Asıl hedef akıllı malzemeler geliştirmek!

Yasemin SALİH
Yasemin SALİH İYİLİK FABRİKASI yasemin.salih@dunya.com

Alman endüstrisinin sembol kuruluşlarından Fraunhofer Enstitüsü, Avrupa'nın en büyük uygulamalı bilimler araştırma ve geliştirme organizasyonu konumunda. Akıllı otomobillerden beyaz eşya teknolojilerine kadar Almanya’nın dünyaya ihraç ettiği yüksek teknoloji markalarının arkasında bu enstitüdeki araştırmaların etkisi olduğu biliniyor. Dünya genelinde bilim insanlarının en çok çalışmak isteği enstitülerden biri olarak da öne çıkıyor.

Fraunhofer Enstitüsü’nün mühendislerinden biri olan Dr. Çağatay Elibol, üç yıl önce Türkiye’ye döndü. Türk-Alman Üniversitesi çatısı altında kurulan Uluslararası Yüzey Araştırmaları ve İnovasyon Merkezi’ni (UYAM) kurdu. 

Direktörlüğünü üstlendiği UYAM’da birçok şirketle ortak projeler yürütüyor. Bilimsel araştırmaları özel sektörün ihtiyaçlarıyla buluşturuyor. Kendi deyimiyle Türkiye’de Fraunhofer Enstitüsü’ne benzer iklimi yaratmaya çalışıyor. Kahramanı olduğu tersine göç hikayesinin en güçlü motivasyonu olarak da bu hedefi gösteriyor. 

Dr. Elibol liderliğindeki UYAM, geçtiğimiz günlerde çelik sektörünün oyuncularından Borçelik ile önemli bir Ar-Ge işbirliği için el sıkıştı. Bu işbirliğinin merkezinde, Türk-Alman Üniversitesi’nin sanayi işbirliği felsefesini ve ortaklığın hedeflerini konuşmak üzere Dr. Çağatay Elibol ve Borçelik Ar-Ge, Dijital Dönüşüm, Bilgi Teknolojileri ve Yönetim Sistemleri İcra Kurulu Üyesi Baran Burat ile bir araya geldik. 

Yüzey araştırmalarında hub eksiği var!

Borçelik ile yapılan anlaşmanın, vizyoner bir konsept içerdiğini söyledi Dr. Elibol, giriş yaparken, “Türk-Alman Üniversitesi, klasik devlet üniversitelerinden farklı. 38 Alman üniversitesinin konsorsiyumu var. Bu nedenle daha farklı bakıyoruz endüstrinin ihtiyaçlarına. Borçelik ile anlaşma yaparken de yüzey mühendisliğinin Türkiye’de bir kürsü olmadığından yola çıktık. Avrupa’da, Amerika’da bir kürsü olarak önemli yer tutar. Türkiye’de yüzey mühendisliği araştırmalarıyla ilgili bir hub yoktu. Bu eksiği kapatmak için UYAM kuruldu. Borçelik ile ileri nesil malzeme ve teknoloji geliştirme çalışmalarını konu alan bir protokol imzaladık” dedi.  

Protokolün ilk ayaklarından biri olarak Borçelik ile UYAM içindeki 180 metrekarelik alanda malzeme ve ileri teknoloji laboratuvarı kurulacak. Dr. Elibol, burada üniversitenin lisans öğrencilerinin de yer alacağının altını çizdi. Akademisyenlerin de araştırmalar yapacağı bu laboratuvardaki asıl hedeflerini ise şöyle özetledi: “Bu ilk etapta yedi yıllık bir proje. Biz bir araştırmayı yaparken fikrin ticarileşip ticarileşmeyeceğini düşünürüz. Tek gayemiz budur. Sanayi ile işbirliği yapmazsan, bunu anlayamazsın. Patentlenebilir ürün geliştirmek durumundayız. Bunun için Borçelik ile bir yıldır ön hazırlık yapıyoruz. Halen elimizde birkaç ay içinde 3-4 bilimsel yayın oluşturacak malzeme var. Benim asıl hedefim bu laboratuvarda; gelecek 10-20 yılı şekillendirecek akıllı malzemeleri geliştirmek. Borçelik ile orta vadede kendi kendini onaran akıllı malzemeler geliştirebiliriz.”

Dünya yılda 2,5 trilyon doları pasa harcıyor!

Borçelik İcra Kurulu Üyesi Baran Burat’ın hayali de Dr. Elibol’dan farklı değil. Dünyanın geleceğinde yüzey malzemeleri teknolojilerinin önemli yeri olduğunu vurgulayarak açıkladı amaçlarını. Dedi ki; “Korozyon (pas) yılda 2,5 trilyon dolarlık bir maliyete neden oluyor. Korozyonu engelleyen teknolojilerin yılda 400 ila 800 milyar dolarlık tasarruf sağlayacağı hesaplanıyor. Bu nedenle biz Borçelik olarak sadece çelik üreticisi değiliz; bu maliyeti düşürecek inovatif çözümler neler olabilir sorusuna yanıt bulmakta iştahlıyız. Aynı iştah Türk-Alman Üniversitesi ekibinde de olunca bir araya geldik. Hedefimiz 200 yıllık bir şirket olmak. Müşterilerimiz büyürken aynı oranda büyüyeceğimize inanıyoruz. Bunu yaparken dünyanın kaynaklarını verimli kullanmak, sürdürülebilir olmak, istihdama katkı sağlamak çok önemli. Bu yüzden UYAM’daki ortak çalışma ile yeni buluşlara imza atmayı, patentli ürünler geliştirmeyi hedefliyoruz.”

Üç kız mühendisin gözlerindeki ışık müthiş!

UYAM Direktörü Dr. Çağatay Elibol’a göre Türkiye’de gerçek anlamda üniversite-sanayi işbirliğinden bahsetmek için, geleneksel üniversite kodlarını kırmak şart. Bunun için de Avrupa ve Amerika’daki enstitü örneğini veren Elibol, “Ben bir araştırmacı olarak aynı zamanda haftada 28 saat ders veriyorum. Bu bir yoğrulma işi. Bizim burada 400’e yakın sanayi paydaşımız var. UYAM içinde aktif 10 firma ile araştırma yürütüyoruz. ERDEMİR’den Ford’a, Mercedes’ten ASSAN’a birçok sanayi kuruluşuyla protokollerimiz söz konusu. Benim Almanya’dan geri dönmemde buradaki özgür konseptin etkisi büyük. Bunu yaymak gerekiyor” dedi. 

Borçelik ile yürütülen projede üç kız öğrencinin aktif çalışacağını aktaran Elibol, böyle araştırmalarla beyin göçünün önlenebileceğinin de altını çizdi. Elibol, “Kız öğrencilerimin bir sonuca vardıklarında gözlerindeki ışık müthiş. Beyin göçü ancak böyle çalışmalarla engellenebilir. Bu öğrenciler katma değer yaratan projelere dahil edilmeli” diye konuştu. 

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar