Ben sustum, rakamlar konuştu

Dr. Hakan ÇINAR
Dr. Hakan ÇINAR SIRADIŞI hakan.cinar@mentorgumruk.com.tr

Bu yılın ilk ayına ilişkin dış ticaret verileri son derece ilginç geldi. İhracatımız geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 14 düzeyinde artmış, bu güzel. Ama asıl şaşkınlık veren veri ithalat rakamı. İthalatımızın geçtiğimiz yılın aynı ayına göre artış oranı yüzde 49 olurken, dış ticaret açığımız 10,4 milyar dolar ile tüm zamanların en yüksek rakamına ulaştı. 2021’in aynı ayına göre dış ticaret açığındaki artış oranı ise üç misli artmış durumda. Bu rakamları görüp, herhangi bir şey olmamış gibi kulağımızın üzerine yatmamalı, analiz etmeli ve elbette yorumlamalıyız. Ne oldu da Aralık ayında böylesi yüksek bir ithalat gerçekleşti. Daha da önemlisi tüm yılı etkileyecek bir alarm durumu mu var, bunu anlamak gerekiyor.

Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan teknik ismi ile fasıl, yani ürün grubu bazındaki duruma bir göz atalım evvela. İthalattaki en yüksek artış fasıldaki ismiyle mineral yakıtlar, mineral yağlar ve bunların damıtılmasından elde edilen ürünler diye özetleyebilirim. Enerji ve doğalgaz olarak adlandıracağımız bu ithalat kalemimiz, Ocak ayında rekor kırarak geçtiğimiz senenin aynı ayına göre yüzde 241 artış göstererek tüm zamanların rekorunu kırmış oldu. Ulaşılan rakam ise 2,5 milyar dolardan 9 milyar dolara ulaştı. Ticaret Bakanı Mehmet Muş, ithalattaki artışta Ocak’ta yaşanan son yılların en ağır ve beklenmedik kış koşulları ve enerji fiyatlarındaki artışların önemli bir etken olduğunu belirtirken ihracattaki artışın sevindirici olduğunu da sözlerine ekledi.

Yine Ocak ayında ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 62,8 ile bir hayli yüksek bir rakama ulaşmış oldu. Enerjiyi arındırdığımızda ise bu oran yüzde 88. Demir çelik sektöründeki artış oranı yüzde 62 olurken, bu sektörde geçtiğimiz yıla göre 1 milyar dolarlık bir artış yarattı. İthalatlarımızda ara malı ithalatında bir önceki yıla göre yüzde 70’den fazla artış göstermiş. Aslında neredeyse artış göstermeyen sektör de yok gibi. Pamuk ve pamuklu mensucatta yüzde 117, plastik ürünlerinde yüzde 48, organik kimyasallarda yüzde 71, alüminyumda yüzde 119, hayvansal ve bitkisel yağlarda yüzde 88, gübrelerde yüzde 170 dikkat çeken oranlar oldu.

İhracattaki artışa gelince, artan her kuruş dolar bile bizleri çok mutlu ediyor. Ancak gerçekçi olmak gerekirse, beklenenin aksine kilo bazlı ihracatımızda bir değer artışı elde edemiyoruz. Çin’deki üretim durağanlığı ve dövizin etkisi ile düşen sabit maliyetlere rağmen, halen katma değerli ihracatta önemli sıçrama elde edemeyişimiz de bizleri bir o kadar üzmekte. Yapısal reformlara olan ihtiyacı bir kez daha vurgulamak ve bu yöndeki çalışmalara ağırlık vermek, üretimi de daha fazla desteklemek gerektiğini vurgulamalıyım.

İthalattaki artışın önemli sebeplerinden birisinin de kurun etkisi olduğunu belirtmek gerekiyor. Şöyle bir hatırlayacak olursak 2021’in Kasım ve Aralık aylarında döviz kuru son derece yüksek seyretti. Birçok firma ürünleri yola çıkarmış veya Türkiye’ye getirmiş olsa dahi, eşyaları gümrüklü alanlarda muhafaza ederek ithal etmemeyi ve beklemeyi tercih ettiler. Ardından Aralık ayının son bölümünde yürürlüğe giren kur korumalı mevduat uygulaması ile kurların geriye gelmesi, firmalara beklettikleri ürünleri ithal etme startını verdirdi. Özellikle bu da Ocak ayı içerisine yığıldı. Öte yandan gelen bilgilere göre, antrepolar halen bir hayli dolu ve birçok firma beklemeyi tercih ediyor.

Ticaret Bakanlığı verilerine göre, Türkiye’nin Ocak ayı ihracatında ilk sırada her zaman olduğu gibi Almanya bulunmakta ve rakam 1,6 milyar dolar. Hemen arkasından 1,2 milyar dolarla ve daha da ilginci %33 artışla ABD, 1 milyar dolarla İtalya, 0,948 milyar dolarla İngiltere ve 0,884 milyar dolarla Irak gelirken, ilk on sırada yer alan ülkeler Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 49’u düzeyinde. Ocak ayı ithalatımızda ise Rusya 4,5 milyar dolarla ilk sırada, ABD ise 3 milyar dolarla ikinci sırada. Ardından 1,4 milyar dolarla Çin gelmekte. İthalatta ilk on sırada yer alan ülkeler Türkiye’nin toplam dışalımındaki payı ise yüzde 58,6.

Bu kez rakamlar konuştu. Ocak ayının dış ticaret verilerinin, tüm yıla yayılması endişesine çok da yorum katmadan gözler önüne sermeyi istedim. Doğrusu önümüzdeki aylarda nasıl rakamlar ile karşılaşacağımızı doğrusu merak etmiyor değiliz. Ancak şuna eminim ki, ilk çeyrekten sonra ithalat rakamlarımız bu düzeyde yüksek gelmez ve dış ticaret açığı bu denli büyük olmaz. İthalat tarafında yapabileceklerimiz sınırlı olmasına rağmen, ihracatımızda yapabileceklerimiz ufkumuz ile doğru orantılı. Buraya odaklanmadığımız ve ihracatımızda sıçrama yaşamadığımız takdirde dış ticaret açığımızla mücadelemiz yine çetin geçecek demektir.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Buyrun BDDK’dan yakın 01 Temmuz 2022
Enerjide kriz var 03 Haziran 2022
Ey halkım, arz ederim 20 Mayıs 2022