Bankalar faizi indirmek yerine artırdı
14-21 Kasım haftasında sektör ortalamasında ticari kredi faizi 0,4 puan, ihtiyaç kredisi faizi 1,9 puan yükseldi. TCMB politika faizi yüzde 39,5’e düşmüşken; sanayici, iş adamı hala ortalama yüzde 53,2 ile ticari kredi, tüketici de yüzde 62,9’la ihtiyaç kredisi kullanabiliyor.
Merkez Bankası’nın faiz indirimi ile para politikasında kontrollü gevşeme adımlarına karşılık bankalar özelikle eylül ayı ile birlikte artan altına hücum karşısında mevduata verdikleri ve buna bağlı olarak da kredilerden aldıkları faizleri yükseltmeye başladılar.
Arızi kesintilere rağmen on aydır süren indirim sürecinde politika faizi 10,5 puan düşüşle yüzde 39,5’e inerken, ekonominin üretim ayağına kullandırılan ticari kredilerin faizi hala yüzde 50’nin, tüketicilere kullandırılan ihtiyaç kredilerinin faizi de yüzde 60’ın üzeri ile kaynak kullanım maliyetini yükselten, üretimi baskılayan bir düzeyde kaldı. Özellikle son veri haftası olan 14-21 Kasım’da her iki segmentte de ortalama faizin yükseldiği dikkati çekiyor.
Bankaların mevduat ve kredilere uyguladığı faizler 21 Kasım itibarıyla, gelecek bir yıl için piyasa katılımcılarının yüzde 23,49, reel sektörün yüzde 35,70 olan enflasyon beklentisinin de 2026-2028 Orta Vadeli Programı’na (OVP) 2026 yılı için öngörülen yüzde 16 enflasyon hedefinin de çok üzerinde. Bankaların fonlama ve bilanço maliyetleri, enflasyon ve kur riskleri, mevduat faizleri ve likidite dengesi, talep yönetimi ve risk primi uygulamaları gibi birden fazla faktör, bankaların kredi faizi indirimini önlüyor.
Ticarideki artış
Merkez Bankası verilerine göre ticari kredilerin bankacılık sektörü ortalamasında 14 Kasım’da yüzde 52,82’ye inmiş olan yıllık basit faizi, izleyen haftada 0,36 puan artarak 21 Kasım itibarıyla yüzde 53,18’e çıktı.
Merkez Bankası’nın politika faizinde indirim sürecini başlatmasından önce aralık ayında yüzde 59,63 olan söz konusu faiz oranı düşüşe geçerek 17 Ekim’de yüzde 52,55’e kadar inmiş, ancak yüksek kalmaya devam etmişti. İzleyen dönemde yeniden yükselerek 31 Ekim’de yüzde 53,63’e çıkan ticari kredi ortalama faizi, iki haftalık hafif düşüşten sonra son veri haftasında tekrar yükselişe geçti.
Aralık-ekim döneminde yıllık tüketici enflasyonu (TÜFE) yüzde 44,4’ten yüzde 33’ün altına inmesi ve dezenflasyon programının devam etmesine rağmen, ticari kredi ortalama faizi gerçekleşen enflasyonun hala 20 puan, reel sektörün gelecek bir yılda beklediği enflasyonun ise 18 puan kadar üzerinde.
Mevduat faizindeki yükseliş
Bankalar, 14-21 Kasım haftasında, hemen tüm vadelerde mevduat faizlerini artırdı. Mevduatın yıllık ortalama faizi, anılan haftada bir aya kadar vadede 0,21 puan artışla yüzde 46,56, üç aya kadar vadede 0,33 puan artışla yüzde 47,91, altı aya kadar vadede 0,50 puan artışla yüzde 45’e çıktı. 6 ay-1 yıl vadeli mevduatın faizi 1,39 puan düşerek yüzde 41,44’e inerken, bir yıl ve üzeri vadede oran bir haftada 4,37 puan yükselerek yüzde 29,84 oldu. Mevduat faizlerindeki yükselişte; son aylarda küresel çapta başlayan ve uzun süre devam edeceği beklenen fiyat artışlarının tasarrufları güvenli liman görülen altına yönlendirmesi birincil faktör. Tasarruf sahipleri, yüksek getiri beklentisiyle TL mevduat başta banka hesaplarındaki parayı altına kaydırıyor, bankalardaki TL mevduat azalıyor. Mevduat bankaları için topladıkları fon miktarının düşmesi bankaların fonlama kaynaklarını daraltıyor ve TL likiditesini kısıyor.
Aynı zamanda ekonomik belirsizlik algısına işaret eden altına yöneliş, TL mevduat faizlerini yükseltirken, bu da kredi faizlerine yansıyor. Mevduat faizleri yükseldiğinde bankalar kredi verirken daha yüksek maliyet hesaplamak zorunda kalıyor. TL mevduat arzını daraltan altına yöneliş, bankaların mevduat hacmini artırabilmek için faizi yukarı çekmesine yol açıyor.

İhtiyaç kredi faizi el yakıyor
Tüketici kredileri cephesine bakıldığında ise en tüketimin finansmanı için başvurulan en yaygın segment olan “ihtiyaç” kredilerinin sektör ortalaması yıllık basit faizi 14-21 Kasım haftasında 1,89 puan artarak yüzde 62,92 oldu. Aralık ayında yüzde 70,08 düzeyinde bulunan ihtiyaç kredisi faizi, 14 Kasım itibarıyla yüzde 61 dolayına kadar gerilerken, son veri haftasında yeniden yükselişe geçti.
Söz konusu faiz hem diğer krediler hem de bankaların Merkez Bankası’ndan borçlanma maliyetinin çok üzerinde. Talebin hala canlı olması, bankaların en karlı olduğu ihtiyaç segmentinde faizin yüksek olmasında etkili.
Tüketici cephesinde, “teminatlı” olduğu için “ihtiyaç” segmentine göre riski düşük konut ve taşıt kredilerinin faizi ise daha düşük. Dönem başında da bu denge zaten vardı. 21 Kasım itibarıyla sektör ortalamasında taşıt kredilerinin yıllık basit faizi yüzde 35,11, konut kredisi faizi yüzde 37,70. Konut kredisi faizinde ayrıca kamu bankalarının siyasi etkiyle uyguladığı düşük oranlar ortalamayı aşağı çekiyor.