31 °C
Serbest Kürsü
Serbest Kürsü

Bankacılık sektörünün sağlığı = Sağlıklı reel sektör

ÖNDER YILMAZ - Bankacı

DÜNYA’nın 27 Haziran 2020 tarihli nüshasında çıkan yazımız (https:// www.dunya.com/ kose-yazisi/turk-bankacilik-sektorunun- aktif-kalitesinin-cozumlenememesinin- sosyal-ve-ekonomik- maliyeti/473702) sonrası gelen değerlendirmeler bankacılık sektörünün aktif kalitesinin Türk ekonomisi için önemini gösterir nitelikte. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus, bankacılık sektörünün aktif kalitesini daha önemseyen bir bakış açısından ziyade temeli oluşturan reel sektör firmalarının kalitesini yükseltmektir. Konuyu bilenler bilir ki, bankaların aktifini, Türk ekonomisini oluşturan reel sektör firmalarımız oluşturmaktadır. Bankalar bir aktarım mekanizmasıdır. Dolayısıyla konunun temelini, reel sektör firmalarımızın bilançosu, nakit akımları ve gelirleri ile sağlıklı bir yapıda olması oluşturmaktadır.

Temel sağlamsa gerisi teferruat

Reel sektörün bilançosu ekonominin temelini oluşturmaktadır. Bankacılık sektörünün bilançosunun önemsenmesinin temel nedeni ise, reel sektör firmalarının tamamının konsolide bilançosu elimizde olmadığı için, belli ölçülerde bankacılık sektörü bilançosunun bankalara borcu olan reel sektör firmalarının sağlığı hakkında genel bir fikir vermesindendir. Tekrarında fayda var ki, temel mevzu ‘reel sektör firmalarının sağlığı’dır.

Sağlıklı reel sektör, sağlıklı bankacılık, sağlıklı bütçe dengesi

Faaliyetlerine sağlıklı bir şekilde devam eden şirketlerimiz, kredi ile finanse ettikleri yatırımlarını geri ödeme noktasında sıkıntı yaşamayacaktır. Yine bu şirketler ve sağlıklı finansal sektörün vergi ödemeleri yüksek düzeyde olacak ve kamu bütçesi bundan olumlu etkilenecektir.

Reel sektör hastalanırsa ne olur?

Reel sektörün hastalanması neticesinde hastalık herkese sirayet eder. Ne olur? Borçlu firma, borçlu olduğu diğer sektör paydaşlarına ve finansal sektöre olan borcunu ödeyemez. Alacaklılar da hasta olur. Devamında, kendisi ve borçlu olduğu diğer paydaşları yeterince gelir elde edemeyeceği için kamunun vergi kaybı olur.

Çözüm nedir?

Çözüm, insan hayatındaki gibi, doktora gidip, doğru tedavi yöntemleri ile hızlıca iyileşebilmektir. Sıkıntının tespiti ve doğru tedavi son derece önemlidir. En önemlisi tanının gecikmeden konulması, tedavinin gecikmemesidir. Burada önemli en önemli nokta ise hastanın doktorun tedavi için önerdiği hususların harfiyen hasta uygulanmasıdır. Ateşi çıkan bir insan hemen önlem almazsa ve ateşe neden olan asıl problem tespit edilip giderilmezse daha büyük sıkıntılarla karşılaşacağı malumdur.

Bunun gibi firmanın ateşini ölçen çeşitli veriler özellikle bankacılık sektörünce takip edilmekte ve alarm zilleri çalmaya başlamaktadır. İşte çok geç kalmadan ilk izleri ortaya çıktığında sorunun temeli finansal kurumlarca veya başkaca bir yapı tarafından ortaya konması elzemdir. Sonrasında, tedavi sadece finansal ise finansal yeniden yapılandırma yapılmalı yok eğer yönetim ve operasyonel bir kısım sıkıntılar var ise bu durumda da operasyonel yeniden yapılandırmayı da dikkate alan bir yapılandırma yapılmalıdır. Bu yapılandırma süreci ve çözüm taraflarca harfiyen kurgulandığı şekilde uygulanmalıdır.

