Bağlantı ekonomisi: Kurultayın ardından
Bağlantı Ekonomisi serisine saha istişarelerine devam…
1995’ten beri üyesi olmaktan onur duyduğum kıymetlim ve bu sene 56. yılına girecek olan Türkiye Bilişim Derneği’mizin 42. Ulusal Bilişim Kurultayı’ndaydım.
1.100’den fazla bilişim profesyoneli, akademisyen, girişimci ve genç bir araya geldiğinde ne olur?
Ortaya çıkan enerji ve networking’in kalitesi
İki gün boyunca önemli konular, toplantılar, seminerler, bildirilerle salonlar doldu taştı. Aralarda kahveler, çaylar içildi. Uzun zamandır görüşmeyenler buluştu, yeni tanışmalar oldu, bağlantılar kuruldu. Birçok eş zamanlı oturum gerçekleştirildi, kamu, özel sektör, akademi ve gençlik aynı çatı altında buluştu. Yapay zekâ, 5G, müşteri deneyimi, girişimcilik ve altyapı gibi başlıklar, ekosistemin artık pasif dinleyici değil; aktif katılımcı olmak istediğini gösterdi.
Sağlık bilişiminden siber güvenliğe, telekom altyapısından teknoloji destekli insan kaynakları yönetimine kadar pek çok konu, bütüncül bir bakış açısıyla ele alındı.
“Hastane 5.0” ile dijitalleşmenin yalnızca cihaz ve yazılımdan ibaret olmadığı; güvenli veri yönetimi, güçlü altyapı ve insan odağıyla birlikte düşünülmesi gerektiği açıkça ortaya konuldu.
Sahadaki temaslar ve ortak akıl
TOBB Yazılım Meclisi’ni temsilen katıldığım bu iki gün boyunca gençler, sektör firmalarımız, girişimciler, kamu dahil tüm paydaşlarla yoğun temaslarım oldu. Yapay zekâdan siber güvenliğe, dijital dönüşümden insan kaynağına kadar pek çok başlıkta karşılıklı istişareler gerçekleştirdik.
Ayrıca Solo Girişimcilik ve Freelancer Ekonomisi – Kamu ve Özel Sektör Strateji Kapalı Oturumuna katılarak, bu alanda yürüttüğümüz çalışmaları, gözlemlerimizi ve somut önerilerimizi paylaştım. Özellikle bağımsız çalışan yazılımcıların ve mikro girişimcilerin ekosisteme entegrasyonu, sosyal güvence, vergilendirme ve kamuyla çalışma modellerinin daha sistematik ele alınması gerektiği konusunda ortak bir zemin oluştu.
Gençlik enerjisi
En umut verici yönlerinden biri, gençlerin bu temas ortamını ne kadar hızlı sahiplendiğiydi. Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen gençler için bu etkinlik; sadece dinlemek değil, görmek, karşılaştırmak ve ilham almak anlamına geldi.
Çankırı’dan gelen mühendis adayı genç bir kızımızla yaptığımız kısa sohbet hâlâ aklımda. Çankırı’nın bilişimle şahlanması için kendisine sorumluluk alması gerektiğini anlattım; heyecanına tanık oldum. Döner dönmez çalışmalara başlayacak.
Şanlı tarihimizde olduğu gibi Ankara’dan Anadolu’ya yayılan bu motivasyonla gençler, döndükleri şehirlerde daha aktif, daha görünür ve daha üretken adımlar atmaya hazırlanıyor. Fikri mülkiyet farkındalığı, girişimcilik ve daha birçok başlık bu temaslarda derinlemesine konuşuldu.
Dijital egemenlik
Sıkça dile getirilen bu kavram, slogandan çok daha fazlası. Yapay zekâdan veriye, altyapıdan güvenliğe kadar her başlıkta, insan ve etik boyutun özellikle vurgulanması son derece kıymetliydi.
Gençlerin bu konudaki farkındalığı, dijital egemenliğin yalnızca kurumların değil; nesillerin sahiplenmesi gereken bir gelecek meselesi olduğunu açıkça ortaya koymuştur.
Asıl değer kurultaydan sonra
Sunumlar, notlar ve bildiriler bir yana; kurultaydan çıkan asıl değerler, kurulan bağlantılarda, yapılan kısa sohbetlerde, karşılıklı verilen sözlerde ve birlikte düşünme iradesinde saklı.
Doğru bilgiye, doğru insanla, doğru bağlamda temas edebilmek…
Doğru insanları, doğru başlıklar etrafında, doğru zeminde buluşturmak…
Bağlantı Ekonomisi’nin en sağlıklı hali tam da bu.
Kurultay, Türkiye’nin dijital yol haritası için stratejik bir platform hâline gelmiştir. Bilişim ekosistemimiz artık yalnızca izleyen değil; söz alan ve yön vermek isteyen bir yapıya evrilmiştir. Akademiyle sektörün, öğrencilerle girişimcilerin aynı masada tartışabilmesi, kurultayın görünmeyen ama en kalıcı kazanımlarından biri olarak kayda geçmiştir. Güçlü bir ortak akıl oluşmuştur.
Artık yalnızca “dinleme” alanları değil; ekosistemlerin senkronize olduğu temas zeminleri konuşuyoruz.
Asıl sınavımız ise bundan sonrası.
Yani çıktıları değerlendirme ve çalışma zamanı.