Batı cephesinde değişen bir şey yok...

Yılın ilk enflasyon raporunu siz bu ya­zıyı okurken muhteme­len almış olacağız. Bil­diğiniz üzere Merkez Bankası her yıl 4 kez enflasyon raporu ya­yımlıyor.

Bu raporlar ge­nelde bu ay olduğu gi­bi PPK toplantılarının olmadığı aya denk geli­yor ve para politikasının gidişatı hakkında önemi bilgiler içeriyor. Bu bilgilerin en önemlisi de belki yılsonuna ilişkin enflasyon tah­minleri.

Geçen yıl ilk rapor 7 Şu­bat’ta yayımlandı. 2024 son ra­poru da 8 Kasım’daydı. 8 Kasım tarihli raporda 2025 sonuna iliş­kin enflasyon tahmini %21’ken daha yılın ilk raporunda bu tah­min %24’e revize edildi. Bu tah­min revizyonu o dönem çok tar­tışıldı. Kimileri gerçekçi olduğu için Merkez Bankası’nı alkışlar­ken kimileri de bu kadar kısa sü­rede tahmin değiştirdiği için ka­rarlı olmamakla suçladı.

Şimdi üzerinden 1 yıl geçmek­le birlikte aynı tartışmalarla kar­şı karşıyayız. Batı cephesinde de­ğişen bir şey yok. Ben bu yazıyı ra­pordan bir gün önce yazıyorum ve benim tahminime göre Merkez bu yıl da tahminini yukarı yönlü re­vize edecek.

Hem içsel tutarlılık anlamında hem de gerçekçilik an­lamında bu revizyonun yapılma­sının da yerinde olduğunu düşü­nüyorum. Zira yılsonu enflasyon tahmini şu anda %16. Daha ilk ay­dan %5’e yakın enflasyon gördük, Şubat’ta da durum pek parlak gö­zükmüyor. Bu ay da %3’ler civa­rı bir enflasyon görülmesi duru­munda daha ilk iki aydan %8 ci­varı bir enflasyon görmüş olan Merkez Bankası’nın %16’lık tah­mini pek ikna edici olmayacaktır.

Tahmin revize edilmese ne olur peki? Hiçbir şey olmaz. 14 Ma­yıs’ta bir rapor daha yayımlana­cak, orada revize edilir. Evet, kısa vadeli etkileri olabilir ama orta-u­zun vadede enflasyonun gidişatı açısından şu an konuştuklarımız detay olarak kalacaktır. Hal böy­leyken TCMB’nin faiz indirimle­rini 150 bps değil de 100 bps yap­ması gibi konular detayın da deta­yıdır. Pratik hayatta kimseye bir etkisi olmaz. Neden olmaz?

Politika rejimi kırılması

Bahçeşehir Üniversitesi Eko­nomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) bu hafta bir ça­lışma yayımladı.* Okumanızı tav­siye ederim. Türkiye’de uygulanan para politikasına ilişkin belirli çı­karımlar var. Benim asıl dikkati­nizi çekmek istediğim nokta ilgili çalışmada kullanılan yandaki gra­fik. Bu grafikte 2021’le 2024 ara­sındaki bir dönem mahçup bir ifa­deyle “Politika Rejimi Kırılması” olarak belirtilmiş.

Bu dönemi tek­rar etmeye gerek; malum faizle­rin enflasyonun çok altında tutul­duğu, enflasyonun azdığı ve ucuz kredilerin dağıtıldığı seçim önce­si dönem. Eğer bu dönem dışsal bir şoktan kaynaklanıyor olsaydı, gri alan dışında kalan periyodları norm olarak alıp bu dönemi istis­na kabul etmeyi ve buna göre ana­lizler yapmayı makul karşılayabi­lirdim. Hâlbuki bu dönem yerel siyasi gündem ve seçimler dolayı­sıyla yaşanmış bir periyottu.

Türkiye’de 2021 ve 2024 arası politika rejimi kırılması

2027’de Türkiye’nin yeniden bir seçim sürecine girme ihtima­li yüksek. İşte böyle bir dönemde yeniden bu derecede olmasa da gri bölge benzeri bir periyot gör­me ihtimalimiz de yüksek. Hal böyle olunca da faizler 100 bps mi inmiş, TCMB tahminini revi­ze mi etmiş gibi konular maalesef detay kalmaya devam edecektir.

(*): Türkiye için para politikası duruşunun belirlenmesinde uzun vadeli reel faiz kuralı.

Batı cephesinde değişen bir şey yok... - Resim : 1

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 12.792,81 -2,19 %
Dolar 44,0680 0,17 %
Euro 51,2016 0,04 %
Euro/Dolar 1,1606 0,01 %
Altın (GR) 7.301,96 1,68 %
Altın (ONS) 5.153,44 1,50 %
Brent 90,8000 8,72 %