Beyaz altın alanlarımızı daha fazla daraltmayalım

Serbest Kürsü
Serbest Kürsü

Mehmet KOÇ - Organik Gübre Sanayicisi

Kasım ayı ortalarında, Adana-Yenice’de kurulacak olan “Çukurova Bölgesel Havalimanı” ihalesi yapıldı.

Mersin’e 44, Adana’ya 36 kilometre mesafedeki “Yenice”, Çukurova’nın en verimli pamuk ve narenciye bölgesi. Sulu tarımın yapıldığı, organik maddesi yüksek bir bölge, bölgedeki ziraatçılardan alınan bilgiye göre bir dönümden yarım ton pamuk alınabiliyor.

Yeni havaalanı 12 milyon yolcu kapasiteli olup, 8.7 milyon metrekarelik bir alan üzerinde kurulacak. Buda bir futbol sahasının 805 katı. Yani 8 bin 700 dönüm, yılda iki kez hasat yapılabilen birinci sınıf sulu tarım toprağı betonlaşacak.

Oysaki Mersin’e, Hatay’a Osmaniye’ye de hizmet veren Adana’nın içindeki mevcut ‘Şakir Paşa Havaalanı’nı genişletmek mümkün. Kısa zamanda bu bölgenin böyle bir kapasiteye ihtiyacı yok. Eğer Çin’in ‘Yol ve Kavşak’ projesi kapsamında, Mersin Limanı’nın genişletilmesi ile birlikte düşünülüyorsa yazık olur bu topraklara. Zaten gerek kentleşmeyle, gerek sanayi tesisleriyle, Çukurova’nın nerdeyse yarısını kaybetmiş durumdayız. ABD, pamuğunu Çukurova’nın yarısı kadar bir alanda üretiyor.

Tekstil sektörümüzün temel hammaddesi ‘Beyaz Altın’; Ilıman iklim, verimli toprak, bol su açısından en iyi Çukurova, Amik Ovası, Aydın-Söke Ovası, Harran Ovası’nda yetişiyor. Bunlardan bir kısmını sanayi tesisleri ve havaalanlarıyla daralttık. Harran’ın da bir kısmını (vahşi sulamadan dolayı) tuzlanmaya kaptırdık.

Amik Ovası’nın durumu içler acısı

Amik Gölü, 1970’li yıllarda kanaletler yapılıp, suyu ‘asi nehrine’ boşaltıldı. Bataklıkları kurutmak ve tarım alanlarını genişletmek için kurutulan göl toprakları 20’şer dönümler halinde çiftçilere dağıtıldı. Yaygın olarak pamuk ekilen Amik Ovası’nın ortasına 2007 yılında havaalanı yapıldı. Bugün ovanın ancak yarısına pamuk ekilebiliyor! Bir kısmına da su olmadığı için buğday. Yağmur yoğun yağınca da göl eski haline geliyor, havaalanını su basıyor! Kullanılamaz hale geliyor!

En önemli pamuk ekim alanlarımızdan Aydın-Söke ovasındaki sanayi tesislerimizin yanı sıra son zamanlarda ovaya bakan yamaçlardaki jeotermal santraller kurulmaktadır. Elektrik enerjisinin yanı sıra sıcak suyu değerlendirmek için kurulan seralar ovaya değil de yamaçlara olmalıydı. Bir işi doğru yaparken, diğerini yanlış yapmamalıydık. Pamuk ekim alanlarına müdahale edilmemeliydi.

Ana konu: Beyaz altın üretim alanlarının daha fazla daraltılmamasıdır!

Bunun için Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı, ilgili pamuk üretim illerini kapsayan, İl Tarım Müdürlükleri, ziraat odaları, belediyeler ve sanayi, ticaret oda temsilcilerinin, bakanlık temsilcisinin, ilgili bölgedeki Ziraat Fakültelerindeki birer hocanın’ katılacağı bir “Pamuk Koordinasyon Kurulu’’ oluşturulmasında yarar var. Konuların ele alındığı, sorunların tartışıldığı, merkezi danışmanlık hizmetinin verildiği, bu kurul yetkili ve etkili çalışırsa çok şey değişir:

- Ovalara göre en verimli tohumlar belirlenir.

- Toprak hazırlığı ve gübrelemede ortak deneyimler paylaşılır.

- Yeşil kurt ve kelebek türleri gibi pamuk zararlılarına ithal koruma ilaçlarının yanı sıra üniversitelerimizin yerli olarak geliştirdiği biyoajan kullanımı teşvik edilir.

- Bitki beslemede ve korumada ortak sorunlara karşı ortak çözümler bulunmaya çalışılır, yerli ürünler teşvik edilir.

- Münavebeli dikim nöbeti kurallara bağlanır, ihtiyaçlara göre bitki deseni seçilir.

- Mekanizasyon teşvik edilir. Özellikle yerli olarak yeni geliştirilen pamuk hasat makinalarının alımı desteklenerek, makina sektörüne destek verilir.

- Pamuk tarımında ‘’dijital pamuk projesi hayata geçirilmeye çalışılarak rekolteyi artırıp kaynak verimliliği artışı sağlanabilir.

- Vahşi sulamanın yasaklanıp damlama sulamaya geçilmesi teşvik edilir. Böylece hem su tasarrufu sağlanır, hem de tuzlanmadan dolayı toprak kaybı önlenir. Plastik sektörümüz tarım alanında da gelişir.

- Sulama motorlarının enerjisi için tarla kenarı traktör römork üstü güneş enerji sistemlerinin kurulumu ve yaygınlaşması teşvik edilir.

- Pamuk alanlarıyla ilgili bu çalışmalar, hem ovalarımızın önemini daha fazla öne çıkarır, hem tohum, gübre, bitki koruma, makina, plastik, güneş enerji sistemlerinin vb. birçok sektörü olumlu yönde etkiler, hem ülkemizin en fazla ihracat yapan tekstil sektörümüzün rekabet etme şansını yükseltir, hem diğer pancar, tütün, zeytin, üzüm vb. endüstriyel ürün alanlarımız için de iyi bir örnek olur.

Son havaalanı ihalesini alan şirketin bu hakkını, önümüzdeki yıllarda, ‘Şakir Paşa’nın’ kapasite artırımına gidildiğinde kullanması şartıyla, ihalenin ertelenmesi; hem tekstil sektörümüz hem de içinde bulunduğumuz ekonomik darboğazdan dolayı yararlı olacaktır. Gecikmeden dolayı kaybedeceğimiz bir şey yoktur. Tam tersine 300 milyona yakın ihale bedeli yukarda saydığımız iyileştirme ve desteklemelerle pamuk üreticilerine ve yan sektörlere kullandırılırsa, getirisi yeni havaalanından daha fazla olacaktır. Hem de topraklarımız daha fazla betonlaşmamış olacaktır!

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar