15 °C
Serbest Kürsü
Serbest Kürsü

Başarı sarhoşu olmamak için...

Yücel Uygun - DBA Consulting Eğitim ve Danışmanlık

“Başarı bir yolculuktur, bir varış noktası değil.”

Ben Sweetland

Herkes icra ettiği mesleği ile ilgili başarılı olmak istiyor. İş yaşamındaki birey için, başarı bazen yüksek satışlardır, terfidir, bazen sektörde en iyilerden biri olmak, mesleki ün kazanmaktır, bazen de hayal edilen ekonomik bir özgürlüktür vb. Tarihi incelediğimizde, başarı sarhoşluğundan dolayı, makamını, rütbesini kaybeden kişilerin veya finansal gücünü yitiren insanların/şirketlerin az olmadığını görürüz. Evet başarıyı yönetebiliyor olmak, onu yakalamaktan daha zordur.

Başarı sarhoşluğu denince Yunan Mitolojisi’ndeki Daidalos ve oğlu İkaros’un hikâyesini anlatmadan olmazdı.

Adının anlamı “hünerli” olan Daidalos, Kral Minos’un emriye oğlu İkaros ile birlikte içinden çıkılması çok zor bir labirente kapatılır. Bunun üzerine harika bir icat yeteneği olan Daidalos da kendisine ve oğluna kanatlar yaparak, bunları balmumuyla oğlunun ve kendisinin omuzlarına yapıştırır ve her ikisi birden uçmaya koyulur. Havalanmadan önce Daidalos, oğlu İkaros’a çok yüksekten uçmamasını söyler, fakat uçmanın verdiği heyecan ve hazla İkaros, babasının öğüdünü unutur ve yükselmeye başlar. Ne var ki, güneşe o kadar yaklaşır ki, balmumu erir ve İkarus denize düşerek hayatını kaybeder.

Yukarıdaki mit, başarı sarhoşluğunu çok güzel bir şekilde ifade ediyor. Bazen hemen hepimiz, edindiğimiz başarılar sonrasında o muazzam hazzı yaşamak istiyoruz tabii ki. Bu aşamada, başarının bir varış noktası değil, yaşam boyu süren bir yolculuk olduğunu unutmamamız ve sürdürülebilir başarılara imza atmamız için, aşağıdaki aksiyon planlarını uygulamamızın bizi başarı sarhoşluğundan kurtaracağına inanıyorum.

- Yeni hedefler belirlemek

Hemen herkesin zihninde, kendi mesleği ile ilgili “psikolojik bir başarı veya kazanç sınırı” vardır. Örnek olarak, satış mesleğini ele aldığımızda, bazı satış temsilcileri/yöneticileri aylık veya yıllık hedeflerine belirlenen süreden çok daha kısa süre içinde ulaşırlar ve bu çalışanlardan çok azı, aynı çaba ve gayreti devamında da gösterir. Farklı bir örnek vermek gerekirse; işleri yolunda, gelir seviyeleri çok kötü olmayan farklı departman çalışanlarını düşünelim. Acaba bu çalışanlardan yüzde kaçı, eğitim seviyesini yükselterek aynı şirkette veya farklı bir firmada daha üst pozisyonlara aday olmayı istiyor veya konfor alanını terk ederek gelecekte girişimciliğini ilan etmeyi...

- Sürekli daha iyi olmaya çalışmak

İngiliz devlet adamı, Oliver Cromwell’in yıllar önce tanıştığım harika bir sözü var. “Daha iyi olmaya çalışmayan iyi olarak da kalamaz.” diyor. (Bu söz neredeyse, tüm eğitimlerimi ve kitaplarımı süsler.) Bu sözde “sürdürülebilir bir başarı” için harika bir mesaj var. Başarı yolculuğunda, o zamana kadar ne yapmışsak, inovatif bir şekilde yaptıklarımızı sürdürmemiz gerekiyor. Her geçen gün sürekli gelişen dünyada sürekli aynı şeyleri yapmak da çok fazla işe yaramıyor.

- Eğitim

İster işletme patronu olsun ister çalışan, kendini sürekli –özellikle mesleği ile ilgili alanlarda- gerek akademik olarak gerekse kişisel gelişim eğitimleriyle/seminerleriyle ve kitaplarla sürekli geliştirmesi sürdürülebilir başarı açısından son derece önemli bir yaklaşım olacaktır. Hayatımızın her alanı için; bilgi bize muazzam bir güç veriyor.

- Konfor alanını terk etmek

Konfor alanı sorunsalı/tuzağı, birçok kişiyi başarı koltuğundan indirmiştir. Konfor alanı belki de çoğu zaman, hayata karşı tutkusu olmayan insanlar için daha fazla dile getirilen bir durum olsa da, bazen belirli bir başarı sonrasında da bizi yakalayabiliyor. Konfor alanı tuzağı bazen, bir terfi, ciro birinciliği, mesleki bir ün vb. durumlar sonrası çalışanı etkisi altına alabiliyor. Ben artık oldum diyen çalışan/işletme maalesef giderek irtifa kaybetmeye başlıyor. Bazen yaşamımızda, her şeyin yolunda olduğu, hiç stres olmayan dönemlerle karşılaşırız. İşte o zaman, konfor alanından çıkmanın yollarını aramamızın zamanı gelmiş demektir. Ve bu tutumumuzun bize gelecekte “daha fazla iyi kiler” dedirteceğine inanıyorum.

Herkese göre kendi başarı tanımı tabii ki farklıdır. Fakat konu yaşam başarısıysa eğer bence, insanların aşık olduğu işi bulmaları ve bulduktan sonra ise, kendilerini hiç çalışmıyormuş gibi hissetmeleri, bu dünyadaki en önemli başarılar arasında yer alıyor diyebilirim. Çünkü yukarıdaki maddeleri zaten mesleğine aşık olan kişiler uyguluyordur diye düşünüyorum. Pazartesi gününü iple çektiğiniz bir işinizin olduğunu düşünebiliyor musunuz? Evet, bu mümkün!

Bu yazımı da Mevlânâ’nın başarıyı bütün hayata yaymamız gerektiğini hatırlatan, o güzel sözüyle bitirmek istedim:

Unutma! Kazanmak koca bir ömür ister. Kaybetmeye ise anlık gaflet yeter.”

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap