29 °C
A. Levent ALKAN
A. Levent ALKAN aleventalkan@gmail.com

Avrupa ülkeleri içinde neredeyiz?

Bir söylencedir gidiyor şu dünya vatandaşlığı. Daha dolar egemen para sisteminden kurtulamamış bir dünyada yaşarken bu, olsa olsa bir hayaldir. Teknolojik gelişme o olgunluğa erişebilmeli ve ABD de senyoraj hakkından feragat etmelidir. İki dağ gibi sorun. Biz alanı biraz daraltıp, Avrupa’daki gerçekliğe bakalım.

Irk, cinsiyet, din, dil, mezhep farklarının yer almayacağı bir dünya kardeşliği, COVID-19’un gergin ortamında olsa bile, ölümü ensesinde hisseden insanlık için mümkün olabildi. İnsanlığın geçmişinde böylesine bir hızla yayılabilen ve ölümcül olabilen başka bir salgın bilinmiyor. İletişimin sağladığı hızla bu farklılık yaşandı. İnsanları hiç olmadığı kadar geniş ölçekte topladı. Ortak bir kaderde birleştirdi. 1963’de Kruchev ile Kennedy karşı karşıya gelmişlerdi. ABD ve Rusya üzerinden tüm dünya, nükleer tehdidi iliklerine değin hissetmişti. Bölgesel savaşlar bugün hala sürdürülüyor. Bir yandan da insanlık, kendini tehdit eden her koşulda olduğu kadar bu kez de, ideal olanı aramaktan vazgeçmiyor.

COVID-19 tüm dengeleri altüst etmiştir, ancak bir şey hariç. Dünya ülkeleri arasındaki rekabet yer yerinde durmaktadır. Bugün ben vatandaşın kazandığı paranın ona ne kadar yettiğini sorguluyorum. Sorunun yanıtı için kişi başına milli gelirimize ve bireysel tüketiminize ihtiyaç duyuyorum. Ve tabii, diğer 37 Avrupa ülkesinin de…

Dağına göre kar yağar

Para birimi olarak Euro’yu kullanan 27 ülke ortalamasını 100 kabul eden bir karşılaştırmayı tabloda görmektesiniz. Bazı verilerde TÜİK, EUROSTAT ile birlikte çalışıyor. Satınalma Gücü Paritesi Avrupa Birliği İstatistik Ofisi (EUROSTAT) ortaklaşa çalışmasında 2017, 2018 ve 2019 verileri yeni yayınlandı. 2017- 2019 arasını kapsayan 3 yıllık dönemde ülkelerin kişi başı GSYH’ları ve Bireysel Tüketimleri Endeks değerlerinin ortalamaları incelenebilir. Her bir yıla kıyasla bu ortalama çok daha objektiftir. Kişi başı gelir düzeylerini bireysel tüketimlerine oranlamak, “her bir ülkenin gelirlerinin kendi bireysel tüketimlerini ne ölçüde yeter?” sorusuna yanıt olur. Tabloda İrlanda ve Lüksemburg farklı türde ülkelerdir. Bu nedenle grafikte bunlara yer veremedim. Kalan 36 ülkeyi de 6 gruba ayırmak gerektir. Birinci grup; İsviçre, Malta, Norveç, Hollanda, Danimarka’dan oluşur. İkinci grup; Estonya, İzlanda, Macaristan, Çekya, Slovenya, İsveç, Avusturya’dır. Üçüncü grup; Belçika, Slovakya, İspanya, Almanya, Finlandiya, Hırvatistan, Letonya, İtalya olurken, dördüncü grupta Türkiye’de yer almaktadır. Grup Fransa, Türkiye, Güney Kıbrıs, Portekiz, İngiltere ve Polonya’dan ibarettir. Beşinci grupta Bulgaristan, Litvanya, Romanya, Kuzey Makedonya, Yunanistan ve altıncı grupta Sırbistan, Karadağ, Arnavutluk, Bosna Hersek bulunmaktadırlar.

Avrupa’daki yerimiz, kendi yağımızda kavrulduğumuzu işaret ediyor. Grubumuzda Fransa ve İngiltere gibi ülkeler de bulunuyor olması, Cumhuriyet Türkiye’sini ideal hedeflerden saptırmamalıdır. Küresel rekabet ortamında gelir üretmek, elbette kolay bir şey değildir. Maliyeti düşürürken geliri artırabilmek de öyle... Her şeye rağmen nüfusumuz genç, turpun büyüğü daha heybemizde durmaktadır. Tarımı ve taşıma altyapısını teröre rağmen ülkenin doğusuna kaydırabilirsek, bu işi başarabiliriz. En zengin doğal kaynağımız güneştir. Güneş enerji santralleri, bize çok farklı ufuklar açabilecektir. Bu çok yönlü muazzam bir kapıdır. Neden bu alanı Almanlara kaptırıyoruz, bir türlü anlayabilmiş değilim.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap