Babaları, ‘Pandemi var restoran açılmaz’ dedi onlar Ferida ile yola çıktı

Vahap MUNYAR
Vahap MUNYAR İŞ DÜNYASINDA DİYALOG vahap.munyar@dunya.com

SANCAK (Sırbistan) kökenli Ahmet Özbayrak, Mehmet Özbayrak, Eyüp Özbayrak ve Süleyman Özbayrak, Semco Tekstil ile erkek üst giyimi üzerine Merter ve Laleli’de çalışırken ailenin ikinci kuşağından iki kuzen Orhan ve Semih Özbayrak, pandeminin en zor döneminde kafa kafaya verdi:

- Yurt dışında fuarlara gittiğimizde aklımızdan hep restoran açmak geçiyordu. Bu proje için şimdi kolları sıvasak mı?

İki kuzen Orhan ve Semih, ailenin sektöre pek de uzak olmadığını düşündü:

- Ailemizin Sırbistan’ın kayak merkezi bölgesi olan Kapovnik’te 3 butik oteli var. O otellerin içinde restoranlar yer alıyor.

Orhan Özbayrak ve Semih Özbayrak, konuyu babalarına açtı:

- Biz temelde memleketimizde Boşnak lezzetlerinin sunulacağı bir restoran açmayı düşünüyoruz.

Babalardan itiraz geldi:

-  Pandemi ortamında restoran işine girmek de nereden çıktı? Pandemiden en büyük restoranlar yedi. Bunun farkında değil misiniz?

Orhan ve Semih Özbayrak, babalarının karşı çıkmasına rağmen restoran işine girme konusundaki çalışmalarını sürdürdü. Bu dönemde, yani bu yılın başlarında yolları ünlü şef Murat Bozok’la kesişti.

Bozok, yılların deneyimi ve uzmanlığı ile şu öneriyi ortaya koydu:

- Temelde Boşnak lezzetleri olsa da açılacak mekanın “Boşnak Restoranı” gibi konumlanmamasında yarar var. Burası brasserie (Fransız restoran türü) şeklinde olmalı.

Daha önce Ataköy’de ikamet eden Semih Özbayrak Zeytinburnu sahilindeki Büyükyalı’ya taşınmıştı. Açacakları mekan için Büyükyalı’nın içindeki Fişekhane bölgesini düşündü.

Mekan da bulununca açılacak brasserieye isim arayışına girildi. İki kuzen, tek isimde birleşti:

- Mekanın adı “Ferida” olsun… Babaannemizin adı Ferida. Yani, Türkçe’de Feride olarak kullanılan isim. Babaannemizin nüfusunda Ferida yazıyor. Bizim mekana bu isim çok yakışır.

Geçenlerde yolum Büyükyalı Fişekhane’deki Ferida’ya düştü. Orhan Özbayrak, Semih Özbayrak ve Murat Bozok’la buluştum. İki kuzen Bozok’a döndü:

- Biz danışman şef ararken Murat Bey’i bulduk. Çok da iyi oldu. Bize büyük katkıları var.

Orhan ve Semih Özbayrak, Ferida’nın kapılarını 3-3.5 ay önce açıp hizmete başladığını belirtti:

- Ferida’nın gördüğü ilgi üzerine babalarımız, “Yeni yerler açmayı düşünmüyor musunuz?” diye bizi teşvik etmeye başladı. Biz de İstanbul’da ve başka kentlerde yeni “Ferida”lar açtıktan sonra İngiltere ve ABD’yi de gündemimize alacağız.

Murat Bozok, masadaki böreklere işaret etti:

- Bu börekleri Orhan ve Semih’in teyzeleri yapıyor. Pendik’te atölye kurdular. Börekleri orada hazırlıyorlar.

Köfteye dikkat çekti:

- Köfte için Bosna’dan usta getirdik. Buradaki arkadaşlara eğitim verdi.
Orhan Özbayrak araya girip meze tabağını gösterdi:

- Meze tabağında yer alan ürünlerin tamamı Bosna’dan geliyor.