Temel amaç her zaman için yaşatmak olmalıdır

Temel amaç her zaman için yaşatmaktır. Firmanın sağlığına geri dönmesi ve edimlerini faaliyet gelirleri ile ödemesi son derece önemlidir. Burada birden fazla alacaklı olması durumu bazen sıkıntılara neden olabilmektedir. Bunun temel nedeni kanımca, güven ortamının kaybolması nedeniyle alacaklılar ön almaya dönük harekete geçmekte adeta yarışmaktadır. Bu durum işlerin düzeltilmesi ihtimalini baştan yok etmektedir. Bunun olmasını engellerken denge önemli. Ne alacaklılar lehinde ne de borçlu lehine olunmalı. Dengeli bir yapı kurulmalı.

Firma hastanede!

Daha önceleri aktif olarak kullanılan “iflasın ertelenmesi” yerini şimdilerde “konkordato” almış gözüküyor. Tabii bu aşamalar aslında hastane aşaması. Yoğun bakım ve sair süreçler. Firmanın buraya gelmeden sorunlarını tespit edip çözüm yollarının etkin bir şekilde ortaya konması gerekirdi.

Finansal Yeniden Yapılandırma Çerçeve Sözleşmesi süreçleri temelde birden fazla alacaklıyı bir araya getirme noktasında önemli bir araç olmuştur. Bu yapıların geliştirilerek birlikte hareket etme kültürümüzün gelişmesi gerekiyor. Başta finansal kurumlar olmak üzere alacaklıların bir araya gelerek ortak bir bakış açısı ile güvendikleri bir yapının borçluyu sağlığına kavuştururken, beklemelerini sağlayacak bir yapı olsa ne güzel olur diye söylendiğinizi duyar gibiyim.

Yani,

- Borçlu firmanın

- Alacaklı finansal kuruluşların

- Alacaklı diğer reel sektör firmalarının

- Alacaklı durumundaki kamunun,

güven duyacağı bir yapının, firmayı ele alıp, daha hukuki bir noktaya varmadan, sorun neyse onu tespit ederek gerekli finansal ve operasyonel adımları atabileceği bir durumdan bahsediyorum. Böylece kaybolan güven ortamının bozulmadan devam etmesi sağlanırken, reel sektör firmamızın sağlığı eski durumuna geri dönecektir. İnanıyorum ki, yukarıdaki şekilde sağlıklı bir yapı kurulduğunda firmalarımız böyle bir duruma düşmeyecektir veya sayı azalacaktır.

Türk müteşebbislerinin her duruma karşı adaptasyonu yüksektir. Değişen ekonomik yapılar karşısında, iş modelini yenileyerek hayata tutunacak kabiliyettedir.

Firma’nın tekrar hayata dönmesi mümkün olmadığında ne olacak?

Bu hiç kimsenin arzu etmediği bir durum olmakla birlikte hayatın da bir gerçeği olarak karşımıza çıkabilir. Bu durumda, firmanın varlıklarının hızlı bir şekilde likidite edilerek mümkün olduğu kadar borçlarının ödenmesi yoluna gidilecektir. Burada önemli husus ise ‘zaman’dır. Artık ekonomiye bir katkısı olmayacak firmanın sağlıklı yapıların sağlığını bozacak şekilde süreci uzatmaması elzemdir. Ne dedik, hastalık sirayet edebilir, bu da bazen ekonominin tamamını bazen bir kısmını olumsuz etkileyebilir.

Netice itibarıyla, reel sektör firmalarımız ekonominin temelini oluşturmaktadır. Temelin sağlam ve sağlıklı olması çok önemlidir. Bu öneminden dolayı reel sektörün sağlığını koruyan, yaşatan bir bakış açısı ile hareket ederken olası rahatsızlıkların diğer paydaşlara sirayetini mümkün olduğunca minimize edecek bir bakış açısı ile hareket etmek gerektiğini düşünüyor, tüm sektörlerin sağlıkla kalmasını diliyorum.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap