Avrupa’nın kaynama noktası…
Yerkürede Avrupa, diğer kıtalardan daha hızlı ısınıyor. Avrupa’da her yıl rekor sıcaklık, kuraklık, aşırı hava olayları ve yangınlar giderek daha sık rastlanır hale geldi. Geçtiğimiz hafta hava sıcaklığı nedeniyle Fransa’da bin kişi hayatını kaybetti. Almanya Meteoroloji Dairesi (DWD), gündüz sıcaklığının 41,4 dereceyle rekor kırdığı ve gece sıcaklığın 29,4 derece olarak ölçüldüğünü açıkladı. Avrupa, iklim değişikliğinin etkilerini en hızlı hisseden kıta artık…
Avrupa’nın büyük bölümü sıcak hava dalgasının etkisi altında. Her gün yeni bir rekor kırılıyor. Kuzey’de İngiltere ve İrlanda’da, Batı’da Almanya ve Fransa’da, Güney’de ise İspanya ve İtalya’da hava sıcaklıkları mevsim normallerinin çok üzerinde. Avrupa’daki bu sıcaklıklar “ısı kubbesi” adı verilen hava olayları, Kuzey Afrika kaynaklı olan, güçlü ve yavaş hareket eden yüksek basınç sistemi, sıcak havayı Avrupa üzerinde kaynayan bir tencerenin kapağı şeklinde hapsediyor.
Avrupa Birliği (AB) Copernicus İklim Değişikliği Servisi’ne göre, son 25 yılda bu tür hava sistemleri Avrupa’da daha sık görülmeye başladı. Bu durum da sıcak hava dalgalarının daha sık ve daha şiddetli yaşanmasına yol açıyor. İngiltere merkezli iklim bilimcilerin oluşturduğu World Weather Attribution (WWA) girişiminin, 2003 yılından bu yana Avrupa’da yaşanan çok sayıda sıcak hava dalgası üzerine yaptığı analizler, “bu aşırı hava olaylarının insan kaynaklı iklim değişikliği nedeniyle çok daha olası ve daha şiddetli hale geldiği”ni ortaya koydu.
Avrupa İklim Durumu Raporu’na göre, kıtanın en az yüzde 95’i 2025 yılında ortalamanın üzerinde sıcaklıklar yaşadı. 30 derecenin üzerindeki sıcak hava dalgaları Kuzey Kutup Dairesi’ne kadar ulaştı. Deniz yüzeyi sıcaklıkları ise şimdiye kadarki en yüksek seviyeye çıktı. Raporun hazırlanmasına katkı sunan kuruluşlardan Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi’nin yöneticilerinden Florian Pappenberger, “Avrupa en hızlı ısınan kıta ve bunun etkileri şimdiden çok ağır hissediliyor” saptaması yapıyor.
Avrupa, küresel ortalamanın yaklaşık iki katı hızla ısınıyor. Avrupa’daki ortalama sıcaklık, 19’uncu yüzyılın sonlarındaki sanayi öncesi döneme kıyasla 2,5 derece arttı. Dünya genelindeki ortalama artış ise 1,4 derece olarak ölçüldü. AB Copernicus verilerine göre, Kuzey Kutbu (Arktik) çevresindeki ortalama sıcaklık artışı şimdiden 3,3 derecenin üzerinde. Bunun nedenlerinden biri, buzların erimesiyle ortaya çıkan koyu renkli okyanus yüzeylerinin güneş ışığını yansıtmak yerine emmesi. “Albedo etkisi” olarak bilinen bu süreç Avrupa’da da görülüyor.
Alplerin yüksek kesimleri gibi geçmişte yıl boyunca veya yaz sonuna kadar karla kaplı kalan bölgeler artık giderek daha uzun süre karsız kalıyor. Koyu renkli zeminler güneş ışınlarını uzaya daha az yansıttığı için ısınma hızlanıyor. Bilim insanları Avrupa’daki ısınmayı, batıdan Avrupa’ya doğru uzanan ve “jet akımı” olarak nitelendirilen yüksek irtifadaki rüzgâr değişimleriyle de ilişkilendiriyor. Geçmişte daha istikrarlı olan bu güçlü hava akımları iklim değişikliği nedeniyle bozuldu. Bunun sonucu olarak aşırı hava olayları daha uzun süre etkili olmaya başladı.
Isınmanın sebebi temiz hava
Avrupa İkliminin Durumu 2025 raporuna göre, 1980’lerden bu yana uygulanan daha sıkı hava kalitesi kuralları, hava kirliliğini azaltırken sıcaklıkların yükselmesine de katkı sağladı. Çevre sorunlarını önceleyen Avrupa aldığı sıkı önlemler diğer taraftan hava sıcaklığının artmasına neden oldu.
Temiz hava düzenlemeleri öncesinde araç egzozlarından ve fabrika bacalarından çıkan sülfat ve nitrat parçacıkları güneş ışığını yansıtarak kıtanın serinlemesine yardımcı oluyordu. Bu parçacıklar, sera gazlarının yol açtığı ısınmanın bir bölümünü dolaylı olarak dengeliyordu. Birleşmiş Milletler (BM) Dünya Meteoroloji Örgütü ile İngiltere Meteoroloji Kurumu’nun en son raporuna göre, önümüzdeki beş yıl içinde küresel ortalama sıcaklıkların rekor seviyelere yaklaşması bekleniyor.
Raporda, 2031’den önce dünyanın şimdiye kadarki en sıcak yılını yaşamasının “muhtemel” olduğu belirtiliyor. İklim bilimcilere göre yeni yüzyılla birlikte “yenilenebilir enerji”nin hızla yaygınlaşması, küresel ısınmayı en kötü senaryolardan uzaklaştırdı. Soğuk Avrupa ülkeleri kaynama noktasına hızla yaklaşırken, ülkeleri yönetenler yurttaşlarını korumak için hızla önlemler almanın yollarını arıyor…