Beyaz Saray'da Başkan değişirken, medya da tarihi değişimin eşiğinde

Garbis KEŞİŞOĞLU
Garbis KEŞİŞOĞLU DÜNYA'DA MEDYA gkesisoglu@gmail.com

20 Ocak günü, Amerikan medyası ve teknoloji devleri için bir dönüm noktası olacak: Dört yıllık Trump devri o gün sona erecek... Amerika’nın alışmış olduğu politikacılara benzemeyen, en önemli kararları bile tweetlerle açıklayan ve medyaya bol malzeme veren Trump, 20 Ocak Çarşamba günü Beyaz Saray’ı terk edecek. Ve yeni dönemde, politikanın kartları yeniden karılırken medya da yeniden şekillenecek, geleneksel yazıişleri egemenliğinin yerini "yönetici" ağırlığı alacak. "Tarihi" bir değişimin, çok kritik tercihlerin eşiğindeyiz.

Trump kibiri, muhalif medyaya yaradı

Amerika’nın belli başlı gazete ve dergileriyle TV kanalları, The New York Times, Washington Post, Time, CNN, MSNBC, NBC, ABC ve ABC tam dört yıldır her gün amansızca sürdürdükleri Trump karşıtlığı sayesinde çok para kazandılar. Özellikle New York Times ile Amazon‘un patronu Jeff Bezos’un şahsi malı olan Washington Post, tarafsızlık kavramını bir kenara iterek yaptıkları hasmane yayınlarla dijital abonelerinin sayısını tırmandırıp kriz ortamında kara geçti. Aslında bu devirde, geleneksel ile dijital karışımı gazetelerin kara geçmeleri pek beklenmiyordu. Ancak Trump’ın kibirli hareketleri ve COVID-19’u başından beri küçümsemesi, muhalif medyanın ekmeğine yağ sürdü.

Murdoch, real politik stratejisi izledi

Amerika’nın diğer önemli gazetesi The Wall Street Journal’ ın patronu, "Medya Çarı" Rupert Murdoch, sağ eğilimli olmasına rağmen orta yolu tercih ederek gazetesinde Demokratlar’ın fikirlerine de yer verdi. Diğer taraftan, Murdoch’un haber kanalı FOX NEWS, bir kaç hafta öncesine kadar Trump’ı destekledi. Elli yıldır Ingiltere, Avustralya ve Amerika’da büyük tirajlı gazetelerle TV kanallarını kontrol eden Rupert Murdoch, soğuk savaşta kullanılan terminoloji olan "gerçek siyaset" (real politik ) görüşünü benimsedi; yani güncel realitelere hemen uyum sağlamak yolunu seçerek Trump sonrasına hazır olduğunu ortaya koydu.

FOX NEWS’un ratingleri Trump döneminde zirvede idi... Bu kanalın şimdi bir yandan Biden’i desteklerken, arada bir muhalefeti de ihmal etmeyerek izleyicilerini koruma yoluna gitmesi bekleniyor. Yine de, FOX Haberler'in yıldızları Sean Hannity, Tucker Carlson ve Laura Ingraham’ın bundan sonra rating almaları zor olacak.

Trump, kendi medyasını oluşturma çabasında

Trump’un 2024'te tekrar başkanlığa aday olması ve 20 Ocak’tan sonra bir gölge kabine ile birlikte adaylığını ilan etmesi bekleniyor. Trump son bir yıldır FOX Haberler’in CEO’su olan Murdoch'ın oğlu Lachlan Murdoch’a güvenmiyordu. O yüzden, 2024'e kontrolü kendisinde olacak bir haber düzeniyle hazırlanmak istiyor. Bunun için de iki sağ eğilimli haber kanalından birini Newsmax veya One America Network’u satın almak için görüşmeler yapıyor.

"İtici" bir karaktere sahip olmakla tanınan Trump’un, ancak kendisiyle tam uyum sağlayacak muhabir ve yazarlarla çalışması mümkün görülüyor. Beyaz Saray’dan ayrıldıktan sonra, borçları birikmiş bir iş adamı olarak, kimleri çalıştıkları gazete veya haber kanallarından kopararak transfer edeceği, ayrı bir merak konusu.

Trump yanlısı görünenler bile Biden'a çalıştı!

Trump dönemi, özellikle muhalif medyadaki gazeteciler için tam bir altın çağ oldu... "Yandaş" görünen teknokratların çoğu, Trump’ın yanında çalışmakla birlikte, sürekli olarak karşı kamptaki New York Times ve Washington Post muhabirlerine gizli görüşmeleri sızdırdılar. Bu yüzden yıldızı parlayanların başında iki kadın gazeteci, New York Times’ın Beyaz Saray muhabiri bayan Maggie Haberman ile Washington Bürosu şefi Elisabeth Bumiller bulunuyor. Şimdi herkes bu ikilinin Biden' in başkanlığı döneminde ne gibi özel haberlere imza atabileceğini merak ediyor.

