Belirsizliğin yeni ritmi

Küresel ekonomi uzun zaman­dır kesintisiz bir dalgalanma halinde. Jeopolitik gerilimler, ya­pay zekânın ölçeği, iklim krizinin etkileri ve sıkılaşan finansal ko­şullar şirketlerin nefesini kesiyor. Buna rağmen, enteresan bir şey oluyor: Bazı liderler, bu belirsizlik ortamında daha emin adımlarla ilerliyor. Durumu “fırtınadan kaç­mak” yerine “yeni rüzgârları oku­mak” diye tarif ediyorlar.

Bu haf­ta açıklanan EY-Parthenon CEO Görünüm Araştırması da tam ola­rak bunu gösteriyor: Belirsizlik­ler artmasına rağmen CEO’ların güveni yükseliyor. Peki bu nasıl mümkün olabiliyor? 21 ülkeden 1200 CEO ile yapılan araştırma, dünyanın en büyük şirketlerini etkileyen trendleri, risk algısını ve büyüme beklentilerini ortaya koyuyor. Tablo ilk bakışta karışık ama okudukça netleşiyor: Bugü­nün lideri, riskten kaçan değil, ris­kin içinden değer yaratan lider.

Belirsizlik artıyor ama güven de yükseliyor

Araştırmanın en dikkat çeki­ci bulgularından biri, CEO’ların yüzde 57’sinin jeopolitik ve eko­nomik belirsizliğin bir yıldan uzun süreceğini öngörmesi. Üste­lik her dört CEO’dan biri bunun üç yıldan fazla sürebileceğini düşü­nüyor.

Buna rağmen CEO Güven Endeksi’nin 83 seviyesine yüksel­miş olması, liderlerin “belirsizliğe uyum” kapasitesinin arttığını gös­teriyor. EY-Parthenon Türkiye Bölüm Başkanı Özge Gürsoy Bü­yükavşar bu durumu şöyle özet­liyor: “Araştırmadan elde edilen veriler, dalgalanmaların risk değil fırsat olarak görülmesi gerektiği yeni bir liderlik dönemine girildi­ğini ortaya koyuyor. CEO’lar ar­tık istikrarı beklemek yerine, de­ğişime uyum sağlıyor, çevik, ce­sur ve yenilikçi adımlar atıyorlar.

Dönüşümü benimseyen CEO’la­rın, önümüzdeki 12 ay için küre­sel, sektörel veya şirket görünümü hakkında iyimser olma olasılık­ları 1,5 ila 2 kat daha fazla oldu­ğu gözlemleniyor. Ayrıca CEO’lar büyüme stratejilerinde M&A (birleşme ve satın alma) gibi yak­laşımların yanı sıra işbirlikleri­ne, ortak girişimlere ve seçici yatı­rımlara da odaklanıyorlar. ”

Liderlerin önemli bir bölümü, tıpkı teknolojide olduğu gibi belir­sizliği de bir “geçiş dönemi” olarak okuyor. Bu yüzden yatırımlarını kısmak yerine, dönüşümü hızlan­dırmayı tercih ediyorlar.

Araştırmaya göre CEO’ların

● Yüzde 52’si önümüzdeki 12 ayda dönüşüm yatırımlarını artır­mayı planlıyor.

● Yüzde 39’u mevcut dönüşüm hızını korumayı hedefliyor.

● Yüzde 72’si yerelleşmeyi uzun vadeli bir strateji olarak gö­rüyor.

● Yüzde 48’i bu yıl M&A yap­mayı düşünüyor.

● Yüzde 73’ü ortak girişimler ve işbirliklerine yöneliyor.

Bu tablonun verdiği mesaj açık: Liderler artık konjonktürü oku­maya değil, konjonktürü tasarla­maya çalışıyor.

Ne yapmalı?

Araştırmalar bugünün liderli­ğinin artık “fırtına geçsin” yakla­şımıyla ilerlemediğini gösteriyor. Tam aksine, liderler fırtınanın içinde yol açmayı öğreniyor. Tür­kiye’deki şirketler için de kritik soru şu: Belirsizliğe karşı konum mu alıyoruz, yoksa belirsizlikten değer mi yaratıyoruz? Bu sorunun cevabını ararken göz önünde bu­lundurulabilecek bazı başlıklar şöyle sıralanabilir:

● Belirsizliği yönetilebilir bir zemine dönüştürmek: Şirketler artık riskten kaçmak yerine, fark­lı senaryolara hızlı uyum sağlaya­cak bir karar mimarisi kuruyor.

● Yerelleşmeyi savunma ref­leksi değil, rekabet gücü olarak ye­niden tanımlamak: Tedarik zin­cirindeki kırılganlıkları azaltan, müşteriye yakınlığı artıran daha çevik üretim ve operasyon model­leri öne çıkıyor.

● Teknoloji yatırımlarını gös­terişten arındırıp gerçek değer ya­ratımına odaklamak: Yapay zekâ yalnızca verimlilik aracı değil; doğru kullanıldığında büyümeyi hızlandıran stratejik bir kas hali­ne geliyor.

● Dijital güvenlik ve regülasyon farkındalığını yönetim masasında ilk sıraya taşımak: CEO’ların yüz­de 70’inin işaret ettiği gibi, dönü­şümün önündeki en büyük engel teknoloji değil; ülkeler arasındaki regülasyon boşlukları.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 14.180,69 0,00 %
Dolar 43,7393 0,22 %
Euro 51,8579 -0,15 %
Euro/Dolar 1,1856 -0,11 %
Altın (GR) 7.007,89 1,58 %
Altın (ONS) 4.993,54 1,57 %
Brent 67,2200 -0,09 %