Başbakanın iki sihirli sözcüğü: İstikrar ve güven…
Başbakan Erdoğan dün Londra'da uluslararası yatırımcılara dün sabah açıklanan yüksek büyüme rakamından başlayarak ekonomimizde iktidarları dönemindeki olumlu ekonomik gelişme rakamlarını ortaya koyarak bunun iki sihirli kelimeye istikrar ve güvene dayandığını belirterek, yatırım çağrısında bulundu. Dün TÜİK büyümenin yanı sıra Dış Ticaret rakamlarını da açıkladı. Açıklanan dış ticaret rakamları dış açık ve cari açık artışını ortaya koyarken, Başbakanın yurt dışında ortaya koyduğu madalyonun olumlu yüzüne karşı uzmanların yurt içinde madalyonun olumsuz yüzüne dönük eleştirilerini tv programlarında açıklamalarına yol açtı.
Başbakan Erdoğan, dün Londra'da uluslar arası yatırımcılara konuşurken Türkiye'nin olumlu gelişim tablosunu çizip, iki sihirli sözcük istikrar ve güvenin önümüzdeki dönemde de süreceğine inancını ortaya koydu.
Başbakan, konuşmasında Türkiye'nin "yatırımcı davet eden olumlu özelliklerini sıraladı": Buna dün açıklanan yıllık 8.9'luk 2010 büyüme rakamını söyleyerek başladı. Ardından, iktidar dönemlerinde 230 milyardan 736 milyara yükselen GSMH'yı, 10 bin doları aşan kişi başına milli geliri, 2000'li yıllarda ortalama 1 milyar dolar olan yabancı sermaye girişinin son 4 yıl ortalamasının 12 milyar dolar olduğunu, Borsa endeksinin dönemlerinde 11 binlerden 64 binlere yükseldiğini, kamu borç stoğunun yüzde 74'lerden yüzde 45'lere gerilediğini, devlet borçlanma faizinin yüzde 64'ten yüzde 6.8'e düştüğünü, TOKİ'nin 480 bin konut yapıp 350 binini teslim ettiğini, 79 yılda 6bin 100 km. duble yol yapılmışken, son 8 yılda 13 bin 600 km yol yapıldığını, 2023'e kadar 15 bin km. yol daha yapılacağını, 6 Havayolu şirketinin Türkiye'nin 45 noktasına uçuş yaptıklarını belirterek gelinen noktanın iki sihirli sözcüğe güven ve istikrara dayandığını söyledi. Başbakan sunumunda sadece bir olumsuzluktan bir dönem yüzde 14'lere yükselen işsizlikten söz edip onun yüzde 11'lere çekildiğini belirtti.
Başbakanın dönemlerindeki başarıyı ortaya koyan madalyonun bu yüzündeki tabloyu sunmasının ardından benimde dahil olduğum bir çok kişi yorumlarıyla madalyonun diğer yüzünü tartışma gündemine getirdiler.
Madalyonun diğer yüzünü içeren eleştirilerde şu görüşler öne sürüldü:
-Büyümenin ithalat ve iç tüketim ağırlıklı olduğunu, bu artışta Türkiye'nin 2009'da en hızlı daralan 5. Ekonomi olmasının baz etkisinin unutulmaması gerektiği vurgulandı. İnşaat sektörü için bankaların 5-10 yıl düşük faizli kredi vermelerinin inşaat sektöründe sıçrama yaratırken büyümeyi iç tüketim açısından tetikleyen sonuç yarattığı, buna toplam krediler içinde yüzde 27'ler seviyesine varan bireysel kredilerin etkisinin eklendiğini, son açıklanan ithalatta yüzde 48.7 olan artışın da büyümenin bir başka etkeni olduğu üzerinde durulurken, bu yıl büyümenin yüzde4-5'lerde kalabileceği belirtilerek büyümenin sürdürülebilirliği konusunda şüpheler ortaya kondu. Reformist politikalar ortaya konularak, büyümenin üretim ve ihracata dayalı bir modele oturtulması gerektiği yönünde istekler dile getirildi.
-Türkiye'nin dış ticaret açığının ve cari açığının hızla artmasının yarattığı olumsuz tabloya değinildi. Dün açıklanan Şubat ayı dış ticaret rakamlarında ithalat yüzde 22.2 oranında artarken, ithalatın yüzde 48.7 artmasının, aylık açığın 7 milyar 407 milyon dolarla olumsuzluğun sürdüğünü, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 100.9 artış gösterdiğini, ihracatın ithalatı karşılama oranında yüzde 70.2'lerden yüzde 57.7'ye çok ciddi bir gerileme olmasının unutulmaması gerektiği üzerinde durulan yorumlar da madalyonun bu yüzünde yer aldı.
Son olarak büyüme konusunu değerlendirirken bir dostumun yaptığı bir değerlendirmeden de söz etmek istiyorum: "Büyüme ülke insanı için REFAH demektir. Bizde, beş harfli büyümenin dört harflik bölümünün yarattığı imkanlardan, yarattığı refahtan ülkenin küçük bir bölümü bol kepçe yararlanırken, kalan tek harflik bölümden ülkenin büyük bölümü ancak çay kaşığı kadar pay alabiliyor."
Biz gazetecilere düşen görev her zaman madalyonun iki yüzünü ortaya koymaktır. Bu yazıda da bunu yapmaya çalıştım. Başbakanın uluslararası yatırımcılara sunduğu tablonun yanı sıra madalyonun diğer yüzünü ortaya koyanların değerlendirmelerini de aktardım. Türkiye iki sihirli sözcüğe "Güven ve istikrara" yeni dönemde de sahip olabilmesi için eleştiriyi "Doğru yol almanın pusulası" olarak görerek yola olumsuzlukları azaltan yeni reformlarla devam etmesi gerekir.