Trump sonrası gazetecilik malzemesi merak konusu

Sonuçta, "devlet tecrübesi olmayan" Trump'ı devirmek için yanıp tutuşan New York Times ve Washington Post’ un istekleri, 20 Ocak günü gerçekleşecek. Her iki gazete de, seçim kampanyalarında ne Biden'a, ne de yardımcısı Kamala Harris'e, seçilirlerse neler yapacakları konusunda ciddi sorular yöneltmedi; açıkçası çanak sorularla yetindi. Biden ile yardımcısı da proje açıklamak gereğini duymadı ve böylece muhtemel eleştirilerin dışında kalabildi. Şimdi bu iki gazetenin 20 Ocak’tan sonraki yayınları merakla bekleniyor.

Haber çarpıtılmasın, gerçeğe saygı korunsun

Bizim burada üzerinde durmak ve dikkat çekmek istediğimiz husus, düne kadar tarafsızlığıyla tanınan Amerikan medyasında bile politik ve ekonomik çıkarlar uğruna tarafsızlık ilkesinin düpedüz ayaklar altına alınabilmesi, gerçeğin çarpıtılarak tüketicilerin aldatılıp manipüle edilebilmesi. Karşı olduğumuz ve karşı durulması gerektiğine inandığımız husus, işte bu... Tarafsızlık ilkesiyle kastımız da elbette gerçeğe sadık kalma kaygısı. Yoksa elbette bir yayın organı ve gazeteci, şu veya bu görüşten yana olabilir ve hiç kuşkusuz görüşünü de özgürce savunabilmelidir; ama dikkat, hakikatın özünü zedelemeden.

Cımbızla, bağlamından kopar ve saldır

CNN ve MSNBC, haber programlarında her gece Trump’ı yerden yere vururken tweetlerinden bazı cümleleri cımbızla ayırıp bağlamından koparmakta sakınca görmediler. Özellikle CNN' de sol eğilimli Don Lemon ile Demokrat New York eyalet valisinin kardeşi Chris Cuomo, Trump karşıtı yayınların şampiyonu oldu. MSNBC haber kanalı, yapılan olumlu işleri bile alay konusu haline getirdi ve mevcut durumu "baştan aşağı kaos" olarak nitelendirdi. Belli ki bu kanal, 20 Ocak’tan sonra da aynı tip "gazeteciliğe" devam ederek Trump dönemi hikayeleriyle rating almaya çalışacak. Ama korkarız, kanalın yıldızlarından Nicole Wallace, Biden-Harris ikilisine toz kondurmamaya çalışırken yeni dönemde konu sıkıntısı çekecek! CNN ve MSNBC’nin Biden döneminde yaklaşık yüzde 30 civarında gelir kaybına uğrayacağı hesaplanıyor. Her iki kanal şimdi iş planlarını yeni döneme adapte etme çabasında.

Trump'ın ilk hedefi/ 3. obama dönemi̇ ve medyada değişim

Trump'a gelince... Büyük bir ihtimalle tweet'lerine devam edip ilk hedef olarak 2022 seçimlerinde Temsilciler Meclisi'ni ele geçirmeye çalışacak. Bu durum, malzeme bulma açısından karşıtı medyanın işine gelecek. Üçüncü Obama dönemi olarak adlandırabileceğimiz Biden hükümetinde ise genellikle Obama döneminin bakan ve teknokratlarını göreceğiz. Yeni dönemde medyada da bazı değişiklikler bekleniyor. Washington Post’un genel yayın müdürü Martin Baron muhtemelen önümüzdeki yıl görevini bırakacak. New Yor Times'ın yayın yönetmeni Dean Baquet'nin de, 2022 ‘de 66 yaşına gireceğinden, gazetenin personel politikası gereği emekliye ayrılması bekleniyor.

Yayın politikasına CEO'lar ağırlık koyuyor

Bu değişikliklerle birlikte CEO'ların yayın politikasına daha çok karışması bekleniyor. Yani görünen o ki, "eski güzel zamanlar" sona erecek, o altın çağın yazı işleri özerkliği/ hegemonyası tarihe karışacak. Gazetenin yanı sıra görsel ve sesli (podcast) yayınların önemi arttığından, geleneksel genel yayın müdürlerinin yerini "yöneticiler" alacak. Seçim sürecinde Amerikan medyası, tarafsızlığını kaybetti. Şimdi gündemdeki soru şu: Tarafsızlık ilkesi geri gelir mi, yoksa "yöneticiler" döneminde çıkar kaygıları iyice ağır basar da haberler büsbütün araç haline mi gelir?

Medya ve inandırıcılık kritik virajda

Basının toplumsal önemine gönülden inanan çevreler açısından öncelikli husus, gerçeğe/ doğru habere saygının yeni dönemde hayata geçirilebilmesi... Aksi halde, çıkar peşinde koşulurken medyanın inandırıcılığı tarihe karışacak ve medya kendi ipini kendi elleriyle çekmiş olacak.

Umarız, medya Trump nefretini haberlere karıştırma illetinden bir an önce kurtulur.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar