktarda tohum bulunduğunu belirtti:

-        Bulunan tohumları incelemeye aldık.

Malatya Büyükşehir Belediyesi ekibi şakayla karışık sordu:

-        Francesca, burada hiç altın buldunuz mu?

Doç. Restelli, şu yanıtı verdi:

-        Benim için bulduğumuz tohumlar altından daha değerli.

Ardından ekledi:

-        Bu yıl bir altın küpe bulduk.

Türkiye’de 2 ay çalışmak zorunlu oysa 1 ay kazı yeter

ARSLANTEPE Höyüğü Kazı Başkanı Doç. Francesca Balossi Restelli, İtalyan ekibin Arslantepe Höyüğü’ndeki kazı çalışmalarının 60 yıldır sürdüğünü belirtti:

-        Höyükte 30 yıl kazı başkanlığı yaparak emekli olan Prof. Marcella Frangipane, 28 yaşında başladığı Arslantepe kazılarında 45 sene çalıştı.

Arslantepe’ye ilk 1996’da öğrenciyken staj yapmak üzere geldiğini bildirdi:

-        Ondan sonra her yıl geldim ve çalışmalara katıldım. Kazı çalışmalarını yaz mevsiminde yılda 2 ay sürdürüyoruz. Yağışlar başlayınca işi durduruyoruz.

Sordum:

-        Neden 2 ay? Daha uzun süre çalışılamaz mı?

Şu yanıtı verdi:

-        Bence doğrusu yılda 1 ay kazı yapmak. Ancak, Türkiye’de 2 ay çalışmak zorunlu. Oysa, kazılarda bulunan objelerin, eserlerin incelenmesi, araştırılması ve anlaşılması için de zaman gerekiyor.

Sarayın bulunması çalışmalarını simule etmeyi planlıyoruz

ARSLANTEPE Höyüğü Kazı Başkanı Doç. Francesca Balossi Restelli, kazılar sırasında bulunan obje ve eserlerin müzede yer aldığını vurguladı:

-        Aslında gezilebilen kazı alanı ile buluntular arasında bir bağ kurmak, Arslantepe Höyüğü’nün anlaşılması açısından önemli.

Ardından ekledi:

-        Sarayın bulunmasını simule etmeyi planlıyoruz.

Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan, ekledi:

-        Saray aşamasının simülasyonunun izlenir hale getirilmesini düşünüyoruz.

UNESCO’nun listeye alması çok iyi oldu

YAPILARDA Enerji Verimliliği Derneği’nin (VERİMDER) toplantısı için ağustos ayı sonunda Malatya’ya gittiğimde Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan’ın odasında Arslantepe Höyüğü önceki Kazı Başkanı Prof. Marcella Frangipane ile karşılaştım.

Prof. Frangipane, UNESCO’nun Arslantepe Höyüğü’nü Dünya Kültür Mirası Kalıcı Listesi’ne alınması kararının verildiği toplantıya katıldığını belirtti:

-        O toplantıda dünyada farklı kültür varlıkları da görüşüldü. Arslantepe Höyüğü, Dünya Kültür Mirası Kalıcı Listesi için en güçlü adaydı. Nitekim karar da listeye alınması yönünde çıktı.

Ardından ekledi:

-        Arslantepe Höyüğü’nün UESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Kalıcı Listesi’ne alınması çok önemli bir adım oldu.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar