Avrupa’da otomotivde strateji değişikliği: Çin rekabetinin gölgesinde yeni dönem

Avrupa Komis­yonu, otomo­tiv sektörüne yö­nelik iklim hedef­lerinde önemli bir revizyona gittiğini açıkladı. AB oto­mobil üreticileri­nin, yasalarda da­ha önce belirle­nen %100 yerine, 2035’ten itibaren CO2 emis­yonlarında %90’lık bir azal­maya uymaları gerekeceğini duyurdu. Ayrıca Mart 2023’te kabul edilen ve içten yanmalı motorlu (ICE) araçlara yöne­lik toptan yasağı öngören dü­zenleme de yürürlükten kal­dırdı. Bu kapsamda AB oto­mobil üreticileri, 2035 yılına kadar emisyonlarını %90 ora­nında azaltmakla yüklümü olacak.

2035 yılına ilişkin hedef­ler, Avrupa Birliği’nin 2050 yılına kadar iklim nötr olma vizyonunun temel yapı taşla­rından biri olan Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında şekil­lenmişti. AB, 2022 yılında al­dığı kararla, yeni içten yanma­lı motorlu araçların satışını yasaklamayı stratejik bir he­def olarak belirlemişti.

Otomotiv sektöründen gelen baskılar

Otomotiv sektöründe yasa­ğın devam ettirilmesi ve elekt­rifikasyona daha fazla yatırım yapılması yönünde bazı çağrı­lar olsa da otomobil üreticile­rinin büyük çoğunluğu, Çin ve Amerika Birleşik Devletleri’n­den gelen rekabet karşısında işletmelerinin yok olma tehli­kesiyle karşı karşıya olduğunu iddia ederek AB’nin politikala­rını yeniden gözden geçirme­sini talep ediyorlardı. Özel­likle otomotiv endüstrisine bağımlı ekonomilerde artan sosyal ve ekonomik baskılar, AB içinde yasağın geri çekil­mesine yönelik ciddi tartışma­ları beraberinde getirdi.

Otomobil üreticileri, Çin’in rekabeti, yüksek enerji fiyat­ları, bataryalar da dâhil olmak üzere otomobil parçalarının kıtlığı ve AB’de finansal ve ver­gi desteğin azaldığı elektrikli araçlara yönelik yetersiz tüke­tici talebini öne çıkardılar.

Son kararlar ile birlik­te kalan %10’luk emisyonun, “AB’de Üretilmiş” düşük kar­bonlu çelik veya sürdürüle­bilir yakıtlar kullanılarak te­lafi edilmesi gerekecek. AB, otomotiv sektöründen gelen ve son dönemde artan açık­lamalar ardından, dizel veya benzinle çalışan yeni otomo­billerin satışına ilişkin 2035 yasağını kaldırırken; üretici­ler, kalan %10’luk emisyonu, AB’de üretilen düşük karbon­lu çelik veya e-yakıtlar ve bi­yoyakıtlar gibi sürdürülebilir yakıtlar kullanarak telafi et­mek zorunda kalacaklar.

AB otomotiv sektörü için kararın anlamı

Alınan kararla birlikte sek­törün, 2035 sonrasında elekt­rikli araçların yanı sıra şarj edilebilir hibritler, hibritler ve içten yanma araçları üret­meye devam etmesine izin ve­rilecek. AB, tamamen elekt­rikli araçların da ve AB’de üretilen küçük, uygun fiyat­lı elektrikli otomobiller için teşvik edileceğini belirtti. Bu değişim ile, Avrupa otomobil üreticileri daha fazla esnekli­ğe sahip olurken, yeni strateji AB için 2035’ten sonra batar­yalı elektrikli araçlardan baş­ka teknolojilerin de piyasaya sürülebileceğinin açık bir işa­reti olarak da görülüyor.

AB otomotiv üreticileri için yeni dönem

Alman otomotiv devinin Dresden’deki tesisinde araç üretimini durdurması bekle­niyor; bu, otomobil üretici­sinin 88 yıllık tarihinde Al­manya’daki üretimini ilk kez durdurması anlamına geliyor. AB’de birçok ülke 2035 içten yanmalı motorlu araç yasağı­nı yeniden gözden geçirmesini ve yasa kapsamında hibrit araç satışını değerlendirmesini is­teyen ülkeler, Fransa ve İspan­ya yasağı korumak istedi.

Bu ülkeler geleceğin elekt­rikli araçlara ait olduğu görü­şüyle, şarj altyapısının yay­gınlaştırılması sürecinde desteklerin azaltılmaması ge­rektiğini savundu. Üreticile­rin gerçekleştirdiği büyük öl­çekli yatırımlar ve pazara su­nulan 300’ü aşkın elektrikli model, bu yaklaşımın temel gerekçeleri arasında yer aldı.

E-mobilite için bu karar daha fazla belirsizlik yaratır­ken, elbette tüketiciler han­gi teknolojiyi kullanmak is­tediklerine karar verme öz­gürlüğüne sahip olacaklar. Bununla birlikte, artan çevre­sel farkındalık ve teknolojik gelişmeler, tüketicilerin oto­motivin uzun vadeli geleceği­nin elektrikli çözümler etra­fında şekilleneceği yönünde giderek daha bilinçli hareket ettiğini gösteriyor.

Yazara Ait Diğer Yazılar