Avrupa futbolunda rekabet kimden yana?

Tuğrul AKŞAR
Tuğrul AKŞAR EKO-SPOR taksar@gmail.com

Avrupa futbolu son yirmi yılda hiç olmadığı kadar parasallaşıp finansallaştı. 1990-2000 arası ticari karakteri daha baskın olan Avrupa futbol yapılanması, UEFA aracılığıyla bir dönüşüm sürecine sokularak, finansal bir niteliğe büründürüldü. Ortaya çıkan bu yapı, ligler arasında Avrupa futbol kaynaklarının ve gelirlerinin dengesiz ve adil olmayan dağılımını daha da artırdı. Bu değişim ve dönüşüm sürecinde Avrupa’da gelirlerin beş büyük lige aktığı, sermaye yoğunlaşmalarının ve servet birikiminin en üst düzeye çıktığı merkez ligler diye nitelendirdiğimiz kartelci bir yapılanma oluştu. Bu ligler doğal olarak, sportif performansta rekabet üstünlüklerini kalıcılaştırıp Avrupa kupalarını tekellerine aldılar. Avrupa futbolunu sportif, ekonomik ve finansal olarak domine eden, futbol pastasından daha fazla pay alan bu kartelci yapıya Merkez Lig yapılanması diyorum.

UEFA'ya bağlı 55 ülke federasyonu bulunuyor. Bu liglerden İngiliz Premier Lig, Alman Bundesliga, İspanyol La Liga, İtalyan Serie-A ve Fransız Lig1 Merkez Ligler’i oluşturuyor. Avrupa futbolunda UEFA’ya bağlı diğer elli ülke ise Çevre Ligler’i temsil ediyor. Bu liglerden içerisinde Hollanda, Rusya, Türkiye, Portekiz, Avusturya, Belçika, İskoçya, Norveç, İsveç, Danimarka, Polonya, Avusturya, Yunanistan gibi ligler ise Yarı Çevre Ligler’i oluşturmaktalar.

Diğer tarafta ise, bu gelişim ve değişimden yeterli payı alamadığı için ekonomik, finansal ve sportif rekabet güçlerini yitiren; giderek yoksullaşıp finansal kriz sarmalına giren Çevre Lig yapılanması bulunuyor. Ekonomik yetersizlik ve kırılgan mali yapıları ile bu ligler, Merkez Ligler karşısında rekabet edemez duruma geldiler. Avrupa futbol kaynaklarından ve gelirlerinden yeterli payı alamayan Çevre Ligler, rekabeti devam ettirebilmek için yoğun borçlanmaya yöneldiler.  

Merkez ile çevre ligler arasındaki gelir farkları milyar Euro’lar seviyesinde

Avrupa futbolunda Merkez-Çevre Lig yapılanmasında en önemli ayrımlardan birisini bu liglerin yıllık gelirleri arasındaki fark belirliyor. Beş büyük ligin (Premier Lig, La Liga, Bundesliga, Serie-A ve Lig1) yıllık gelirleri milyar Euro üzerinde gerçekleşmektedir. Yarı Çevre (semi-periferi) olarak nitelendirdiğimiz ligler ise 100 milyon Euro ve üzeri gelir yaratan liglerdir. 1 ile 10 milyon Euro arasında geliri olan ligler ise diğer Çevre Ligler’dir.

Merkez Ligler’de kulüp başına ortalama gelir 272 milyon Euro düzeyindeyken, bu tutar Yarı Çevre Ligler’de 84,7 milyon Euro, Diğer Çevre Ligler’de ise kulüp başına ortalama gelir 810 Bin Euro seviyesindedir. Yani, Merkez Ligler ile yarı Çevre Lig kulüpleri arasındaki ortalama gelir farkı 3,2 kat; merkez Ligler ile Çevre Ligler arasındaki gelir farkı tam 312 kat kadardır. Merkez Ligler’de lig başına ortalama gelir tutarı 3.8 milyar Euro iken, Çevre Ligler’de lig başına ortalama gelir 204 milyon Euro olarak gerçekleşmiştir. 

Merkez liglerin servetleri, çevre liglerin tam otuz üç katına ulaşıyor!

Liglerin bonservis bedellerinin konsolide edilmesiyle oluşan lig değerlerinde Avrupa’nın en fazla servete sahip ligi olarak 8.84 milyar Euro’luk değeriyle İngiliz Premier Lig’i görüyoruz. Premier Lig’i 5,11 milyar Euro’luk değeriyle İtalyan Serie-A izliyor. İspanyol La Liga’nın 4,85 milyar Euro, Alman Bundesliga’nın 4,52 Milyar Euro ve Fransız Lig1’in de 3,55 milyar Euro lig değeri, kadro servetlerine sahipler. Yani, Avrupa futbol aktiflerinin %77’si Merkez Ligler’e ait…34,9 milyar Euro’ya ulaşan Avrupa futbol aktiflerinin 26,9 milyar Euro’luk kısmı Merkez Ligler’in.  

Yarı Çevre ligler içinde milyar Euro’nun üzerinde servete sahip sadece iki lig bulunuyor. Bunlardan Portekiz Liga Nos 1.16 milyar Euro ve Hollanda Eredivisie de 1,03 milyar Euro’luk kadro değerlerine sahipler. Süper Lig’in sahip olduğu kadro değerleri üzerinden serveti ise 814,2 milyon Euro.  

Merkez Liglerde lig başına ortalama lig değeri 5,38 milyar Euro olarak gerçekleşirken, Çevre Liglerde lig başına ortalama kadro serveti 160 milyon Euro düzeyinde. Yani, Merkez ile Çevre Ligler arasındaki servet farkı lig başına ortalama 5,220 milyon Euro. Bir diğer ifadeyle Merkez Liglerin sahip oldukları kadro değerleri üzerinden servetleri, Çevre Ligler’in servet değerlerinin tam 33,6 katına karşılık geliyor.  

Yukarıdaki açıklamalarımızdan da görülebileceği üzere, Merkez Ligler’de lig başına ortalama gelir tutarı 3.8 milyar Euro iken, bu liglerde lig başına ortalama servet 5 milyar 380 milyon Euro olarak gerçekleşti. Buna karşın, Çevre Ligler’de lig başına ortalama gelir 204 milyon Euro olarak gerçekleşirken, lig başına ortalama lig değeri de 160 milyon Euro oldu.

Gelir dağılımı ve servet paylaşımındaki bu dengesizliğin en tipik yansımasını ise Lig ve kulüplerin bonservis bedelleri üzerinden hesaplanan takım değerleri arasındaki derin uçurumlarda görüyoruz. Bu kapsamda Merkez Ligler’de lig başına ortalama lig değeri ile Çevre Ligler’in ortalama lig değerleri arasında Merkez Ligler lehine 5.084 milyon Euro’luk değer farkını görüyoruz.  

Özetle; 2000’den itibaren Avrupa futbolunda UEFA eliyle oluşturulan yeni futbol yapılanmasının bir tarafında, Avrupa futbol kaynaklarının ve varlıklarının önemli bir kısmına sahip, refah içindeki zengin Merkez ligler; diğer tarafta da Merkez Liglere payandalık görevini üstlenen, borçlanmaya dayalı rekabet modeliyle finansal krizler sarmalına girip yoksulluğa sürüklenen Çevre Lig yapılanması bulunuyor. Bu dönüşüm sürecinde Avrupa’da ligler arasında gelir, servet ve sportif bakımından Merkez Ligler lehine, Çevre Ligler aleyhine haksız rekabete dayalı yeni bir futbol örgütlenmesi gerçekleşti, buna göre rekabet yeniden düzenlendi

Avrupa futbol gelirleri merkez liglere akıyor

Avrupa futbolunun parasal gelirleri son yirmi yılda % 416 artarak, 28,9 milyar Euro’ya ulaştı. Bu süreçte Merkez liglerin gelirleri %396 artarak 19,9 milyar Euro’ya; Çevre Liglerin gelirleri de % 467 artarak 9 milyar Euro’ya ulaştı. 

 

Tablo 1- Avrupa Futbol Gelirlerinin Paylaşımı

Bu süreçte Merkez Liglerde ortalama gelir % 720’lik bir artışla 484,8 milyon Euro’dan, 3.98 milyar Euro’ya ulaşırken; Çevre Liglerde ortalama gelir artışı da % 467 lik artışla, 31,7 milyon Euro’dan 180 Milyon Euro’ya yükseldi. Buradan da görülebileceği üzere, Merkez Ligler ile Çevre Ligler arasında nominal olarak lig başına ortalama gelir farkı 3,8 milyar Euro olarak gerçekleşti. Merkez Ligler’de ortalama gelir Çevre Ligler’de lig başına ortalama gelirin tam 21,1 katına yükselmiş oldu.

Merkez Ligler’in kaynaklarına göre 2018/19 sezonu itibariyle elde ettikleri gelirler tablo:7’de gösterilmektedir. Bu tabloya göre Premier Lig yıllık yarattığı 5.851 milyon Euro’luk geliriyle ilk sırada yer alıyor. Premier Lig’i 3,375 milyon Euro’luk geliriyle İspanyol La Liga izliyor. Almanya 3,345 milyon Euro, İtalyan Serie-A 2,495 milyon Euro ve Fransız Lig1’de 1,902 milyon Euro gelire sahipler.

Merkez Ligler içinde Premier Lig’in payı % 20’ye ulaşıyor. Merkez Ligler’in alt liglerinin gelirleri de dahil Merkez Ligler’in toplam Avrupa futbol gelirleri içindeki payı %70’e yükseliyor. 

Merkez Ligler’e kulüp başına ortalama gelir 173,6 milyon Euro olarak gerçekleşirken, kulüp başına en fazla ortalama gelir ise 293 milyon Euro ile Premier Lig’de görünüyor. Yarı Çevre Ligler içinde Rusya Ligi 752 milyon Euro’luk geliriyle ilk sırada yer alırken, Türkiye Ligi 748 milyon Euro ile yarı Çevre Ligler içinde yarattığı gelir bakımından ikinci sırada kendisine yer buluyor.

Tablo 2- Yarı Çevre Liglerde Bazı Temel Göstergeler (Gelirler- Milyon Euro) 2018/19

 

Yarı Çevre Liglerde kulüp başına ortalama gelirlere bakıldığında ise, Rus Ligi kulüplerinde ortalama gelir 47 milyon Euro iken, Süper Lig’de kulüp başına ortalama gelir 42 milyon Euro olarak gerçekleşmiş durumda.  

Yarı Çevre Liglerde Ücretler/ Gelirler rasyosu içinde ise en yüksek orana % 79 ile Türkiye sahip görünüyor. Türkiye’yi % 75’lik oranla Portekiz ligi takip ediyor. Yarı Çevre ülkelerde bu rasyonun pandemi ile birlikte daha da yükselmesi, kulüpleri çok önemli bir finansal darboğaza sürükledi. Düşen gelirler ortamında, bir türlü ücretlerde gerekli maliyet indirimlerini sağlayamayan Çevre Ligler, önemli maliyet oluşturan oyuncuları serbest bırakmak durumunda kaldılar. Bu da onların rekabet güçlerini olumsuz etkileyen önemli bir faktör olarak karşımıza çıkıyor.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Finansal futbol 18 Eylül 2020