Beynimiz ve yüksek performansın sırrı

Serbest Kürsü
Serbest Kürsü

Tunç DİPTAŞ – tunch@tunchdiptas.com

Beynimizin yalnızca yüzde 10’unu kullandığımıza dair bir söylem vardı eskiden. Son yirmi yılda beyin üzerine yapılan yeni araştırmalar bu söylemin doğru olmadığını kanıtladı.

 Zihnimizin yüzde 10’u bilinçli yaptığımız aktivitelerden, yüzde 90’ı ise bilinç dışı hareketlerden oluşuyor. Beynimizin limitli bir kısmını kullandığımız inancı da buradan çıktı sanıyorum. Ancak görüldü ki bilinç dışı beyin, düşünmeden otomatik olarak gerçekleştirdiğimiz aktiviteleri içeriyor ve bazen de en önemli kararları almamızı sağlıyor. Yani, aslında beynimizin tamamını kullanıyoruz.

Duygularımız da bilinç dışı beynin bir parçası olarak çalışıyor. Aldığımız birçok kararı duygularımız ile alıyor, bu kararı daha sonra rasyonelleştiriyoruz. Bu yüzden de sosyal ilişkiler ve duygusal zekâ yüksek performansa erişmek için çok daha önemli hale geldi.

BEYNİN ÇALIŞMA MEKANİZMASI

Nörobilimin geldiği son nokta yüksek performans için neler yapmamız gerektiği konusunda ışık tutmaya, liderlere ufuk açmaya devam ediyor. Ben bir nörobilimci değilim. Ancak son dönemde okuduğum araştırmalardan ve kitaplardan beyni anlamamızın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gördüm. Bu konudaki temel bilgileri paylaşarak beynimizin nasıl çalıştığını sizlere basitçe anlatmak ve hem kendi performansımızı hem de çalışanlarımızın performansını nasıl artırabileceğimize değinmek istiyorum.

Basit olarak düşünürsek beynimiz üç ana bölgeden oluşuyor; bunlardan ikisine bu yazıda odaklanacağız: Prefrontal korteks ve limbik sistem.

Bilinçli aldığımız kararların hepsi beynin prefrontal korteks bölümünde gerçekleşiyor. Herhangi bir konuda yüksek performans elde edebilmemiz için de prefrontal korteksin gelişimi çok önemli. Beynimizin bu bölgesi, okuduğumuz kitaplarla, aldığımız eğitimle, edindiğimiz tecrübeyle bilinçli bir şekilde gelişebiliyor. Prefrontal korteksi gelişmiş bir kişi, planlı ve detaylı bir çalışmayla hedefl erine ulaşabiliyor.

Bu yüzden de şirketler iyi bir yönetici ile çalışmak istiyorsa genel olarak beyninin bu kısmını başarılı bir şekilde kullanan kişileri işe alıyorlar.

Geleneksel olarak bu karar bugüne kadar doğruydu. Ancak nörobilimcilerin yaptığı yeni araştırmalar gösteriyor limbik sistem, yüksek performansa ulaşmada prefrontal korteksten daha önemli rol oynuyor.

Limbik sistem duygularımızdan sorumlu kısmı, beynin ödül mekanizması da burada bulunuyor. Yazımın girişinde de belirttiğim gibi kararlarımızı önce duygularımızla alıyoruz, daha sonra da rasyonelleştiriyoruz. Yüksek performansta çalışabilmemiz için de duygularımızı etkili bir şekilde kullanabilmemiz gerekiyor.

YÜKSEK PERFORMANS İÇİN NE GEREKİYOR?

İnsanların en yüksek performansa ulaşmaları için beynin ödül ve acıya verdiği tepkileri anlamak gerekiyor.

Beyin, herhangi bir başarı elde ettiğinde, bir hedefe ulaştığında, bunlardan dolayı ödüllendirildiğinde dopamin yani mutluluk hormonu salgılıyor. Mutluluk hormonu prefrontal kortekse etkide bulunuyor ve performansımız artıyor. Bu yüzden güne güzel bir haberle başladığınız zaman, bu domino etkisi yaratıyor ve performansınız gün boyu artarak devam ediyor.

Beynin yüksek performansa erişmesinde bir diğer etken de acıya verdiği tepki. Mesela çocukken elinizi sıcak bir şeye değdirmişsinizdir ve bu tecrübeyi asla unutmazsınız. Beyinde acı mutluluktan daha uzun süreli etki yaptığı için bir daha sıcak bir şeye dokunmazsınız. Birçok kişinin stres altında veya korkuyla çok iyi performans göstermesi de aslında aksi durumda oluşabilecek acıdan kaçınmak içindir.

Şirketler bu ödül ve acı mekanizmasını iyi kullanır. Hedefleri tutturanlara yüksek primler vaat edilir, hedefleri tutturamayanlar ise işten atılma korkusuyla daha çok çalışırlar.

Ancak bu mekanizmanın pek iyi işlediği söylenemez. Çünkü stres ve korku altında çalışanlar bir süre sonra tükenmişlik hissi yaşarlar. Öte yandan, sürekli ödül (dopamin) elde etmek için çalışanlar da bir süre sonra hata yapmaya başlarlar. Bu da uzun dönemde performansların düşmesine yol acar.

PEKİ, ÇÖZÜM NEDİR?

Beyni en etkili biçimde kullanıp yüksek performansa ulaşmanın yolu nedir? Nörobilimci Friederike Farbritius bunun sırrını üç adımda şöyle anlatıyor:

  1. Eğlence: Eğer yaptığınız işten keyif alıyorsanız, sizi mutlu eden eğlenceli bir iş ortamınız varsa bu durum performansınızı en yüksek seviyeye taşıyor. Beyin sürekli dopamin salgılıyor ve prefrontal kortekse olumlu yönde etki yapıyor. Bu yüzden de yöneticilerin birinci görevi iş ortamını çalışanları için keyifli ve eğlenceli bir hale getirmek olmalı.
  2. Korku: Az önce de belirttiğim gibi beyin acıdan kaçınmak için her türlü eforu sarf etmek için yapılmış bir makine gibi çalışıyor. Bu yüzden insanı tükenmişlik sendromuna sürüklemeyecek bir stres kişinin performansını üst düzeye çekiyor. Her kişinin strese dayanma eşiği çok farklı. Bu eşiğe göre hedefler oluşturmak ve çalışanları motive etmek gerekiyor.
  3.  Odaklanmak: Eğer bir kişi çalıştığı ortamdan keyif alırsa ve kendini hafifçe zorlayacak hedeflere ulaşmaya çalışıyorsa o zaman yaptığı işe doğal olarak odaklanabiliyor. Beynin odaklanarak yüksek performansa erişebilmesi için en önemlisi ise tek bir göreve odaklanarak çalışmak. Beyninizden en yüksek performansı elde etmek istiyorsanız önünüzdeki işten başka hiçbir şeye odaklanmayın.
Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Hayat çizgisi 31 Temmuz 2021