Az kaldı, biraz daha sabır
TCMB’nin Enflasyon Raporu, Başkan Fatih Karahan’ın sunumuyla yarın yayımlanacak. Raporda TCMB’nin enflasyon ve büyüme tahminlerinde yapacağı revizyonlar ile bu tahminlere ulaşmak için izleyeceği para politikasına ilişkin sinyaller yakından takip edilecek.
TCMB’nin politika faizini karara bağlayacağı ilk toplantı ise 10 Eylül’de yapılacak. Ancak TCMB, bu toplantıyı beklemeden de faiz indirebilir. Mevcut durumda TL likidite koşulları sıkı tutularak bankalararası piyasada faiz %40’ta tutuluyor. TCMB fonlama faizini, likidite koşullarını gevşeterek, PPK toplantısını beklemeden de mevcut politika faizi olan %37’ye çekerek 3 puanlık bir indirime gidebilir.
Yurt dışı koşullar hâlen buna izin vermese de TCMB’nin son dönemde talepte görülen yavaşlamayı ve bunun enflasyona olumlu yansımaya başlamasını nasıl değerlendirdiği önemli olacaktır. Bu gelişmeleri gerekçe göstererek, yurtdışı şartlar izin verirse, PPK toplantısından önce parasal gevşemeye gidip gitmeyeceğine ilişkin sinyaller toplantıda yakından izlenecektir.
Enflasyon koşulları olumluya döndü
Haziran ayından bu yana enflasyon koşullarının ve görünümün daha olumluya dönmeye başladığına ilişkin erken sinyalleri ve bunun nedenlerini paylaşmıştım.
İç talepteki yavaşlamada altın fiyatlarındaki düşüş, zayıf istihdam görünümü ve kredi vadelerinin kısalması gibi unsurların rolünü ayrıntılı biçimde incelemiştim. Talep koşullarının enflasyon üzerindeki olumlu etkisinin görülmeye başladığına işaret eden ilk sinyalleri ise Mayıs enflasyonunu değerlendirirken ele almıştım. Özellikle Temmuz enflasyonuyla birlikte ana eğilimdeki iyileşme daha görünür hâle geldi.
TCMB’nin para politikası değerlendirmelerinde kullandığı altı çekirdek eğilim göstergesinin ortalamasıyla oluşturduğu enflasyon ana eğilim göstergesi, art arda 3 ay gerileyerek Temmuz ayında %1.8 ile geçen yılın son çeyreğinden bu yana en düşük seviyesine indi. Bu gerçekleşme, TCMB’nin Ağustos ayında ana eğilimde artış yaşanacağı yönündeki beklentisinden daha olumlu oldu.
Ayrıca TCMB’nin güvenilir bir eğilim göstergesi olarak öne çıkardığı medyan enflasyon, Temmuz ayında aylık %1.6’ya gerileyerek yılın en düşük seviyesine indi. Üstelik Temmuz enflasyonundaki bu olumlu görünüm, SGK katılım payındaki artışın manşet enflasyonu 0.22 puan, çekirdek C enflasyonunu ise 0.35 puan yukarı yönlü ek katkı yapmasına rağmen gerçekleşti.
Hâlâ erken
Ancak enerji fiyatlarındaki artış ve eşel mobil uygulamasından çıkılması nedeniyle manşet enflasyon hâlâ çok yüksek ve yakın dönemde de yüksek kalacak gibi görünüyor. Sigara fiyatlarındaki vergi kaynaklı artış da enflasyonu yukarı çekecek.
Ağustos ayında enerji ve sigara fiyatlarındaki artışın aylık enflasyona 0.5 puan civarında katkı yapmasını bekliyoruz. Gıda fiyatları da olumlu yağış koşullarına rağmen o kadar iyi seyretmiyor. Bu nedenle, büyük ölçüde dışsal etkilerle Ağustos ayında aylık enflasyon %2civarında gerçekleşebilir. Bu durumda yıllık enflasyon da Temmuz ayındaki %31.8’e yakın kalacaktır. Enflasyonun son 1 yıldır %30’un biraz üzerinde takılı kalması, bu seviyedeki katılığın daha görünür hâle gelmesine neden oldu. Bu da uzun vadeli enflasyon beklentilerinin yükselmesine yol açıyor ki bu da enflasyondaki katılığı daha da perçinliyor.
Son dönemde enflasyon eğiliminde görülen iyileşme, biraz sabır gösterirsek bu katılığın kırılabileceğine işaret ediyor. Ancak yeni başlayan bu olumlu eğilim hâlâ kolayca tersine dönebilir. Örneğin TCMB’nin bu gelişmeleri gerekçe göstererek yarınki Enflasyon Raporu’nda para politikası duruşunda gevşeme sinyali vermesi veya sonrasında şartlar oluşmadan erken bir parasal gevşemeye gitmesi, olumlu eğilimi tehlikeye atabilecek bir adım olur.
Enflasyondaki düşüşün devam etmesi ve aylık enflasyon eğiliminin hedeflerle uyumlu biçimde gerilemesi için mevcut duruşun bir süre daha korunması ve talepteki zayıflamanın tolere edilmesi gerekecektir. Aksi takdirde, enflasyondaki katılığın kırılmaya başladığına dair güven oluşması ve enflasyon beklentilerinin gerilemesi kolay olmayacaktır. Enflasyon beklentilerinde iyileşme olmadan da kalıcı bir dezenflasyon sürecinden söz edemeyiz.