Bayram manzarası: Fiyatlar yerine müktesebatta yapısal kırılma ve Türkiye etkisi
“Tam yerine rast geldi manzara koyduk.” Grup Gündoğarken – Olacak O Kadar Jeneriği, TRT
Ekonoritmiks; editörleri, grafikerleri ve tüm Dünya Gazetesi ekibiyle Kurban Bayramı dönüşü dalyaya hazırlanıyor. 99 yazı boyunca şu prensipler altyapıyı oluşturdu ve geniş kitleler tarafından okundu:
1 Devlet teşkilatlanmasını göz önünde bulundurmak.
2 Beynelmilel kabul gören teamüllere uymak.
3 Yürürlükteki mevzuat norm hiyerarşisi ile argümanları temellendirmek.
4 Foreign Affairs, The Economist, Bloomberg, Financial Times, Argus gibi uluslararası sektör lideri kaynakları baz almak.
Sıkıcı mevzuat dönemi başladı: Devletler yeniden piyasanın içine giriyor
2016 yılında önce Brexit ardından Donald Trump’ın yükselişiyle birlikte alarm zilleri çalmaya başlamıştı. Rusya – Ukrayna gerilimi sıcak çatışmaya döndüğünde Dünya güneşin balçıkla sıvanamayacağını anladı
. 2025 yılında Trump tekrar işbaşı yaptığında artık Biden’ın trendde bir sapma olduğu netleşti. Derken Hürmüz Krizi patlak verdi.
Bu süre zarfında daha önceden marjinal kabul edilecek bazı gelişmeler yaşandı:
1 Endonezya 2016 yılı sonu 2017 yılı başında ülke aleyhine rapor yayımlayan uluslararası yatırım bankaları ile sözleşmelerini feshetti.
2 2018 yılında Türkiye Londra piyasası swap limitleriyle Londra TL likiditesi sert biçimde kısıtlanmış, offshore fiyat keşfi üzerinde kamu/regülasyon ağırlığı artmıştı.
3 Önceki yıl Mısır’da, uluslararası stratejik emtia ve buğday tedariki ordu bağlantılı Mostakbal Misr yapısına kaydı.
4 Avrupa Birliği Sınırda Karbon Düzenlemesi “CBAM”i kademeli uygulamaya aldı; “EUDR” ile ormansızlaşma riskini ticaret hukukunun merkezine taşıdı.
5 Kakao piyasasının ana kaynağı Batı Afrika ülkeleri yüksek fiyat oynaklığında çıkışı piyasa mimarilerini yeniden yapılandırmakta buldular. Gana, kakao endeksli ‘cocoa bond’ finansman modeline yöneldi.
6 Yine Birleşmiş Milletler’in FAO üzerinden yayımladığı küresel endeksler hâlâ temel besin maddeleri ve küresel referans fiyatlara odaklanıyor; ancak yerel tüketim sepetleri, yaş sebze-meyve fiyatları, modern beslenme alışkanlıkları ve bölgesel politika şokları arasındaki ayrışmayı her zaman aynı hızda yakalayamıyor.
7 Rusya-Ukrayna savaşı sonrası Karadeniz tahıl akışında uluslararası denetim, sigorta, navlun ve veri şeffaflığı kanalları kırıldı.
Örnekleri artırmak mümkün. Nihayet geçtiğimiz hafta içerisinde Endonezya daha merkezi ve devlet gözetimli hammadde ihracatı modelini açıkladı. Şu anda küresel emtia piyasaları ve gıda arz güvenliği giderek kamu gözetimine giriyor.
Hindistan’ın kolektif ihaleler düzenlemeye başlayıp bazı stratejik ürünlerde ortak/merkezi alım mekanizmalarına yönelmesi de bunun güncel yansımalarından biri. Avustralya’dan Fas’a birçok ülke artık yalnızca fiyat değil, fiziki erişim güvenliği üzerinden stratejik stok mimarileri kuruyor. Bir yandan serbest piyasa koşulları aşınırken, diğer yandan “tahmin piyasaları” üzerinden birçok gelişme finansal ürüne dönüşüyor. Böyle bir ortamda fiyat keşfi bulanıklaşıyor; Şikago, Paris ya da Londra bazlı kotasyonların küresel “benchmark” niteliği tartışmaya açılıyor. Uluslararası borsalardaki fiyat kotasyonları artık tek başına fiziksel gerçekliği temsil etmeyebiliyor.
Endonezya bugün küresel palmiye yağı ihracatının yarısından fazlasını tek başına gerçekleştiren bir ülke. 24 milyon tonluk ihracat hacmiyle piyasanın ana arz belirleyici ülkesi konumunda. Ancak fiyat uluslararası piyasalarda belirlendiği için ülke yönetimi bu durumdan rahatsız. Zaten piyasa analizlerinde Endonezya’nın agresif biyodizel politikaları nedeniyle ihracata ayrılan hacmin azaldığı, bunun da küresel bitkisel yağ piyasasında yapısal sıkılık oluşturduğu vurgulanıyordu. Şimdi buna bir de devlet kontrollü ihracat modeli eklenirse piyasa daha az şeffaf, daha politik ve daha yönetilen bir yapıya dönüşebilir. Böylece biyodizel politikasıyla başlayan içe dönük hacim yönetimi, artık ihracat kanalına da taşınıyor. Ülke aynı zamanda dünyanın en büyük termal kömür ihracatçısı ve nikel arzında da baskın oyunculardan biri konumunda.
Meteorolojinin yeni yüzü: Hava durumundan finansal kontrata
Ekonoritmiks’in üzerinde durduğu başlıca konulardan birisi de hava tahminleri. Küresel teknoloji aktörlerinin milyarlarca dolarlık yapay zekâ ekosistemi, hava tahmini alanına da uzanıyor. Diğer yandan kamu otoriteleri afaki tahminlere karşı önlem alma çabasındalar. Zira tutarsız tahminler enerji piyasaları ve tahıl emtialarında oynaklığı arttırabiliyor. Örneğin Avrupa’da doğal gaz piyasası (TTF) bu tarz dezenformasyona açık bir alan.
Bu tarz olaylar için spor, seçim gibi olayları da içeren “tahmin platformları” son dönemin gözdeleri. Normalde vadeli işlemlerin finansallaşması çiftçiler başta üreticilerin risk yönetiminin önemli bir parçasıdır. Bu kapsamda Hindistan, geçtiğimiz hafta Muson yağmurlarına endeksli vadeli kontratları işleme açacağını duyurdu.

Sonuç: İki bayram arası backwardation olmaz
Şu anda başta petrol olmak üzere bazı kritik piyasalarda “backwardation” hâkim. Yakın vade fiyatlar uzun vade fiyatların üzerinde konumlanıyor. Depolama ve lojistik masraflarına rağmen gelecek dönem fiyatların düşük kalması piyasanın Hürmüz riskini geçici bir şok gibi fiyatladığı görülüyor. Krizin yatışmasıyla birlikte arz-talep dengesinin şekilleneceği beklentisi hâkim. Güncel fiyatlamalarda kısa vadeli arz riski kadar, kriz sonrasında yeniden oluşabilecek arz fazlası ihtimali de etkili. Kısa vadeli fiyat sıçrama riski şimdilik sınırlı görünüyor. Vadeli eğri kalıcı kıtlıktan çok geçici sıkışma anlatıyor. Nitekim üre piyasası çözülmeye başladı. Ancak kriz sonrası tedarik zincirlerinin nasıl şekilleneceği ve fiziki mal teslimatları fiyatlara nazaran daha önemli bir risk unsuru haline gelmeye başladı.
“Contango” piyasalar da mevcut. Her contango fiyat artışı beklentisi anlamına gelmez. Örneğin; mısır vadeli eğrisindeki contango, yakın dönem arz rahatlığına işaret ediyor. Ay başında ABD Tarım Bakanlığı’nın açıkladığı Arz-Talep Dengesi (WASDE) piyasada hızlıca sorgulandı. ABD sert buğday fiyatı ani sıçramasını önemli ölçüde geri alıp Şikago’da buşel başına 7 ABD Doları seviyesinin altına geri çekildi. Mısır fiyatları buşel başına 5 ABD Doları eşiğini zorladıktan sonra çok kalıcı olamadı ve 4,6 dolara geriledi. Piyasa yumuşak buğdayda kısa pozisyonda. Mısırda kısa pozisyonlar artarken piyasa bol arz senaryosuna daha açık konumlanıyor. Çünkü küresel tahıl rekoltesinin tek belirleyicisi ABD orta bölgesinin ovaları değil.
2026 yılı Kurban Bayramı, piyasaları günlük fiyat hareketlerinden çok sıkıcı mevzuat takibine çağırıyor. Endonezya ve Hindistan’dan gelen haberler, ülkelerin kendi iç piyasalarını dış etkenlere karşı koruma refleksinin yeni ve daha kamucu örnekleri şeklinde okunmalı. Devlet politikalarının jeo-ekonomik etkisi, fiyatların klasik arz-talep okumasının önüne geçiyor. Türkiye de kendi politika setleriyle oyun alanındaki yerini alıyor. Petroldeki backwardation yapısı gelecek dönem enerji faturası beklentilerinde, mısırdaki contango ise yem maliyetleri tarafında Türkiye’nin dezenflasyon patikasına sınırlı ama anlamlı bir nefes payı açıyor.