Orhan ve Semih Özbayrak, 3 milyon lira yatırımla ve “Ferida” markasıyla pandemi ortamında girdikleri yeme-içme sektöründe adım adım büyümeyi planlıyor.

Büyükyalı’daki ilk “Ferida”, iki kuzene bu alanda büyüme yolunun açık olduğu işaretini veriyor…
 
Semco Tekstil 15 ülkeye uzanıyor

ORHAN Özbayrak ve Semih Özbayrak’a Semco Tekstil’i sordum, önce isim üzerinde durdular:

- Semih ismi Boşnakça’da “Semco” diye kullanılıyor. Şirketin ve erkek üst giyim markamızın adı oradan geliyor.

Şirketin Merter’de kesim ve tasarım merkezinin bulunduğunu belirttiler:

- Showroom Laleli’de yer alıyor.

İhracatlarını merak ettim, şu yanıtı aldım:

- Kendi markamızla 15 ülkeye satışımız var.

Semih Özbayrak, aileyle ilgili şu bilgiyi de paylaştı:

- Ailemizin yarısı Sancak Yeni Pazar’da yaşıyor.
 
Şimdi 50 yumurtamız var, birini yiyebiliriz

ERDEMOĞLU Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Erdemoğlu, geçen hafta gazetemizi ziyareti sırasında sohbet ederken 1983 yılına döndü:
- 1983 yılında Gaziantep’te evimiz, dükkanımız kira idi. Arabamız yoktu.

Abim evlendi, ayrı eve çıkmasını sağlayacak maddi gücümüz yoktu. Abimin sadece bir mobileti vardı.

O dönemde babası Mehmet Erdemoğlu’nun 10 bin dolara bir halı tezgahı satın aldığını anımsadı:

- O tezgah ile ilk yıl ciromuz 200 bin dolardı. Biz bugünlere buralardan geldik. 1990’da ciromuz 2.5 milyon doları buldu.

2001 yılı cirolarına işaret etti:

- 2001 yılında ciromuz 30 milyon doları bulmuştu. Bugün yıllık ciromuz 3 milyar dolar. Kazandığımız parayı yemedik, işimize yatırdık.

Bu durumu tavuk-yumurta ile örnekledi:

- Tavuğumuz bir yumurtladı, yemedik, 2,4, 8, 16 derken 50 yumurtalık büyüklüğe ulaşınca, “Artık 50 yumurtadan birini yiyebiliriz” dedik. Biz özel harcamalarımızı bu mantıkla yapıyoruz.

100 yumurtaya ulaşınca yiyeceklerinin 2 yumurtaya çıkacağını kaydetti:

- Şu anda kaç yumurtadayız hesaplamadım. Bizim kazandığımızı yatırıma yönlendirme politikamız aynen devam ediyor.

Prag Büyükelçiliğimiz ‘Çizim Maratonu’na ev sahipliği yaptı

TÜRKİYE’nin Prag Büyükelçisi Egemen Bağış, önce bazı tabloların fotoğrafını gönderdi, ardından şu mesajı yazdı:

- “Türk Kahvesi” temalı kültür festivalimiz sırasında da işbirliği yaptığımız Çek sanatçı Jan Vitek’in düzenlediği“Çizim ve Skeç Maratonu”nda dünyanın farklı yerlerinden Prag’a gelen birçok sanatçı 24 saat boyunca eskizler yaptı.
Sanatçıların 24 saatlik “Çizim Maratonu”nun 3 saatini Türkiye’nin Prag Büyükelçiliği’nde geçtiğini belirtti:

- 30’a yakın sanatçıyı resmi konutumuzda ağırladık. İhsan Sabri Çağlayangil’in Dışişleri Bakanlığı döneminde 1976’da satın alınmış olan binamıza da sanatçılar çizimlerine yansıttı.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar