Bilinçli yapılıyorsa, niye; olacaklar görülemiyorsa, vah vah!

Alaattin AKTAŞ
Alaattin AKTAŞ EKO ANALİZ ala.aktas@gmail.com

✔ Son yedi ayda beş operasyonla doları 7.30'lardan 9.30'lara çıkardık. Kur artışına en büyük katkı(!) yaklaşık 60 kuruşla marttaki Merkez Bankası Başkanı değişikliği operasyonundan geldi.

Geldi bir PPK toplantısı daha... Kurul yarın toplanacak ve geçen ay yüzde 19’dan yüzde 18’e indirdiği politika faizinde ya yeni bir oran belirleyecek ya da yüzde 18’le devam diyecek. Yeni oran dediysek, tabii ki kimsenin yukarı yönlü bir değişiklik beklemediğini belirtelim. Ama bakarsınız olur mu olur; çünkü artık Türkiye’de hiçbir kararı yadırgamamak gerekiyor.

Faiz aşağı-kur yukarı

Hadi biraz abartarak söyleyelim; bir iktisat fakültesinin kapısından geçen biri bile ulusal paraya verdiğiniz faizi enfl asyonun altına düşürdüğünüz zaman, yani paranızın cazibesini azalttığınız zaman paradan kaçma eğiliminin güçlendiğini bilir. Bunu sokaktaki vatandaş bile biliyor ya, neyse... Bu durumda para ya tüketime gider ya da hep ayakta kalan başka paraya, yani dövize dönüştürülür.

Herkes topluca TL’den kaçar ve herkes topluca döviz talep ederse tabii ki o dövizin fiyatı da tırmanır gider.

Yıllardır yaşadığımız gerçek bu!

Faizi indirince ya da faizin indirileceği izlenimi yaratacak tasarrufl arda bulunulunca vatandaş hop TL’den dövize!

Geçenlerde de yazdık. Bir sokak röportajı. Eylül ayı PPK toplantısının olduğu gün elindeki naylon poşetlere doldurduğu dövizi satmak için saatin 2 olmasını bekleyen bir vatandaş... “Döviz yükselecek, çünkü Cumhurbaşkanımız faiz inecek dedi” diyor.

Herkes hangi adım atılınca ne olacağının farkında.

Dolayısıyla faizi indirince ya da bu doğrultuda adımlar atınca kurun yükseleceğini sağır sultan da duymuş ve biliyor, haliyle bu kararı alanlar da.

Öyleyse yanıt aramamız gereken soru şu:

“Bütün bu adımlar dövizin artması için mi atılıyor?”

İhracatla falan açıklanamaz bu. Hem kur artınca ihracat tırmanıp gitmiyor ki, bu ortada.

Öyleyse neden?

Kimilerinin ileri sürdüğü gibi elinde dövizi olanlara örtülü bir kaynak transferi mi? Biraz abartılı bir iddia.

Dolayısıyla biz kur artışına yol açacağı bilinen bu adımların niye atıldığını çözebilmiş değiliz. Bunu çözen varsa ve bize de yazarsa çok memnun oluruz.

 

Yedi ayda beş operasyon!

Bu yıl beş kez dövizi bir anda zıplatacak adım atıldı.

Mart ayında Merkez Bankası Başkanı değiştirildi, 7.30’un altındaki dolar kuru bir anda 7.90’a fırladı.

Kavcıoğlu göreve gelince faizin aşağı çekileceği sanıldı ama bu uzun süre yapılamadı. Mevcut koşullarda, mevcut enfl asyon verisiyle de yapılamayacağı görülünce söylem değişikliğine gidildi ve politika faizini belirlemede manşet enfl asyonun değil, çekirdek enfl asyonun esas alınacağı ifade edildi. Kurda yılın ikinci zıplaması bu yaklaşım değişikliğiyle yaşandı.

Artık faiz indirimi geliyordu ve 23 Eylül’de de geldi. Sonuç beklendiği gibiydi, dolar 8.60’lardan 8.80’lere çıktı.

Ekimde faiz indirimi olur mu olmaz mı diye adeta fal bakılırken Cumhurbaşkanı ile Merkez Bankası Başkanı arasında gerçekleşen bir görüşme ve Merkez Bankası’ndaki görev değişiklikleri yeni bir faiz indiriminin sinyali olarak okundu. 9’u aşmış olan kur, bu görüşmeden sonra biraz daha arttı.

Bu satırları yazdığımız sırada dolar kuru 9.31 düzeyinde bulunuyordu. Ama siz bu yazıyı okurken dolar kaç olur, onu bilemeyiz. Hele hele yarın faiz yeniden indirilirse kur nereye gider, onu hiç bilemeyiz.

İkinci olasılık söz konusu olabilir mi?

Ana yazının başlığındaki ikinci olasılıktan söz ediyoruz. Yani faiz indirildiğinde kurun artacağını öngörememekten...

Olabilir mi?

Pek sanmıyoruz tabii ki ama hani olur ya böyle bir durum yaşanıyorsa bilgi almak, akıl danışmak için sağlam kaynaklar var. Hani döviz tasarruf edip faiz indirildiğinde kurun artacağını öngörerek naylon poşet içindeki dolarıyla döviz büfesinin önünde bekleyen vatandaşlar var ya, onlardan bilgi alınabilir.

Pek sanmıyoruz dedik demeye ama bir yandan da Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu’nun dövizdeki artışın yalnızca faiz indirimiyle ilişkilendirilemeyeceğine dönük açıklaması kafamızı karıştırmıyor değil...

 

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Bir hafta izin... 22 Kasım 2021
Bakalım ne diyecekler! 18 Kasım 2021
Ulus ne yapar, ne yapmaz! 16 Kasım 2021