“Başa gelmeyince bilinmez” mi? Başa gelmeyince de bilinebilir mi?

Ferit Barış PARLAK
Ferit Barış PARLAK AYRINTI ferit.parlak@dunya.com

“Başa gelmeyince bilinmez.”…

Türk Dil Kurumu şöyle açıklıyor bu atasözümüzü:

“İnsan bir olayı, o olay kendi başına gelmeden anlayamaz.  

Bu yüzden de başkalarının yaşadığı olaylar ya da felaketler hakkında yorum yapılmamalıdır.

İnsan ancak aynı olay kendi başına geldiğinde, o olayların ne kadar acı verici olduğunu idrak eder.”

***

“Bir musibet bin nasihatten iyidir.”…

Anlamı mı?

“Gidilen yanlış yolda, başa gelen bir felaket, doğru yolu bulmak için, bilimden/yaşanmışlıklardan daha etkilidir!!!”…

***

Benzer sözler, acaba “gelişmiş ülkelerde” de var mıdır?!

***

Oysa…

Başa gelmeyince de bilinebilir…

Başkasının başına gelen olayın, neden geldiği sorgulanabilir/öğrenilebilir/yorumlanabilir…

Tarih/bilim/yaşanmışlıklar/araştırmalardan ders alınabilir…

Kısacası bilimle, olayların başa nasıl/neden geleceği, ne etki yapacağı bilinir…

VELHASIL…

Gelişmiş ülkeler bilimin/yaşanmışlıkların ışığında yarını planlayarak gelişmişken…

Ve…

Bugün de yarına odaklanmışken…

***

Yarını için “bilim dışı” adımlar atmış ülkeler, o sayede “bugünün sorunlarını/musibetlerini yaratmış” ve uzak kalmış gelişmekten…

Yorulmazlar mı acaba, anlamak için en kolay yol olan bilimi kullanmak dururken yeni musibetler beklemekten?

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Oikosnomos… 30 Eylül 2022
CDS 12 Ağustos 2022