Bilgili Holding CEO'su Sinan Temo: İstanbul’da Miami modeli uygulamak istiyorum

Yasemin SALİH
Yasemin SALİH İYİLİK FABRİKASI yasemin.salih@dunya.com

Yasemin SALİH

İstanbul’da özellikle genç sanatçılar için çekim merkezlerinden biri haline gelen Akaretler, bambaşka bir atmosfere sahip. Avrupa’da geçen bir filmin platosu gibi. Özellikle bahar aylarından itibaren bölgede etkili olan sanat faaliyetleriyle koleksiyonerlerin de radarına giren bu bölgede Bilgili Holding’in imzası dikkat çekiyor.

Sıra Evler gibi kıymetli bir tarihi mirası restore ettiler, ardından da böylesi bir dönemde genç sanatçıların hizmetine sundular. Projenin adı One Akaretler. İlk kez 20 Aralık’ta kapılarını açan One Akaretler’in özelliği pandemiden ekonomik anlamda en fazla etkilenen sanatçıların görünür olmalarına destek çıkması. Bilgili Holding’in genç CEO’su Sinan Temo’nun amacı da tam olarak bu: “Galerisi olmayan genç sanatçıları bir araya getiriyoruz, onlara Bilgili networkünü açıyoruz ve koleksiyonerlerle buluşturuyoruz.”

“Sanat DNA’mızda var”

Bir ikinci jenerasyon yönetici olarak Sinan Temo’nun sanata eğilimi, sadece yeni “nesil liderlik” başlığıyla açıklanamaz. “Mimar bir anne ile gezgin bir babanın oğluyum. Yakın aile bireylerim de iş hayatlarının yanı sıra fotoğrafçı, tasarımcı, mimar ve sanatsever kimlikleri ile bana her zaman ilham kaynağı oldular. Aile olarak hep çok kuvvetli ve yakın ilişkiler içerisindeyiz. Aralarında en çok dayım Serdar Bilgili benim idolüm ve ilham kaynağım olmuştur. Onun ayak izlerini takip ediyorum. Biz sadece inşaatçı değiliz, içinde sanat olmayan işler yapmak istemiyoruz. Sanat DNA’mızda var” diye veriyor detayları.

“Dayım ‘Galataport’u aldık, dön’ dedi”

Genç, heyecanlı ve idealist bir CEO, Sinan Temo. 1989 doğumlu. Büyüklerinden toplumun dahil olmadığı hiçbir projede başarının yakalanamadığını öğrendiğine vurgu yapıyor. Özellikle içinden geçtiğimiz gibi kapsama alanı geniş kriz dönemlerinde bir olmanın, etkileşim içinde olmanın önemine inanıyor. “Sanat da bunun en etkili yollarından biri” diyor.

Robert Kolej’in ardından Amerika’da eğitim aldıktan sonra gayrimenkul geliştirme fonunda çalışırken dayısı Serdar Bilgili’den bir telefon gelmiş: “Galataport ihalesini aldık, artık dönsen iyi olur.”

Mesaj çok açık, Temo’nun da Türkiye’de planları var. 2013’teki bu dönüşten sonra Bilgili Holding çatısı altındaki BLG Capital’de çeşitli pozisyonlarda görev alan Temo, Temmuz 2020’de şirkette önemli pozisyonların genç kuşağa bırakılma kararıyla birlikte CEO koltuğuna oturan isim oluyor. “İşimi seviyorum, Türkiye’ye yatırım çekmek çok gurur verici” derken, kılavuz aldığı dayısının sanat vizyonuna da sıkı sıkıya bağlı kalmaya kararlı. Özellikle One Akaretler gibi işin içine gençlere dokunan işlerin kendisini daha da heyecanlandırdığının altını kırmızı kalemle çiziyor.

Diğer tarafta ise ArtWeeks’te beşinci edisyon sonbaharda tamamlandı. Şimdi 30 Mart-10 Nisan tarihleri arasında yapılacak altıncı edisyona hazırlanılıyor. Sinan Temo, alınan sonuçlardan oldukça memnun: “Kültür ve sanat destekçiliğinin sürdürülebilir olması lazım. Akaretler’den sanat eksik olmasın istiyoruz. Pandemide sanat için iki çok zor yıl geçti. Galerisi olmayan sanatçılar daha da zorlandı. Biz de One Akaretler ile de bağımsız sanatçılara destek olalım dedik. 27 sanatçı ve üç inisiyatifi halkla buluşturduk. Özellikle geleneksel malzemeleri kullanan sanatçıların sanatı ile etkileşim çok önemli. Yeni fikirler doğuyor.”

Art Basel ve Miami modeli

Herkesin gönlünde yatan bir aslan elbette var. Sinan Temo’nun gönlündeki ise “İstanbul’u sanatta Miami modeliyle çekim merkezi haline getirmek.”

Üstelik iddialı da: “Bir bakışta zormuş gibi görünebilir ama Miami 20 yıl önce sadece deniz-kum-güneş ifade ederken şimdi genç sanatçılar için çekim merkezi bir kente dönüştü. İstanbul, tarihi başta olmak üzere sahip olduklarıyla Miami ile kıyaslanamaz. Columbia Üniversitesi’ndeyken Art Basel Miami’nin icracısıyla tanıştım. Kendisini dinleme fırsatım oldu. Gördüm ki bu tür işlerde çoklu işbirliği gerekiyor. Ben de Miami’nin sanatla başlayan cazibesini İstanbul’a uygulamak istiyorum. Örneğin orada bir Miami Design District var. Dizayn mimari fuarını İstanbul’da neden yapmayalım? Bunun gibi büyük projeler planlıyorum.”

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar