Beklenti mi yoksa temenni mi?

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Merakla beklenen enflasyon raporu sunu­mu geride kaldı, öngörüm dahilinde TC­MB 2026 yılı enflasyon tahminini %28 olarak güncelledi ya da daha doğru tabirle yukarı yönde revize etti.

2026 yılı tahminini piyasa beklenti­lerine yakın bir noktaya çekse de, 2027 için %15 ve 2028 için %9 olan tahminlerinde değişikliğe gitmedi. Hem Ortadoğu’daki gelişmelerin daha uzun süre etkili olabileceği gerçeği ile yüzleşe­rek, yılın ikinci yarısında enflasyonun öngördü­ğünden yüksek geleceğini kabul ediyorsun, hem de bu durumun gelecek yıllara bir yansıması ol­mayacak diyorsun.

2027’de benzer konular konuşulabilir

2027 yılında da bugün konuştuklarımıza ben­zer şeyleri konuşabiliriz, 2028 yılı ise normal koşullarda seçimlerin yapılacağı dönem, orada da dezenflasyon aynı hızda devam edecek pro­jeksiyonu ne kadar doğru tartışılır.

Toplantı son­rasında soru cevap kısmında biraz da bu durumu dile getirerek şu soruyu sormaya çalıştım: “Eli­mizde olmayan değişkenlere ilişkin varsayım­larımız sürekli olarak pozitif, oysa ki dünyada son yıllarda bozulan ekolojik denge, artan jeopo­litik riskler gelecek yıllarda da benzer sorunla­rı gündeme getirebilir, o zaman kontrolümüzde bulunmayan faktörlere dair hata payını modele farklı yansıtmak daha doğru olmaz mı?”

Başka­nın verdiği cevap son dönemde yaşanan sorun­ları dile getirmeyi içerirken, yakın gelecekte ola­bilecek riskleri hariç bıraktı. Oysa ki Ukrayna ya da İran gibi ülkelerde yaşanan gelişmelere yakın olaylar yine coğrafyamıza yakın noktalarda ger­çekleşebilir. Tarım konusunda bir sene küresel kuraklık ve zirai don ertesi sene yüksek yağış ve sel felaketleri yaşanabiliyor.

Bu sadece bizde de­ğil Almanya ve İngiltere gibi tarımda bizden çok daha ileride yer alan ülkelerde de yaşanıyor, an­cak FAO tarafından açıklanan listede gıda fiyat­larında artış açısından ilk 5 ülke içinde kalmaya devam ediyoruz. Bu sene tarımsal üretimin art­ması gerçeği dahi bu durumu değiştirmeye yet­miyor, zira taşıma maliyetleri ve hizmet sektö­rünün seyri tarladaki bereketin nihai tüketiciye yansımasına izin vermiyor.

Maalesef bu konuda çok yakın zamanda atılabilecek bir adım da yok. Konut, eğitim ve konaklama gibi iç talebin zayıf­lamasından pek etkilenmeyen ya da ağırlıklı ola­rak geriye endeksli fiyatlamanın yapıldığı sek­törler de enflasyonu yukarıda tutuyor.

Dezenflasyon süreci devam ediyor mu?

Yine sunumda yer alan gıda ve enerji harici alt endekslerde dezenflasyon süreci devam ediyor yorumlarına da pek katılmak mümkün değil, zi­ra gıda tek başına harcama sepetinin dörtte bi­rini oluşturuyor. Tabii ki bu oran ortalama geli­re sahip kişileri ya da aileleri yansıtıyor, ancak biliyoruz ki pratikte ortalama gelire sahip insan sayısı çok az.

Nüfusun yarıdan fazlası ortalama gelirin çok altında bir gelir ile yaşamını idame ettirmeye çalışıyor, onlar için gıdanın payı bel­ki %50’den de fazla. Enerji için de benzer şeyler söylenebilir, asgari ücretle geçinen bir ailenin barınma ya da doğalgaz faturası gelirin belirgin bir kısmını oluşturuyor. Başlıktan hareketle ya­zıyı anlamlı bir sözle bitirelim, "en iyisini umut et, ama en kötüsüne hazırlıklı ol"

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 14.393,85 0,00 %
Dolar 48,5828 0,08 %
Euro 56,4654 0,16 %
Euro/Dolar 1,1608 -0,03 %
Altın (GR) 6.787,54 -0,91 %
Altın (ONS) 4.333,30 0,38 %
Brent 105,10 -1,03 %